İyi Kitap

Bir şeyler olacak ama ne?

Bir şeyler olacak ama ne?

G. Mine OLGUN

Şair kimliğinin yanı sıra çocuk ve gençlik edebiyatı için verdiği eserlerle de tanıdığımız Mehmet Atilla’nın yarattığı Tansel Tozan Serüvenleri’nin ilk kitabı Uçan Dalgalar raflarda yerini aldı. Yazar bu seriyle genç okuru, zeki, meraklı ve cesur Tansel Tozan’la tanıştırarak sıradışı bir maceraya dahil ediyor.

İşte genç okuyucuların birlikte maceradan maceraya atılacağı yeni bir dost! Üstelik, gençlere anlatacak çok şeyi var. Çünkü sıradan bir zamane çocuğu olan Tansel Tozan’ın hayatında tuhaf mı tuhaf şeyler oluyor. Bir akşam, evinin kapısı çalınıyor ve Tansel’le ailesi bambaşka bir varlıkla tanışıyorlar. Kim mi bu adam? Orası biraz karışık…

Görüp konuştukları, ama kesinlikle dokunamadıkları, şimşek hızıyla hareket eden, bir anda ortadan kaybolabilen, üstelik Tansel’in babasına çok benzeyen biri bu. Neden sonra anlıyoruz ki yalnızca beyin dalgalarıyla var edilebilen bu adam, Tansel’in sadece bir görüntüden ibaret olan amcası…

Tansel bu heyecanlı karşılaşmanın şokunu atlatamadan, kentte bazı çocukların kaçırıldığını öğreniyor. Üstelik çocuklardan biri Tansel’in en yakın arkadaşının kardeşi. Tansel ve ‘hızlı amcası’ -elbette doğaüstü güçlerini kullanarak- bu olayı çözmek üzere kolları sıvıyorlar…

Tansel Tozan, bu maceradan alnının akıyla çıkmayı başarabilecek mi? Amcasının gizli güçleri işe yarayacak mı? Bu çocuklar neden kaçırılıyor? Gençlerin, bütün bu soruların yanıtlarını Tansel’le birlikte bulmaktan keyif alacaklarına şüphe yok.

Mehmet Atilla, Tansel Tozan Serüvenleri’yle, edebiyat ve sinemada sıkça karşılaştığımız bilimkurgu türünü genç okurlarla buluşturuyor. Onları, bilim, teknoloji ve hayatımıza kattıkları üzerine birlikte akıl yürütmeye davet ediyor. Bunun için de edebiyatın o büyülü anahtarını kullanıyor. Üstelik gündeliğin sınırlarını hiç terk etmeden. Yazarla, yazma serüveni, Uçan Dalgalar ve Tansel Tozan’ın geleceği üzerine konuştuk.

Çocuk ve gençlik edebiyatında ürünler veren biri olarak, yazı yolculuğunuzdan bahseder misiniz biraz… Çocuklar için yazmaya nasıl karar verdiniz?

Üniversitenin son sınıfını okuduğum 1979 yılı, UNESCO tarafından Dünya Çocuk Yılı ilan edilmişti. Cumhuriyet gazetesi de o yılki Yunus Nadi Ödülü’nü çocuk romanı dalında vereceğini duyurmuştu. Hemen bir defter aldım ve geceli gündüzlü çalışarak bir çocuk romanı yazdım. Yarışmada derece alamadım ama çok önemli bir şey öğrendim: Yalnızca kurgu oluşturmak değildir edebiyat, yaratıcılığın ve özgünlüğün tadı başka. Son yıllarda şiirin yanı sıra çocuk edebiyatı, öykü ve roman üstüne çalışıyorum. Şimdi sorunuzun özüne dönelim; henüz yirmi yaşındayken neden bir çocuk romanı yazdığımı, hangi gücün beni yönlendirdiğini inanın bilmiyorum. Bir köpürme, bir taşma belki…

Hikâyelerinizi kurgularken ya da kahramanlarınızı yaratırken uyguladığınız özel bir formülünüz var mı?

Bir romanı ya da öyküyü kurgularken tek bir yörüngede dolaşıp durmayı sevmiyorum. Gördüklerim, okuduklarım, aklıma nerden geldiğini bilmediklerim, hatta rüyalarıma girenler bile ilk kıvılcımı oluşturabilir. Sonrası o kıvılcımın üstüne yürümektir. Özenli bir dil, sağlam bir kurgu, akıcı bir anlatım ve elbette evrenin kendine özgü şaşırtmacaları… Bunları cebimde gezdirmeyi seviyorum. Yürüdükçe işin içine algılar, akıl yürütmeler, belleğin yardımları ve imgeler giriyor ve kendiliğinden ortaya çıkan ‘formül’ kitabın kimyasını ele veriyor. Yoksa işleyen formüllerden yana değilim.

Tansel Tozan Serüvenleri’nin ilk kitabı Uçan Dalgalar… Kitapta hem karakterlerle tanışıyoruz hem de onlarla birlikte bir gizemi çözmeye çalışıyoruz. Bu kitap sizin için ne ifade ediyor?

Bu kitap benim için yeni bir yolculuğun başlangıcı. Çocukları bilimkurgu ile gündelik yaşamın içinde buluşturmak istiyorum. Bilimkurgunun görece soğukluğundan ve içinde yaşadığımız gerçekliğin aşınmışlığından olabildiğince uzaklaşmış yeni bir düzlem yaratmaya çalışıyorum. Bence Uçan Dalgalar’da farklı olan şey, bilimsel bir görüntüyle gerçek bireylerin işbirliğidir. İlk bakışta olmaz gibi algılanan bir durum; ama sayfalar ilerledikçe inanılırlık katsayısının arttığını sanıyorum.

Uçan Dalgalar aslında, mekanikleşen günümüz dünyasına direnen aile, dostluk, dayanışma gibi kavramları hatırlatıyor…

Kitabımda bu kavramlara yer vermeye özen gösterdim. Gerçi, başlangıçta dozunu ayarlayamıyorsunuz. Siz yazdıkça onlar gelip yerlerine oturuyorlar.

Uluslararası bir örgütün, kendi kötü planlarını gerçekleştirmek için insanların beyin dalgalarına mesajlar gönderdikleri ortaya çıkıyor kitapta. Günümüzde kitle iletişim araçlarının da son hızla gelişmesiyle, hepimiz bir şeylerin etkisi altında kalmıyor muyuz?

Aslında ben olayların belli merkezler tarafından tıkır tıkır işletildiğine inanmam. Hele sosyal bilimlerde hiçbir şey planlandığı gibi gitmez. Teknolojik aygıtların gelişmesi suçları karmaşık hale getiriyor olabilir, ama aynı zamanda suçluların yakalanmasına da kolaylık sağladığı için, o eski dengeyi korumamıza yardımcı
oluyor. Beyin dalgaları bilimsel bir gerçek. Biri gelir, bu dalgalarla harika işler yapar; öteki gelir, her şeyi bozar gider. Biz de oturur, bunların romanını yazarız işte.

Kitaptaki diğer kahramanlar da –anne, baba, Işın– en az Tansel kadar güçlü karakterler olarak karşımıza çıkıyorlar. Kitap sadece başkahramanın çevresinde dönmüyor…

Ana karakterler dışındaki bireylerin de akılda kalıcı olmasını önemserim. Çünkü yardımlaşma, dayanışma, paylaşım olmadığı sürece amaca ulaşmak neredeyse hayaldir. Öte yandan oldukça zor ve tehlikeli süreçleri aşmada yalnızca çocuk kahramanların bulunması, metnin inandırıcılığını önemli oranda azaltır. Bu yüzden bu dizide, en az çocuk kahramanlar kadar yetişkin kahramanlar da kendilerine yer bulacak.

Tansel Tozan’ın serüvenlerinin devamı hakkında ipucu isteyeceğim sizden…

Dizinin ikinci kitabı hazır, yakında yayımlanacak. Üçüncüsü üzerinde çalışıyorum. Kuşkusuz ana karakterler değişmeyecek, yalnızca yeni serüvenler ve bu serüvenlere uygun yardımcı karakterler çıkacak ortaya. İkinci kitabın adı Tuhaf Yaratıklar Çiftliği. Canlılararası gen aktarımının kötüye kullanılması sorunu işleniyor bu kitapta. Üçüncü kitapta ise hayvanların, özellikle de köpeklerin duygu dünyasına girmeye çalışacağım.

Uçan Dalgalar
Mehmet Atilla
Resimleyen: Sedat Girgin
Tudem Yayınları / 136 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz