İyi Kitap

Entrika, cinayet, ihanet ve da Vinci’nin dehası

Entrika, cinayet, ihanet ve da Vinci’nin dehası

G. Mine Olgun

İhtişamlı bir Rönesans hikâyesi olan Medici Mührü, hem yetişmekte olan genç bir çocuğun gizemli ve heyecanlı hikâyesi, hem de Da Vinci’nin dünyasına eşi benzeri bulunmaz bir davetiye…

Tüm zamanların en önemli dehası Leonardo da Vinci, son yıllarda ‘çağımızın bir kahramanı’ oldu çıktı. Dehanın ve eserinin konu edildiği kitaplar çok satanlar listelerinin zirvesini işgal ediyor. Eserlerine yüzyıllardır duyulan merak ve bu merakı yaratan gizem bir yana, da Vinci kişisel özellikleriyle de adeta bir mitolojik kahraman gibi farklı eserlere ilham kaynağı oluyor, yazarların ve okuyucuların hayalgücünü zorluyor. Bu ilginin gençlere yansıması da kaçınılmaz. Ödüllü yazar
Theresa Breslin de, genç okuyucuyu, Rönesans düşüncesinin kalbinin attığı ancak aynı zamanda politik entrikaların da hâkim olduğu 16. yüzyıl İtalyası’nın çarpıcı atmosferine ışınlıyor ve büyük ustayla tanıştırıyor. Yanlış anlaşılmasın, eserin başkahramanı da Vinci değil; küçük bir çingene çocuğu olan Matteo.

MATTEO’NUN GERÇEĞİ
Medici Mührü, küçük Matteo’nun hikâyesi aslında. Bazen sona vardığınızı sandığınız anda başlayan hikâyelerden onunkisi. Azılı bir eşkıya olan Sandino’nun
elinden kaçarken, da Vinci ve arkadaşları tarafından kurtarılıyor Matteo. Önce başına aldığı darbeye ilk müdahale yapılıyor. Matteo, da Vinci ve arkadaşlarıyla birlikte yola koyuluyor. Kendine bakan meraklı gözlere eşlik eden sorulara gelişigüzel yanıtlar dökülüyor ağzından: Annesini ve babasını kaybettiğini, civar çiftliklerde işçi olarak çalıştığını, son çalıştığı çiftliğin sahibinden dayak yediğini ve bu nedenle oradan kaçtığını ve karnını doyurmak için balık avlamaya çalışırken nehre düştüğünü…

Oysa Matteo’nun gerçeği bambaşka. Ufacık yaşında, her an soluğunu ensesinde hissettiği bir Azraili var onun: Sandino. Çünkü Matteo, Sandino’nun peşinde olduğu değerli hazineyi, yani Medici Mührü’nü taşıyor boynunda. Floransa’yı yöneten Medici ailesine ait olan mührün değeri ihtiva ettiği altından çok daha fazla. Çünkü, her tür belgeyi gerçek gösterecek bir imza olarak kullanılabilir. Yani, yine peşine düşülen bir iktidar nesnesi var ortada…

Peki, ufacık bir çocuğun tüm bunlarla ne işi olur? İşte cevabı: Bir şifacı olan büyükannesini kaybettikten sonra yapayalnız kalan bu küçük çocuğa bir korsan gemisinde çalışmayı vaat eden Sandino, onun üstün kilit açma yeteneğinden faydalanıyor. Ama sonrasında işler umduğu gibi gitmiyor ve Matteo’yu değerli hazineyle birlikte elinden kaçırıyor. Matteo da hayatını kurtaran da Vinci ve arkadaşlarıyla kalıyor, çünkü büyük ustanın himayesinde olmak, ona göre Sandino’dan kaçmanın ve hayatta kalmanın en güvenli yolu.

Keskin bir zekâya, üstün bir gözlem yeteneğine, sorgulayıcı bir zihne sahip olan Matteo, da Vinci’nin vazgeçilmez yardımcısı haline geliyor. Ve kâh ustasıyla birlikte insan bedenini inceliyor, kâh ustasının eşyalarını düzenliyor, kâh yerleri süpürüyor. Anghiari Muharebesi adlı resmin yapılışından, Mona Lisa’ya ve hatta trajik bir şekilde sonuçlanan uçma makinesi denemesine kadar Matteo hep ustanın yanında yer alıyor ve küçük bir uşak olarak kendi payına düşeni yapıyor. Da Vinci’nin kelimenin tam anlamıyla hayat verdiği –suni teneffüsle– küçük çocukla usta arasında bir efendi-uşak ilişkisinden çok, bir baba-oğul ilişkisi kuruluyor.

MÜHRÜN LANETİ
Matteo zamanla, sabırsız, cahil bir çocuktan zarif ve sanatçı ruhlu bir genç adama dönüşüyor. Tabii, doğasında taşıdığı cesaret, gurur, doğruculuk gibi özellikleri kaybetmeden… Ancak, boynunda taşıdığı mührün lanetinden kurtulabildiğini sanmayın. Mührün onda olması, sevdiklerine zarar vermesine neden oluyor. Matteo’nun hayatını saran korkuya bir de suçluluk duygusu ve kim olduğunu bulma arzusu ekleniyor. Matteo, kitap boyunca gözlemlerini ve çıkarımlarını bütün detaylarıyla okuyucuya aktarıyor. Bazen boyundan büyük laflar etmiyor değil, ama yazarın böylesi bir romanda bir ‘enlerin’ kahramanı yaratmasını ve Matteo’ya fazlasıyla kaderci ve epik bir ‘ kimlik’ biçmesini de garip karşılamamak gerek.

Medici Mührü
Theresa Breslin
Çeviren: Arif Cem Ünver
Tudem Yayınları / 648 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz