İyi Kitap

Sabahattin Ali niçin değerli?

Semih GÜMÜŞ

Eleştirmen-yazar Semih Gümüş, gençlerle yetişkinlerin ortak okumasına açık yazar ve kitaplarla her ay İyi Kitap’ta olacak. Ortak Okumalar’daki ilk konuğu ise Cumhuriyet dönemi edebiyatının başlıca kurucularından Sabahattin Ali…

Zamanla değeri azalmayıp artan her yazarı farklı bir gözle yeniden okumak da gerekir. İlkgençlik yıllarımızda okuyup tam anlayamadığımız kitapların gizleri ilerleyen yaşlarda teker teker çözülür. Demek ki farklı dönemlerde her yazarı başka bir biçimde okuma deneyimini de yaşarız.

Sabahattin Ali belki bu bakımdan şanslı yazarlar arasında sayılır. Verimliliğinin doruklarındayken de edebiyatımızın en önde gelen yazarlarındandı, adamakıllı bir etkinlik alanı kurduktan sonra, öyküleri ve romanları sonra gelen kuşakları da kendi izinde taşıdı. Çünkü başkalarına benzemez bir öykücüydü. Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile güçlenen memleket öykücülüğüne düşünsel bir derinlik kazandırırken, öykü anlayışına getirdiği yeni açılımlarla da gelecek kuşakların önünü açtı.

Sabahattin Ali, Doğan Kardeş Kitaplığı’nın “Seçme Öyküler” dizisinde yayımlanan “Kamyon” adlı seçilmiş öyküler toplamındaki ilk öyküleri arasında da bulunan “Değirmen”den, son öykülerinden biri olan “Çaydanlık”a varıncaya dek, kendi öykü anlayışını sürekli geliştirdi. Bu kesintisiz etkinliği onun öncelikle bir öykücü olarak anılmasına yol açtı. Bunda, öykücülüğümüzdeki etkisinin, sözgelimi romanlarının yarattığı etkiyle karşılaştırılamayacak düzeyde bulunuşunun da payı var.

Hemen her zaman onun kasaba gerçekliğine ilişkin gözlemlerinin yetkinliğinden söz edilir. Aslında dışarıdaki hayatın gözlemciliğinden çok, onun içindeki insanların düşünce ve duygu dünyasına sokulabilme yetkinliği daha önemli. Sabahattin Ali, insancıl bakış açısı içinde, hayatı kişilerin dünyasına bağlayarak anlatmayı seçti. Çok sahici kişilikler yarattı. Roman kişilerinin belleklerde yer edenleri çoktur, ama öykü kişileri için aynısı söylenemez. Oysa Sabahattin Ali’nin
“Hanende Melek”, “Gramofon Avrat” gibi bir dizi öyküsündeki kişiliklerin unutulmaz oluşu da büyük bir yazarı anlatır. Asıl eksene kişilerini yerleştiren bu öykü anlayışı ile de memleket öykücülerinden ayrılır. Belki Ömer Seyfettin’in sıradan insanları anlattığı öykülerinden söz edilebilir bu düzeyde, ama Refik Halit ya da Yakup Kadri için yaşanan hayatın gerçekliği kişilerden daha önemli olmuştur.

Bu arada yaklaşık yarım yüzyıl önce yazdığı öykülerinde kullandığı dilin yalınlığından, güzelliğinden de söz edilmeli. Bir yazarın zaman içinde kalıcı olmasını sağlayan başlıca etkenlerden biri diliyse, Sabahattin Ali’nin, Türkçenin gururu sayılan yapıtlar verdiği kuşkusuzdur. Kullandığı Türkçe döneminin genel anlayışının çok ilerisindeydi.

Bugün edebiyatımızın kanonuna da karşılık gelen ana akımından, onun bütün Cumhuriyet edebiyatını belirleyen egemen anlayışından söz ediyorsak, bunun oluşmasına katkı yapan yazarlar arasında, Sabahattin Ali ilk akla gelenlerdendir. Sonunda, egemen oluşu ya da bütün edebiyatımızın anlayışını belirleme yetkesi ne olursa olsun, Cumhuriyet dönemi edebiyatının başlıca kurucularındandır Sabahattin Ali.

Bizde belirgin bir gençlik edebiyatı damarından söz edilemez. Gençlerin sorunları daha çok içinde bulundukları ilişkiler ağına ve yaşadıkları hayatın gerçekliğine bağlanarak anlatılmıştır. Oysa bu tutum gençleri, onların özel sorunlarını, düşünme biçimlerini anlatmak için yeterli değildir. Belki gençlere edebiyatımızın ustalarını götürmenin yolları daha sık denenebilir. Doğan Kardeş Kitaplığı’nın “Seçme Öyküler” dizisi bu işlevi yerine getirmenin yollarından biri. Sabahattin Ali’nin “Kamyon” kitabıysa, ilkgençlik yıllarından başlayarak has edebiyatı ve çağdaş edebiyatımızın ustalarını tanımak için en doğru seçimlerden.

Kamyon / Seçme Öyküler
Sabahattin Ali
Yapı Kredi Yayınları
130 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz