İyi Kitap

Gözüme mi inanayım, Cimcime’ye mi?

Gözüme mi inanayım, Cimcime’ye mi?

Gökçe Mine Olgun

İşte minikler için sıradışı yeni bir seri! Anne babasının bütün yasaklarını delen, hiçbir şeyden memnun olmayan ve canına tak dediği anda evden kaçmaktan sakınmayan Cimcime özgürlük uğruna verdiği onurlu mücadelesini sürdürüyor. Çünkü büyük bir yanlış anlama söz konusu!

Cimcime’nin annesi babası ve cici kedisi Minyatür’le birlikte yaşadığı bahçesinde hanımeli açan evinde, yediği önünde yemediği arkasında küçücük bir hayatı var. Ama gelin görün ki, bu hayat ona yetmiyor. Akıllı uslu bir çocuk olmaktan hiç hoşlanmayan Cimcime, anne babasının şaşkın bakışları eşliğinde kendi borusunu
öttürmeyi tercih ediyor. Çocukları için her türlü fedakârlığı yapan, hep onun iyiliğini isteyen, onu en iyi okullara gönderen, sevgi dolu, örnek anne babası ise cehennem kelimesinin anlamını bu kez idrak ediyorlar. İyi bir çocuk olması için ne yapacaklarını bilemedikleri sevgili kızları ve -ne tuhaftır ki- adı Minyatür olan azman kedisi onları çok zorluyor. Cimcime fırtınası özgürlüğün sularında eserken, kâh evin altını üstüne getiriyor, kâh okulu savaş alanına çevirip müdireyi yaralıyor, kâh evden kaçıyor. Daima sevecen ve müşfik bir aile için zor bir sınav! Eh, başa gelen çekilir! Cimcime’nin hayatı bir resimli küçük roman! Sayfalarını çevirirken siz de şahit olacaksınız. En çok da bu fırtınaya yakalanmış anne babasının çaresiz bakışlarına dikkat edersiniz, eminim! İşte, büyükler böyledir, sadece
gözleriyle gördüklerine inanırlar. Oysa gerçek öyle mi ki?

AZICIK BEDAVA SEYAHAT
Evet, büyük bir yanlış anlama söz konusu! Meğer, işin aslı çok başkaymış. Miniğin derdi çok büyükmüş. Sadece gözünüze inanmayın. Cimcime’nin de diyecekleri var. Hazırsanız başlayalım! Cehenneme dönen bir hayat varsa bu kesinlikle Cimcime’ninki. Çünkü anne babası ona sürekli haksızlık edip kötü davranıyorlar. Cimcime ne yapsa onlara yaranamıyor.

Aldıkları hediyeler çok zevksiz örneğin. Oysa Cimcime’nin istediği atla deve değil. Mesela, bahçe hortumuyla yoldan geçen bir kadını ıslatabilmeyi başardığında bir aferini çok görüyorlar ona. Hal böyleyken, Cimcime de isyan bayrağını açıveriyor. Evden kaçma meselesine gelince; bir kere, Cimcime evden filan kaçmadı.
Denizci olan amcasını ziyarete gitti. Amacı azıcık bedava seyahat etmekti. Ne kadar küçük bir ayrıntı! Bir önceki sefer de hapis hayatı canlarına tak edip Minyatür’le sokağa çıktıklarında, anne babası peşlerine polis kılığında haydutlar takmıştı. Onu ve en sevdiği varlık olan kedisini ev dedikleri o çöp tenekesinde tutsak etmek için! Gelelim okul denilen hapishaneye, buradaki insanlar çok acımasızlar. Dolayısıyla küçük bir cezayı hak ediyorlardı. Anne babası, onu daha da mutsuz etmek için yatılı okula gönderdiler. Ama o, bu işin üstesinden gelmenin yolunu bulacak kadar akıllı! Çünkü kimse onu minik kedisi Minyatür’den ayıramaz.

BENİ BÖYLE SEV SEVECEKSEN!
Kısacası, Cimcime diyor ki, böyle havuzlu bahçeli ev resimlerine, sevecen anne baba masallarına sadece büyükler kanarmış. Bu yüzden hikâyesini çocuklara ve çocuk kalanlara anlatıyor. Bu nedenle baştan anlaşalım… En büyük tutkunuz özgürlükse ve siz de ‘kuralsız bir dünya’ özlüyorsanız Cimcime’yi çok seveceksiniz. O, özgürlüğü uğruna savaşan bir minik kahraman ve sevgi kazanmak için tatlı, kibar, sakin, ağırbaşlı bir kız olmaya hiç mi hiç niyeti yok!

Cimcime ve Minyatür
Pierre Le Gall
Resimleyen: Eric Héliot
Çev: Fırat Yenici
Epsilon Yayınları
24 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz