İyi Kitap

Beni bu havalar mahvetti!

Şiirsel TAŞ

Ampirik gözlemlerden modern teknolojiye, iklimbilim büyük aşamalar kaydetti. Son dönemin baş gündem maddelerinden birinin iklim değişikliği olmasıyla çocukların iklimle ilgili soruları da arttı. Şiirsel Taş da bu ay, bu minvaldeki bazı başvuru kitaplarına bir göz attı.

Her türlü musibetin sorumlusu havalar. Gerginliğimizin, zonklayan başımızın, azan romatizma ağrılarımızın, baş gösteren grip salgınının… Kısacası, belki evkaftaki memuriyetimizden ayrılmadık ama hepimizi öyle ya da böyle, bu havalar mahvetti. Üstelik bu kadarla da kurtaramadık paçamızı. Bu havalar var ya bu havalar! İstanbul gibi bir metropolde dere yataklarını taşırdı, azgın sele yenik düşürdü insanları, can kaybına yol açtı. Sele kapılıp gidenler gibi, ayazda donan evsizlerin sonunu getiren de havalar değil mi zaten? Bunaltıcı yaz sıcağında, tavana vurmuş bağıl nemin ezici ağırlığı altında inim inim inlememizin, klimatize ortamların sığınılacak mekân statüsüne kavuşmasının nedeni de havalar. Hatta bu yazı da az sonra çorba kıvamına gelip karışmaya başlarsa, bilin ki nedeni,
birbirine girmiş olan mevsimler, yani elbette ki yine havalardır!

SORUMLU GÖZLER NEREDE!
Meteoroloji-iklim bilgisi konusunu ele alan iki kitaptan bahsedeceğiz. Gönül isterdi ki, yaşanan sel felaketinin ardından ‘ihmalkârlığa, vurdumduymazlığa çözüm arayışları’ ya da ‘çarpık yapılaşmanın önlenmesi’ konulu başvuru kitaplarını tanıtalım. Ne var ki, çocuklara ve gençlere yönelik bu tür başvuru kitaplarının henüz yazılmamış olduğunu fark ettik. Bu konularda daha önceleri yazılıp çizilenlerin, ‘sorumlu gözler’ tarafından nasıl da gözardı edildiğine ise kısa süre önce hep beraber tanık olduk.

İster sel, ister deprem, isterse tsunami olsun, her afette şahit olduğumuz olay ‘doğal bir enerji deşarjı’dır aslında ve bu noktaya kadar pek de engellenebilir tarafı yoktur. Buna karşılık, afetin üzerimizde hissettiğimiz etkisi, önleyici/ koruyucu yaklaşımlarla engellenebilir ya da hafifletilebilir niteliktedir. İşte her seferinde çuvalladığımız nokta tam da burasıdır. Kızılay’ın 4. sınıf ve üzerindeki öğrenciler için hazırlamış olduğu Kızılay ile Güvenli Yaşamı Öğreniyorum* adlı yayındaki ‘tehlike’ ve ‘risk’ tanımlarına göz atalım: “Tehlike, önceden önlem alınmadığı takdirde can ve mal kayıplarına neden olabilecek, gündelik yaşamımızı sürdürmemizi engelleyebilecek, doğa veya insan kaynaklı afetleri tetikleyici olaylara denir.” “Risk, afetlerin yaratabileceği olası kötü sonuçlardır (…) Risk azaltılabilir.”

Yazılıp çizilenlere daha fazla itibar edildiği bir dönemde Aristo, hava durumuyla ilgili bütün bilinenleri özetlediği Meteorologica adlı kitabı yazmış. Ancak yüzyıllar içinde, salt gözleme dayalı olan bu tahminler yerini giderek termometre, higrometre, anemometre gibi ölçüm aletleriyle elde edilen sayısal verileri esas alan hava durumu tahminlerine bırakmış. Yirminci yüzyılın ortalarına yaklaşıldığındaysa radyo sondalarının, meteoroloji uydularının, radarların, radyometrelerin devreye girmesiyle çok daha hassas ve isabetli tahminler çağı başlamış.

Hava Durumu ve İklim Değişikliği, ampirik gözlemlerden modern teknolojinin kullanıldığı hava durumu tahminlerine uzanan bu süreci kolay kavranabilir bir anlatımla açıklamayı başaran bir kaynak kitap. Sel konusu bu aralar gocunduğumuz yara olduğundan ilgili bölümler ister istemez hemen dikkatimizi çekiyor: “Kimi uzmanlar, birçok bölgede küresel ısınmanın gelecekte daha yağışlı bir havaya ve şiddetli yağmurlara neden olacağını öngörüyor.”

İklim kuşakları, yerel iklimler derken, kendi iklimimizi buluveriyoruz kitapta: “Bir kentin yerel iklimi, çevresindeki bölgelere göre daha sıcaktır. Bunun nedeni, kentlerin genellikle Güneş’ten gün boyu gelen ısıyı yavaşça soğuran betondan yapılmış olmasıdır.”

İKLİMBİLİME ILIMLI BİR GİRİŞ
Hava tahmini ile ilgili bölümde, özel ekipmanlarla aletsel verilerin toplanmasına ilişkin teknik ayrıntılara yer verilmiş. Bu bölümde sinoptik kartlar ve bilgisayar modelleri kullanılarak hazırlanan hava durumu haritaları, günlük hava tahminlerinin yanı sıra iklim ve çevre koşullarının izlenmesi amacıyla kullanılan iklim uyduları hakkında kapsamlı bilgi edinmek mümkün.

Kitaptaki ilgi çekici bölümlerden biri “Geçmiş İklimlerin İpuçları” başlığını taşıyor. Paleoklimatoloji ile ilgili temel bilgilerin verildiği bu sayfalarda arazi özellikleri, kayaların yapısı, fosiller, ağaç gövdeleri, binlerce yıl bozulmadan kalan polen taneleri ve buz tabakaları arasına sıkışıp kalan hava kabarcıklarından yola çıkarak, geçmişteki iklim koşullarını belirlemeye yönelik araştırmalardan bahsediliyor. Ayrıca yaşadığımız iklim değişikliğinin insan eliyle nasıl ve hangi yönde hızlandığı konusu da irdeleniyor. Böylece hava durumu tahmini konusu, geçmiş iklimlere ilişkin kestirimler ve geleceğin ikliminin öngörülmesi konularına
bağlanıyor.

“Şu an için, Dünya’nın enerjisinin yalnızca %4.5’u, yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor” saptamasından hareketle alternatif enerji kaynaklarının anlatıldığı, ayrıca günlük yaşamda bireysel çabalarla sağlanabilecek katkılara değinen “Yapabileceklerimiz” başlıklı bölüm ise, yazının başında vurguladığımız gibi, daha büyük felaketlerin yaşanmaması için benimsenmesi gereken önleyici yaklaşım konusunda ipuçları veriyor.

Popüler Bilim Kitapları serisindeki diğer kitaplar için de geçerli olduğu gibi, ilgili sayfalardaki yönergeleri izleyerek, internet üzerinden daha ayrıntılı bilgiye ya da indirilebilir görsel malzemeye ulaşmak mümkün. Bu bağlamda, kitabın başında yer alan “İnternet Güvenliği” bölümünün kitaptan yararlanan çocuklar, “Veliler
İçin Uyarılar” bölümünün ise ana babalar tarafından okunması önemli.

“Kar ne kadar soğuktur?”, “Rüzgâr neden eser?”, “Bulutlar nasıl oluşur?”, “Yağmur ormanlarında ne sıklıkla yağmur yağar?”, “Çöller ne kadar sıcaktır?” gibi sorulara maruz kalan ana babaların imdadına koşacak kitap ise Merak Ediyorum serisinden Rüzgar Neden Eser? ve Gezegenimiz Hakkındaki Diğer Sorular adlı kitap olabilir. Kitap, sadece hava durumu ve iklim konuları üzerinde odaklanmamakla birlikte, hitap ettiği yaş grubuna uygun tarzda soru-yanıt şeklinde hazırlanmış metniyle iklimbilime ılımlı bir giriş yapıyor.

Okul öncesi dönemde bu gibi sorularla konuya giriş yapmakta fayda var. Böylece okula başladıklarında öğrendikleri, ‘suyu tasarruflu kullan’ mesajını vermeye çalışan şarkının sözleri (“Dam dam dam dam damlaya damlaya göl olur, damlacıklar bir gün bakarsın sel olur”) taşkın görüntüleriyle şaşkına dönen çocuklarımızın kafasını karıştırmaz.

*http://www.kizilay.org.tr/ dosyalar/1252668846_KZLY_gyo_ogrenci_ kitabi.pdf

Merak Ediyorum / Rüzgar Neden Eser?
Anita Ganeri
Çeviren: Bora Denker
Tudem Yayınları / 32 sayfa

Hava Durumu ve İklim Değişiklikleri
Laura Howell
Çeviren: Cumhur Öztürk
İletişim Yayınları / 96 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz