İyi Kitap

Hayal, daha fazla hayal, daha da fazla hayal…

Hayal, daha fazla hayal, daha da fazla hayal…

Burcu AKTAŞ

Çocuk aklının dehasından geçmiş, tam anlamıyla bilge bir hayvan Kumkurdu. Onu zarif kılan, didaktikliğin pençesinden kurtulmuş olması ve her şeyi bildiğini iddia etmemesi.

Sıradan bir karton kutu, yeri gelir yedi denizleri aşan bir gemi olur. Hayal gücü böyle bir şeydir. Kitap kahramanları da hayal gücünden nasibini almış karakterlerdir çoğunlukla. Ama öyle bir kahraman var ki, onun için hayalin çocuğu diyebiliriz… O, Zackarina’nın arkadaşı… Diğer adıyla Kumkurdu…

Zackarina, annesi ve babasıyla birlikte deniz kıyısında bir evde yaşayan küçük bir kız. Henüz okula gidecek yaşta değil. Günlerini deniz kıyısında kendine yeni oyunlar bularak, ağaçlarla, kayalarla haşır neşir olarak geçiriyor. Ağaç kovuklarının içinde, kayaların arasında kendisine konuşabileceği, oynayabileceği bir arkadaş bulmakta gecikmiyor. Yalnız kendisinin görebildiği bir arkadaş yaratıyor, Kumkurdu’nu yaren seçiyor.

Bir çocuğun hayali bir arkadaşı olması kimilerine endişe verici görünebilir. Ancak buna şizofrenik bir durum gibi bakmaya gerek yok. Çünkü Åsa Lind’in yarattığı bu kahraman, patolojik boyutta bir endişeye mahal vermeyecek kadar ‘kararında’ bir karakter. Hem hayal çocukların can yoldaşı değil mi! Biz yetişkinler çoğu zaman hayallerimizi ya da hayal gücümüzü kaybetmekten yakınmıyor muyuz? Ya da hayal gücümüzü kaybettiğimiz için yetişkin olduğumuzu düşünmüyor muyuz? Kumkurdu, bir çocuğun hayali arkadaşı olarak tescillenmiş, çocuk aklının dehasından geçmiş bir kahraman. Çünkü Lind kızından ilham alarak yaratmış onu. Bir gün alışverişten dönerlerken, üç yaşındaki kızının bir türlü arabaya binmediğini gören Lind, ne olduğunu sorduğunda, arabada Kumkurdu olduğu cevabını almış. Lind’in kızı arabaya bindikten sonra da Kumkurdu’nun arkalarından koştuğunu söylemiş. Yazar, böylece Kumkurdu’nu çocuk edebiyatına armağan etmeye karar vermiş.

GERÇEKTEN VAR OLABİLİR Mİ!
Peki, Kumkurdu nasıl bir kahraman? Sarı tüylü, Zackarina boyunda, nine ya da dede bilgeliğinde bir hayvan o. Çok eski çağlardan beri yaşıyor. Dinozorların kokusunu ve ay ortaya çıkarken neler yaşandığını biliyor. Hayatla ilgili konulara hâkim. Ve anlatacak o kadar çok şeyi var ki, bunlar bir kitaba sığmıyor. Onun için de üç kitaplık bir seri bu kahramanın maceraları. Kumkurdu, Daha Fazla Kumkurdu ve Daha da Fazla Kumkurdu… Yazarın kitabına koyduğu bu isimler her kitapta biraz daha yerini buluyor. Bilge Kumkurdu’nun akıl yürütmeleri, hikâyeleri artarak devam ediyor. Zackarina ve Kumkurdu’nun muhabbetleri (ikilinin konuştuğu konular arasında karanlık, utangaçlık, hiçbir şey yapmamak gibi birçok cezbedici mevzu var) naif olduğu kadar sevimli örneklerle dolu. Åsa Lind’in üslubu yetişkinlere bile, “Kumkurdu gerçekten var olabilir mi?” diye sordurabiliyor.

Bilge bir kahraman yaratmak zordur. Onu didaktikliğin pençesinden kurtarmak daha da zordur. Kumkurdu’nun zarafeti, her şeyi bildiğini iddia etmemesinden geliyor. Bu, tabii ki yazarın tutumu… Lind bir röportajında her soruya yanıt vermeye çalışmadığını şöyle anlatıyor: “Bütün soruları cevaplamaya çalışmıyorum
çünkü ben de bilmiyorum. Zaten çoğu çocuk benden daha çok şey biliyor. Küçükler, ama çok tecrübeliler. Mesela benim annem hâlâ hayatta ve onunla konuşabiliyorum, ama birçok çocuğun anne babası yok. Bu açıdan bakıldığında benden çok daha fazla hayat tecrübesine sahipler. Ben sadece kendi kendime sorduğum sorularla başladım, çocukken aklıma takılan sorularla. Bir yerlerde birkaç çocuk da kendine aynı soruları soruyorsa, sadece onlar için bile hikâye yazmak güzel, çünkü çocukların hikâyeye ihtiyacı var.”

Kumkurdu’nu hayal ile eş tutun ve ondan vazgeçmeyin.

Kumkurdu
Åsa Lind
Resimleyen: Kristina Digman
Çeviren: Ali Arda
Kanat Çocuk / 298 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz