İyi Kitap

Fare mi, çocuk mu? Yoksa fare çocuk mu?

Fare mi, çocuk mu? Yoksa fare çocuk mu?

Elif TÜRKÖLMEZ

Philip Pullman’ın kaleme aldığı ‘Ben Bir Fareydim Ya da Kırmızı Terlikler’ Niran Elçi’nin çevirisiyle Türkçe’de. İthaki Yayınları’ndan çıkan kitap, özenli baskısı, kırmızı ciltli kapağı ve resimleriyle insanın okuma iştahını açıyor.

Fareleri sever misiniz? Durun, hemen ‘hayır’ demeyin, önyargılarınızı bir kenara bırakıp tekrar düşünün. Mickey Fare’yi, Ninja Kaplumbağalar’ın bilgesi Splinter Usta’yı, Tom ve Jerry’nin sevimli ve zeki faresi Jerry’yi ve daha pek çok çizgi film, kitap ya da masala konu olmuş ‘kahraman fareleri’ sevmez misiniz? Cevabınız bu kez ‘evet’, değil mi? O halde sizi, sevdiğiniz fareler kervanına katacağınızdan şüphe duymadığım yeni bir fare kahramanla tanıştırayım.

Bu ‘fare-çocuk’, ‘çocuk-fare’ kahraman bildiklerimizden biraz farklı yalnız. O aslında çocuk suretinde bir fare! Ama buna kimseyi inandıramıyor. Ne evlerine sığındığı şefkatli yaşlı çifti, ne zorla kayıt olduğu okuldaki öfkeli müdürü, ne de eski fare hayatını bırakıp insan hayatını öğrenirken sürekli başını belaya soktuğu için sık sık ziyaret etmek zorunda kaldığı karakoldaki ‘çavuş’u… Hiç kimseyi, bir süre önce pazardaki peynir tezgahının arkasında yaşadığına, nasıl olup da bir insana dönüştüğünü bilmediğine inandıramıyor.

UCUBE OYNATICISI
Fare çocuk, ya da Joan ve Bob adlı yardımsever ihtiyarların ona verdiği adla Roger, aslında çok iyi kalpli, sevimli ve de zeki bir çocuk. Tek kusuru var: “Ben bir fareydim” diyor, başka bir şey demiyor.

Bir gün, kapısını çaldığı yaşlı çift, onun biraz ‘yarım akıllı’ olduğunu ya da hafıza kaybına uğradığını düşünüp bağırlarına bassa da, ‘saray filozofu’ ve ‘ucube oynatıcısı’ Roger’a pek de şefkatli davranmıyor. Saray filozofu, onu yeni çalışmaları için bir ‘deney hayvanı’ olarak, ‘ucube oynatıcısıysa’ kendisine bir servet kazandıracak bir mahluk olarak görüyor. Neyse ki, Roger pek talihli bir çocuk. Her zaman kötülükten kurtulup, iyi ve güvenli insanlara sığınmayı beceriyor.

DİDAKTİK AMA İYİ NİYETLİ
Kitap boyunca Roger’ın maceralarını okurken aklımızda tek bir soru var tabii ki: Bu çocuk doğru mu söylüyor? O gerçekten de bir zamanlar bir fare miydi? Eğer bir fareydiyse şimdi nasıl oldu da bir insana dönüştü? Bu sorunun cevabı tabii ki kitabın sonunda gizli. Roger’ın öyküsü o sıralarda ülkenin tek gündemi olan Prenses Leydi Aurelia Ashington’ın öyküsüyle paralel ilerliyor. Prensesin de Roger’ın da şimdiki hallerine bürünmelerinde bir ‘büyü’ gizli. O büyünün içeriğinin ne olduğunu söylemesek ama çokça ‘iyi kalplilik’ içerdiği ipucunu versek yeter herhalde.

Kitabın dili çok akıcı, içinde yer yer günlük kullanımda pek sık karşılaşmadığımız sözcükler de yer alıyor ama bu okumayı engellemiyor, aksine yeni sözcükler öğrenmemizi sağlıyor. Hem bugünün dünyasından hem balolu, saraylı, prensesli bir masal dünyasından seslenmesi de artısı.

Çocuklara ‘özür dilerim’, ‘teşekkür ederim’ gibi nezaket kalıplarını öğretirken biraz didaktik bir dil kullanılmış ama kitabın, çocuklara terbiyeli olmanın değerini öğretmeye çalışması bile iyi niyetli bir yaklaşım. Kaba, yalancı ya da kötü insanların kaybettiği, iyi yürekli ve çalışkanların kazandığı bir dünya resmedilmiş. Yer yer klasik felsefeden, yer yer günlük hayat felsefesinden yararlanılarak çocuklara felsefi düşünme metodu da çaktırmadan öğretiliyor. Bunu en çok ‘dili’ çözmeye çalışan fare çocuk Roger’ın çabalamalarında görüyoruz. O dili çözerken biz de onunla birlikte, nasıl olup da sözcüklerin düşünceyi karşıladığını anlamaya çalışıyoruz. Bu arada yaşlı çiftin yıllar sonra dinen evlat özlemi, zanaatın önemi, doğru söylemek… gibi pek çok ayrıntı da öykünün diğer önemli unsurları.

Philip Pullman’ın kaleme aldığı ‘Ben Bir Fareydim Ya da Kırmızı Terlikler’ Niran Elçi’nin çevirisiyle Türkçe’de. İthaki yayınlarından çıkan kitap, özenli baskısı, kırmızı ciltli kapağı ve Peter Bailey’nin illüstrasyonlarıyla insanın okuma iştahını açıyor.

Ben Bir Fareydim!
Philip Pullman
Resimleyen: Peter Bailey
Çeviren: Niran Elçi
İthaki Yayınları / 201 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz