İyi Kitap

Dokunaklı ve düşündürücü bir kara ütopya

Dokunaklı ve düşündürücü bir kara ütopya

Şiirsel TAŞ

Yazar Gemma Malley, sonsuza dek yaşam ütopyasını distopik bir gerçeklik haline dönüştürdüğü Bildirge’den sonra, devam kitabı Direniş’te düzen karşıtı yeraltı örgütlenmesine ve örgütün eylemlerine odaklanarak etkileyici bir üslupla oynatıyor kalemini.

“Ebedi gençlik araştırmasına Nobel Ödülü: ABD’li üç bilim insanı ‘ebedi gençlik’ umutlarını artıran gen çalışmalarıyla ödüle layık görüldü.”* Bu yıl Nobel Tıp Ödülü’nü paylaşan üç bilim insanının (Jack Szostak, Elizabeth H. Blackburn ve Carol Greider) ortak araştırma konusuyla ilgili haberden bir alıntıydı az önce okuduğunuz satırlar. Az sonra okuyacaklarınız ise, Gemma Malley’in Bildirge ve onun devam kitabı olan Direniş adlı iki romanıyla ilgili. Aradaki benzerlikler dikkat çekici!

Bildirge ve Direniş, insanın zihnini ezelden beri kurcalamış olan ‘sonsuza dek yaşama ütopyası’nın somut bir gerçeklik haline dönüştüğü bir gelecekte geçer. İngiltere’de yapılan kök hücre çalışmaları sonucunda 21. yüzyılın ikinci yarısında geliştirilen ‘Uzun Ömürlülük’ ilaçları nüfus patlamasına yol açar. Bunun üzerine, ‘Uzun Ömürlülük’ ilacı kullanmanın karşılığında, çiftlerin sadece bir bebek sahibi olabileceği koşulunu getiren Bildirge yürürlüğe girer. Ancak 2080 yılına gelindiğinde, Bildirge’nin koşulları, sonsuz yaşamdan vazgeçilmediği sürece, çocuk sahibi olmayı yasaklayacak şekilde değiştirilir. Bildirge’ye göre, sadece “bir vazgeçiş karşılığında bir çocuk”, yani “bir hayat karşılığında bir hayat” kabul edilebilir.

Sonuçta karşımıza çıkan dünya, ‘Yasallar’ın (Bildirge’yi kabul edenler), ‘Vazgeçenler’in (Bildirge’yi kabul etmeyenler), ‘Suçlular’ın (Bildirge’yi kabul etmelerine rağmen çocuk sahibi olanlar) ve ‘Artıklar’ın (Suçlular’ın çocukları) yaşadığı bir dünyadır. Üretim fazlası olarak görülen Artıklar, Yasallar’ın personel gereksinimini karşılamak için eğitilip kıymetli mal haline gelmek üzere Artık Depoları’nda yetiştirilirler.

DERİN BAĞLANTILAR
İkinci kitap olan Direniş’te, Malley, düzen karşıtı yeraltı örgütlenmesi ve örgütün eylemleri üzerinde odaklanıyor. Hükümetin Makyavelist yaklaşımını, etik konusunda herhangi bir kaygı taşımaksızın, her durumu nalıncı keseri gibi kendine yontma ve her koşulu kendi lehine çevirme becerisini, ilaç sektörüyle arasındaki ‘derin’ bağlantıyı ve bilimin bu çıkar ilişkisine alet edilişini ustaca bir kurguyla anlatıyor. Güvenlik görevlisinin ağzından çıkan, “Anti-terör yasası Pincent İlaç’ın güvenlik görevlilerine, Yeraltı için çalışanlardan bilgi koparmak için ne gerekiyorsa yapma yetkisini veriyor,” sözleri bu bağlantıyı doğruluyor.
Pincent İlaç’ın sahibi olan Richard Pincent ise, amaca ulaşmak için kullanılan her yol mubahtır görüşünün nasıl meşru kılındığını bakın nasıl açıklıyor:

“…Hükümet’in amaçlar kadar onlara ulaşma yollarını da onaylaması gerekiyor.” Distopik bilimkurgu olarak tanımlayabileceğimiz bu iki kitabın, konunun etik ve sosyolojik boyutunu sorgulayan bir zihnin ürünü olduğu çok açık.

Yazının başındaki Nobel Tıp Ödülü haberinden ve Direniş’ten kısacık birer alıntıyla, yine bazı paralelliklere dikkati çekerek noktayı koyalım:

“Ödülü kazananlar arasında bulunan Elizabeth Blackburn, daha önce ABD Başkanlık Biyoetik Kurulu’nda da görev yapmıştı. Ancak Blackburn, kök hücre araştırmaları ile ilgili kısıtlayıcı politikaları eleştirdiği için 2004 yılında dönemin ABD Başkanı George Bush tarafından, Konsey üyeliğinden ihraç edilmişti.”*

Direniş’te, Richard Pincent, kök hücre araştırmaları alanında İngiltere’nin nasıl olup da ABD’nin önüne geçtiğini şöyle açıklar: “Bilimsel araştırma konusunda ABD’nin hayli gerisindeydik, herkes bizim değil onların Uzun Ömürlülük gibi bir ilaç bulacağını tahmin ediyordu. Ama onların dini liderleri kök hücre araştırmalarını engelledi.”

* http://www.dw-world.de/dw/article- /0..4758690.00.html

Direniş
Gemma Malley
Çeviren: Demet Evrenosoğlu
Tudem Yayınları / 328 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz