İyi Kitap

Evinden uzak, yalnız bir kovboy

Umay SALMAN

Suçluların ve adaletsizliğin amansız düşmanı Red Kit, 1946’dan beri çizgi romanı ve çizgi filmiyle birçok kuşağın kalbinde ayrı bir yer edindi. Yapı Kredi Yayınları 2007 yılından bu yana, bu efsane kahramanın maceralarını okuyucuyla yeniden buluşturuyor.

Kardeşimle birlikte pazar günlerini iple çeker, hevesle televizyonun karşısına kurulurduk. Gölgesinden hızlı silah çeken yalnız kovboy, tüm karizmasıyla ekranda arz-ı endam etmeye başladığında, birbirinden heyecanlı maceralara dalardık. Red Kit blue jeani, sivri uçlu, mahmuzlu çizmeleri, siyah yeleği üzerine taktığı kırmızı fuları ve fiyakasına fiyaka katan beyaz kovboy şapkasıyla 1946’dan bu yana çizgi roman ve çizgi filmiyle pek çok kuşağın gönlünde taht kurdu. O, suçluların ve adaletsizliğin amansız düşmanıydı. Maceraları, komik karakterlerle doluydu; Red Kit’in sadık beyaz atı Düldül, şaşkın köpek Rin Tin Tin, Dalton Kardeşler, posta arabacısı Hank ve elinde mezura ahalinin vücut ölçüsünü alan cenaze levazımatçısı… Bir de her bölümde tekrarlanan akıllara kazınmış replikler
var tabii; “Bay Red Kit’e telgraf ”, “Düldül içimde takip edildiğimize dair bir his var”…

Bizim Red Kit adıyla tanışma şerefine eriştiğimiz kahramanın aslında orijinal adı Lucky Luke (Şanslı Luke). Yaratıcısı ise Belçikalı Maurice De Bevere, takma adıyla Morris. Morris, Red Kit’i çizerken, sürekli sigara içen, yay gibi bacaklı, at gibi dişleri olan ve yalnızlıkla ilgili şarkılar söyleyen ev sahibesinden esinlenmiş.

Red Kit, ilk kez 1946 yılında Spirou isimli dergilerde yayınlanmaya başladı. Morris’in 1948 yılında ABD’ye gitmesiyle Red Kit daha da renklendi. Hayran olduğu ‘vahşi batı’yı gezen Morris, gördüklerini çizimlerine de yansıttı. ABD’nin Morris açısından en büyük kazançlarından biri de Asteriks’in yaratıcısı Rene Goscinny ile tanışması oldu. Goscinny, Red Kit’in senaryolarını yazmaya başladı.

Morris, 1967’den itibaren Asteriks’- in de yayımlandığı Pilote dergisinde çizmeye başladı. Bu sayede Red Kit’in ünü tüm dünyaya yayıldı ve çizgi film yapıldı. Goscinny 1977’de ölene kadar Red Kit’in senaryolarını yazdı. 2001 yılında Morris ölünce Red Kit de aramızdan ayrıldı.

YEŞİLAY’CI KOVBOY
Peki bu kadar ilgi gören, çizgi roman olmanın ötesine geçerek çizgi filmi yapılan, hatta beyaz perdeye aktarılan Red Kit nasıl bir kahramandı? (Red Kit, dünyada ilk kez Türk sinemasına aktarıldı. 1967’de Öztürk Serengil bir filminde gördüğü bir rüyada kendini Red Kit sanar ve vahşi batıda maceradan maceraya koşar.) Red Kit, Teksas Nothing Gulch kasabasında yaşasa da, yeri geldiğinde mağdurlara yardım etmek için orijinal adı Jolly Jumper olan atıyla Meksika’dan Kanada’ya, Boston’dan San Francisco’ya kadar pek çok yeri arşınlar. Kimi zaman bir senatörün verdiği gizli görevle, kimi zaman da Başkan Lincoln’ün ricasıyla
harekete geçse de çoğunlukla bela gelir onu bulur.

Dudaklarından hiç düşürmediği sigarasını artistik hareketlerle yakar. Ancak Red Kit’in bu artistik hareketleri 1980’lerde son bulur. Yalnız kovboy, kötü örnek olmamak için sigarayı bırakarak süper bir harekette bulunur. Bundan sonra kovboyun dudaklarının arasındaki sigaranın yerini bir dal parçası alır. Red Kit, her türlü belayla başa çıkarken ‘cool’luğu hiç elden bırakmaz. Ona kasabanın şerifi olması teklif edildiğinde bile tek söylediği sakin bir ‘olur’dur.

Havaya atılmış beş madeni parayı aynı anda ortasından vuracak kadar iyi nişancıdır. Ancak silahını hiçbir zaman öldürmek için kullanmaz. Adaleti hiç elden bırakmaz. Jesse James’in başını çektiği çetenin bir üyesini yakaladığında kasaba halkı onu linç etmek ister, ama Red Kit “yargılanma hakkı var” diyerek onun mahkemeye çıkmasını sağlar. Her macerasının sonunda yaptıklarından ötürü tezahürat ve övgüler başladığında ise “Red Red nerdesin” sesleri hep aynı görüntüyle sona erer. Çoktan beyaz atına atlamış batan güneşe doğru yol alan Red Kit, “Ben evinden uzak yalnız bir kovboyum” şarkısını söyleyerek uzaklaşır.

Her macerasında detaylarda zekice espriler saklı olan Red Kit, unutulmaz karakterlerle dolu. Boyları dışında tıpa tıp aynı olan Red Kit’in belalıları Dalton Kardeşler, tipleri kadar replikleriyle de komiktir. Çetenin beyni aksi Joe, en uzun ve safı Avarel… Maceraların en ilginç karakterlerinden biri de elinde sürekli bir mezura ile insanların vücut ölçülerini alan cenaze levazımatçısıdır. Kasabaya suçlular geldiğinde yüzünde pis bir gülümsemeyle ellerini ovuşturur, belki bir kaç kişi ölür de ‘işlerim açılır’ diye sevinir. Red Kit suçluları her zamanki gibi kan dökmeden yakalayınca da bozulur.

Siyah takım elbisesi, silindir şapkası ve kambur duruşu ile tipi bir hayli gizemlidir. Bir de yanından ayırmadığı akbabası vardır. En olmadık zamanlarda, üstelik nerede olursa olsun elinde telgrafla çıkagelen postacı çocuk, Daltonlar’ın oyun oynamak istediğini sanıp attığı dinamiti onlara geri atan insan canlısı şaşkın köpek Rin Tin Tin birbirinden renkli karakterlerdir. Red Kit’in yalnızlığının paylaşan dostu Düldül aynı zamanda en büyük yardımcısıdır. Öyle ki, “Sen tek başınasın,
durdurmak istediğin haydutlar üç kişi,” diyenlere “Benim atım iki kişi eder,” diye cevap verir. Maceraların en önemli özelliklerinden biri de tarihsel kişiliklere yer vermesidir. Kanun kaçağı Billy the Kid, kadın kovboy Calamity Jane, kendi koyduğu kurallarla insanları yargılayan Yargıç Roy Bean ve dünyaca ünlü oyuncu Sarah Bernardt gibi isimler Red Kit’in maceralarına konu olmuş kişilerden sadece bazıları. Red Kit için Avrupalıların, Amerikan tarihine alaycı bir bakışı demek de mümkün.

Dünyaca tanınan yalnız ve ‘cool’ kovboy tam 30 dile çevrildi. Yapı Kredi Yayınları ise 2007’den bu yana Red Kit’i Türk okurlarıyla yeniden buluşturuyor. Yayınevi geçen ay 25. macera Jesse James’i yayınladı. Sırada Kanunsuzlar, Örümcek Adam ve Daltonlar’ın Namus Sözü var.

Red Kit – Jesse James
Morris
Resimleyen: Goscinny
Çeviren: Eray Canberk
YKY Yayınları / 48 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Biraz fantezi biraz manga…

Beş yıldızlı çizimleri ve yaratıcı karakter tasarımıyla Tılsım, aksiyon dolu bir çizgi macera. Heyecan verici bir hızla ilerleyen seri, okuyuculara çok şey vaat ediyor.

Çizgi romancıların yeni gözdesi Tılsım! Seri, genç yaşına rağmen (1978 doğumlu) kendini kanıtlamış bir sanatçı olan Kazu Kibuishi’nin elinden çıkmış. Sanatçı, sunduğu görsel şölen ve etkileyici fantastik hikâyeyle okurlarına satır aralarında güç, iktidar, bilinç ve mücadeleyle ilgili çok şey söylüyor.

Tılsım’ın ilk kitabı Taşmuhafızı bilindik bir hikâyeden yola çıkıyor. Mutlu bir çekirdek aile hayal edin. Bir araba kazası bu ‘mutlu ama sıradan rüyaya’ noktayı koyup, onları bambaşka bir dünyaya dahil ediyor. Babalarını bu kazada kaybeden Emily ve Navin anneleriyle birlikte büyük büyükbabadan kalma eski eve yerleşiyor ve ‘biraz sıradışı biri’ olan bu adamın odasında tılsımlı bir kolye buluyorlar. Çok geçmeden, anneleri kaçırılıyor ve macera başlıyor.

Hikâyelerin tılsımı da nasıl anlatıldığında olsa gerek; Tılsım, çizgilerin sunduğu imkânları kullanarak, büyülü ormanlarla bezeli, yaratıklarla, konuşan bilge ağaçlarla ve gittikçe hayvana dönüşen insanlarla dolu bir dünyanın içine dahil ediyor okuyucusunu.

Emily ve Navin annelerine ulaşıyorlar ama onu hayata döndürmek için bir panzehire ihtiyaçları var. Bu da ikinci kitap Taşmuhafızı’nın Laneti’nin konusu. Çocuklar panzehiri bulmak için mücadele ederken, önemli güçlere sahip olduklarını fark ediyorlar.

Emily, tılsımlı kolyeyi elde etmek isteyen başka güçler olduğunu fark ettiğinde önemli bir karar vermek zorunda kalıyor: Taşın hükmü altına girip sonsuz bir güce sahip olmak ya da kontrolü kaybetmeden kendi çabasıyla başarıya ulaşmak ve taşı sadece iyilik için kullanmak! Seçilmiş biri olmak Emily’nin sırtına bir sorumluluk daha yüklüyor: Elfler tarafından baskıcı bir şekilde yönetilen Alledia şehrini kurtarmak! Çünkü şehrin sakinlerinin tek umudu Emily ve Navin!

Çetrefilleşerek daha gizemli ve daha fantastik bir hal alan maceranın devamını sabırsızlıkla bekliyoruz.

Tılsım 2 / Taşmuhafızı’nın Laneti
Kazo Kibuishi
Çeviren: Elif Yalçın
Desen Yayınları / 217 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz