İyi Kitap

Aman canı sıkılan çocuk kalmasın sakın!

Aman canı sıkılan çocuk kalmasın sakın!

Şebnem AKALIN

Yaz tatilini Ege’deki bir sahil kasabasında yaşayan büyükanne ve büyükbabasının yanında geçirmek zorunda olan Özgür, hayatından hiç memnun değil. Ama bu ‘sıkıcı’ yerde onu bekleyen sürprizler var. Arkadaşlık ve mücadele üzerine heyecanlı bir macera!

Anadolu’nun eski uygarlıklarını ve onlardan günümüze ulaşabilen anıtları tanıtan, tarihsel ve kültürel değerlerin korunması bilincini aşılamaya çalışan hikâyelerin özellikle çocuk edebiyatında sıkça ele alınıyor olması kuşkusuz çok sevindirici. Aynı hassasiyete doğal hayatın ve yaşadığımız çevrenin korunmasını
işleyen kitaplarda da rastlamaktayız. Sahip çıkılmadığında tahrip edilen, hızla bozulup yok olan doğal ve kültürel değerlerimizin gelecek kuşaklar tarafından tanınması ve koruma bilincinin oluşması açısından bu konulardaki yayınlar daha da çoğalmalı.

Dursun Ege Göçmen’in kaleme aldığı Canı Sıkılan Çocuk Ege’de bu kitaplardan biri. Hızlı yapılaşma sonucu doğal güzellikleri bozulan, toprak altındaki antik kalıntıları tahrip edilen sahil kentlerimizdeki sorunlardan biri de kıyıların kullanımı. Yıllardır denize girdiğiniz kumsalın bir gün, kodamanların oturduğu tatil sitesinin güvenliği gerekçe gösterilerek tel örgülerle kapatıldığını görürseniz ne yaparsınız? İlçe belediyesi bu engelleri kaldırtmak için mahkemeye başvurmuş ama süreç uzayacağı için eli kolu bağlı bekliyor. Oysa ki yasalarda bu konuda herhangi bir boşluk yok. Sahillerimiz tümü ile halkın kullanımına açık olmalı. Ama
hemen her yerde bu tür uygulamalara rastlamak günlük yaşantımızın bir parçası. Çoğu kez biz yetişkinler bu duruma sessiz kaldığımız için vurdumduymazların
sayısı artıyor.

ZAMANE ÇOCUKLARI
Kitaptaki kahramanlarımız ise dijital fotoğraf makinesi ve video kamera ile durumu tespit edip, ulusal televizyon kanallarının ana haber bültenlerinde ve gazetelerin baş sayfalarında yayınlatınca, başbakan konuya el atıyor ve bir genelge ile o tel örgüler bir günde sökülüyor. İşte haklarını aramak zorunda kaldıklarında, ülke gerçeklerine göre plan yapan zamane çocukları. Yazarın satır arasında yaptığı bir göndermeden, kahramanlarımızın bu taktiği Canı Sıkılan Çocuk adlı kitabından öğrendikleri bilgisine de ulaşıyoruz. Bu, Dursun Ege Göçmen’in 2007 yılında Gülten Dayıoğlu Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Vakfı Çocuk Romanı Ödülü’nü kazandığı kitabı.

Bu kitaplardaki kahramanlar dürüst, cesur, şakacı ve arkadaş canlısı çocuklar. Maceralarını onların anlatımı ile öğreniyoruz. Bir bakıma yaşadıkları olayları, düşüncelerini, sıkıldıkları konuları ebeveynlerine anlatıyor gibiler. Çocuklara yönelik bir romanı onların ağzından yazmak bazı sakıncaları da beraberinde getirebiliyor. Yazar belki kendini çocukların yerine koymaya çalışıyor, ama büyümüş de küçülmüş gibi konuşan ve sürekli öğüt veren karakterler bazen sıkıcı olabiliyor. Hatta arkadaşları bile bazen bu çokbilmiş karakterden sıkılıyor.

Kitapta göze çarpan bir diğer husus da birçok konuda bilgi verme ihtiyacı duyulması. Çocuklar sebze de yemeli denilip, Ege’nin ot yemekleri sıralanıyor. Güney Afrika’ya safariye mi gidilecek, kıtada kaç tür kara memelisi yaşıyor hemen bazıları sayılıyor. Eğlendirirken bile bir şeyler öğretme ihtiyacı bazen gözden kaçan hatalara da neden olabiliyor. Tarantula örümceğinin anavatanının yanlışlıkla Afrika olması, Tanrıça Artemis’in tanrı olarak gösterilmesi gibi.

Kitabın adından yola çıkarak, ebeveynler çocukların canlarının nelere sıkıldığı hakkında da ipuçları bulabilirler. Çalışan anne babaların çocuklarının en büyük sorunu yaz tatilinde ne yapacakları. Tatil planlarını kendi yapamayan, gittikleri seyahatte televizyonda izledikleri belgesellerdeki ortamı bulamayan (kahramanlardan biri Güney Afrika’ya safariye gitti), büyük kent ortamında istemediği sporları yapmak zorunda kaldığı yaz okullarına ya da büyükanne ve babasının yazlığına giden çocuklar bu duruma çok bozuluyor. Ama sonuçta isteksizce gidilen bir yerde bile yeni arkadaşlıkların kurulabileceği mesajı verilmekte.

Sanırım canı sıkılan çocukların yeni maceralarını okumaya devam edeceğiz.

Dursun Ege Göçmen
Canı Sıkılan Çocuk Ege’de
Altın Kitaplar / 96 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz