İyi Kitap

Çocuklar bile birdenbire büyüyebilir!

Çocuklar bile birdenbire büyüyebilir!

Ahmet ÖZ

Brigitte Labbé’nin çocuklara hayatı anlatan Çıtır Çıtır Felsefe adlı dizisine, tam da yerel seçimler öncesi yeni ve anlamlı bir başlık daha eklendi: Liderler ve Diğerleri… Kitap, en küçük insanlararası faaliyetin bile nasıl bir iktidar ilişkisi ürettiğini çok iyi betimliyor.

Antik ve feodal çağlarda insanlar zorla, devlet gücü ve şiddetle köleleştirilirdi. Ama modern toplumlarda her şey ulusal ve uluslararası hukuka uygun olarak yapılmak zorunda, çünkü hepimiz özgür yurttaşlarız, insanlığın uzun yürüyüşü sırasında zorlu mücadelelerle elde ettiği haklar bunlar. İfadesini en iyi Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nde bulan kazanımlar… Modern toplumlarda insanları zincire vuran şey, tam da bu insanlararası ilişkiler ya da iktidar ilişkileridir. Çünkü, iki kişinin olduğu yerde daima bir iktidar ilişkisi vardır.

Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlanan “Liderler ve Diğerleri” isimli kitap, en küçük insanlararası faaliyetin bile nasıl bir iktidar ilişkisi ürettiğini çok iyi betimliyor. Kumdan bir kale yapmak ya da bir voleybol turnuvasına katılmak için bile bir iktidar ilişkisine girmek zorundayız; biri lider ya da yöneten, diğerleri tebaa ya da yönetilen olmak zorunda. Yine kitapta anlatıldığı gibi zevkleri, istekleri, karakter, yetenek ve eğilimleri birbirinden farklı insanları böylesine basit bir iş için bile biraraya getirmek neredeyse imkânsızken, nasıl oluyor da insanlar devasa toplumsal, siyasal, ekonomik ilişkilerin içinde sabitlenebiliyorlar? (Yazık ki kitap bu soruyla ilgilenmiyor.)

Soydan soptan, kandan güçten ya da tanrılardan geldiği varsayılan ve geçmişte böylece insanlığa dayatılan liderliğin, gerçekte fiili bir zorunluluktan doğduğunu ve kurumsallaştığı her yerde zorbalığa yol açtığını ‘çocukça’ da olsa gayet iyi anlatıyor kitap. İşte bu nedenle arzu ve istekleri farklılaşanlar derhal liderliğe boşverip kendi işlerine dönüveriyorlar.

Ama bu sadece kitaplarda olan, gerçekte işler böyle yürümüyor. Kendi isteklerimize ya da yeteneklerimize uygun olmasa da bizim dışımızdaki güçlerce şekillendirilmiş dünyamızda yaşayabilmek için başkalarının çıkarlarına hizmet etmek ve bunun karşılığında bize verilen ücretle yetinmek zorundayız.

“Liderler ve Diğerleri” ele aldığı konunun niteliğini, nasıl ortaya çıktığını, iç dinamiklerini ve yol açtığı sonuçları açık seçik ve gayet iyi işliyor. Derinlemesine bir analizle karşı karşıya değiliz; konunun felsefi, siyasi, toplumsal boyutlarını karşılaştırmalı bir biçimde ele alan bir kitap değil bu. Ve böylesi bir kitap yazmak için dâhi olmaya hacet yok. Peki niçin çeviri? Bizim bu konuyu böylesine naif bir biçimde yazacak yazarımız ve resimlendirecek ressamımız yok mu? Üstelik bu yapıldığına göre bunu da aşan, meseleyi daha derli toplu ele alacak bir yapıt oluşturma imkânımız yok mu? İsimleri Türkçeleştirmek asıl sorunun üzerini örtmüyor. Yazarlarımızın, sanatın sadece yetenek, dil ya da üslupla ilgili bir şey olmadığını kavraması; yayıncılarımızın da hızla ucuz işten uzaklaşarak daha kaliteli ve yetkin eserler ortaya çıkarmak üzre harekete geçmesi gerekli, bu sözlerim aynı zamanda bir yayıncı olarak kendimedir de…

Sözün özü, liderlik fiili bir zorunluluktur. Ama kurumsallaştığı andan itibaren zorbalığa dönüşür. İşte bu nedenle seçimlere başvurur, kendi yöneticilerimizi seçer ve denetleriz yetkili organlar aracılığıyla; zorbalıkları yanlarına kâr kalmasın diye… Fakat hayatımızın neredeyse tamamını kaplayan çalışma yaşamında hiçbir seçim şansımız yoktur, orman kuralları geçerlidir orada. Ancak mesleki kuruluşlar ve sendikalar aracılığıyla örgütlenerek çıkarlarımızı koruyabiliriz. Başka alanlarda da seçim yapamayız, örneğin arkadaşlarımızın, öğretmenimizin, anne-babamızın kişiliklerini seçemeyiz. Buralarda daha iyiyi yaratabilmek için yapmamız gereken şey akılcı, uzlaşmacı, iknaya ve karşılıklı anlayışa dayalı bir yaklaşımla sorunları çözmeye çalışmaktır.

Dünya tarihine şöyle üstünkörü bir bakış bile evrimin, değişimin kaçınılmaz olduğunu ve en nihayetinde iyiye doğru bir akışın süregelmekte olduğunu görmemizi sağlar. İşte bu nedenle, insanı öldürebilir, yok edebilir, parçalayabilir ama asla mağlup edemezsiniz, diyor Ernest Hemingway…

Liderler ve Diğerleri
Brigitte Labbé, Michel Puech
Resimleyen: Jacques Azam
Çeviren: Azade Aslan
Günışığı Kitaplığı
39 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz