İyi Kitap

Günler geçiyor bense hep aynı yerde

Seda GÜRBÜZ

11 Yaş Günü, aynı gün doğmuş, bebekliklerinden beri yakın arkadaş olan ve yaş günlerini hep beraber kutlayan iki çocuğun hikâyesini anlatan fantastik bir roman. Sisifos mitinin yeniden ve komik bir uyarlaması da diyebilirsiniz!

Sisifos, Ölüm Tanrısı Hades’i kandırmaya çalışmış ve bunun sonucunda, Olimpos’un tanrıları tarafından cezalandırılmıştı. Kocaman bir kayayı her gün dağın tepesine çıkarması gerekiyordu. Ama kaya, tam zirveye ulaştığı sırada aşağıya düşüyordu. Sisifos bunu sonsuza dek tekrarlamak zorundaydı. Onun cezası sonsuzluğun, kısırdöngünün içine hapsolmaktı…

Albert Camus bu mitin ‘hayatın ta kendisi’ni simgelediğini söylese de, iyimser Hollywood, bu kısırdöngüden kurtulma umudunun var olduğunu ve bunun tam da kendimize, hayatımıza çekidüzen vermekten; başkalarına yardım etmekten geçtiği fikrini icat etti. Harold Ramis’in 1993 tarihli filmi Groundhog Day bir hava durumu sunucusunun bir haber yapmak için ekibiyle beraber küçük, ‘sıkıcı’ bir kasabaya gelmesiyle başlar. Sunucu, ertesi gün kasabadan ayrılacakken, ‘bugünün
aslında dün olduğunu’ fark eder. Ve yarın, bugündür. Her gün aynı günü yeni baştan yaşamak zorunda olduğunu anlayınca isyan eder. Sonra ne yaparsa yapsın ‘yarın’ yeni baştan başlayacağını bildiğinden, aklına eseni yapmaya başlar. Ama kısırdöngü içinde yaşamak, eskisi kadar zevkli değildir artık. Bunun üzerine bu durumdan kurtulmanın çaresini aramaya koyulur… Ve gözlerini açtığında, kasabanın tüm o ‘sıkıcı’ insanlarının içlerindeki iyiliği ve en nihayetinde, kendi içindeki iyiliği görmeye başlar.

ZAMAN GEÇMEZSE!
Wendy Mass, Sisifos mitinin bu sıcak, samimi ve komik uyarlamasını çocuklar için yeni baştan yazdı. 11 Yaş Günü, aynı gün doğmuş, bebekliklerinden beri çok yakın arkadaş olan ve yaş günlerini hep beraber kutlayan iki çocuğun, Amanda ile Leo’nun hikâyesini anlatan fantastik bir roman. Onuncu yaş günlerinde kavga edip bir yıl boyunca birbirleriyle hiç konuşmayan Amanda ve Leo, on birinci yaş günleri gelip çatınca, bu günü birbirlerinden ayrı geçirmek zorunda oldukları için
zor anlar yaşamaya başlarlar. Büyük günün sabahı gözlerini açar açmaz Amanda’nın karşısına çıkan SüngerBob balonu onu neşelendirir, ama yaş günü partisi sıkıcı ve hüzünlü geçer. Amanda, Leo’yu özler, ama bunu belli etmez. Zaten hayatı çok karmaşıktır; kendisi bandoya girmek isterken, arkadaşları ona jimnastik takımı seçmelerine girmesi için baskı yapmaktadır, annesi işten kovulmuştur, bir de üstüne, öfkeli bir ablanın azarlarına maruz kalmaktadır! Amanda gün nihayet bitti diye sevinip yatağına girer, ama sabah gözlerini açtığında, SüngerBob balonunun ona tıpkı dünkü gibi gülümsemekte olduğunun farkına varır.

Amanda önce bunun bir şaka olduğunu düşünür. Ama ev halkının ve okuldaki arkadaşlarının davranışlarından, durumun ciddiyetini anlar. Her gün SüngerBob balonunu yeni baştan görmek ise, tüylerini diken diken eder! Cesaretini toplayıp durumu Leo’ya anlattığında, dünya üzerinde aynı günü yaşayıp da ertesi sabah
bunu hatırlayanların bir tek ikisi olduğunu anlar. Bu işi çözmek için önce barışmak zorundadırlar. Ve sonra, yaptıkları nasıl olsa yanlarına kâr kalacağından, bunun tadını çıkarmak…

Amanda ve Leo’nun her gün aynı günü yaşama durumuyla Sisifosvâri bir kararlılıkla başa çıkma yöntemlerini; değişen tepkilerini, ilişkilerini yeniden gözden geçirmelerini, ailelerine ve arkadaşlarına yardım etmelerini okurken, hikâyenin ve tüm karakterlerin inandırıcı sevimliliği, bu çocuklarla özdeşleşmeyi, onlarla –ve onlara– gülmeyi, onlar için endişelenmeyi mümkün kılıyor. Ve korkunç bir ceza gibi görülebilecek bir durumun, aslında ne kadar komik, eğlenceli ve öğretici olabileceğini görmeyi.

11 Yaş Günü
Wendy Mass
Çeviren: Zeynep Alpaslan
Tudem Yayınları / 248 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz