İyi Kitap

Evrenin başlangıcından bugüne doğa tarihi

Evrenin başlangıcından bugüne doğa tarihi

Şiirsel TAŞ

Şiirsel Taş bu ay, Ayrıntı Yayınları tarafından çocuklar için yayımlanan Dinozor Çocuk başlıklı başvuru kitapları dizisinin sekiz kitabını tüm ayrıntılarıyla inceledi ve serinin artıları ile eksilerini masaya yatırdı.

Uzun yıllardır kitaplarını ilgiyle izlediğimiz Ayrıntı Yayınları’nın çocuklar için başvuru kitapları yayımlamaya başlaması mutluluk verici, bu çabanın devamının gelmesini diliyoruz. Dinozor Çocuk dizisinden şimdiye kadar, metinleri Anna Hatzimanoli tarafından hazırlanmış ve çizimleri Karin Muser-Spasu tarafından yapılmış sekiz kitap yayımlandı. Bunlar sırasıyla; Yaşamın Evrimi, Dünya’nın Evrimi, Evren, Karalar ve Denizler, İnsanın Evrimi, Mevsimler ve İklimler, Çöpler ve Geri Dönüşüm, Enerji başlıklarını taşıyor. Aynı dizinin devamı olarak çıkacak diğer kitaplar ise Ne, Hangi Maddeden Oluşur?, Hava Olayları, Yaşam Zinciri, İnsanın Öyküsü ve Doğanın Bayramı.

Bu başlıklara şöyle bir göz atınca, bir ucu evrenin başlangıcına diğer ucu günümüze uzanan bir tür doğa tarihi ansiklopedisiyle karşı karşıya olduğumuzu düşünüyoruz. Dünya’nın Evrimi, Yaşamın Evrimi ve İnsanın Evrimi konularının üç farklı başlık halinde incelenmesi, evrim konusunun çok yönlü olarak (jeolojik evrimi, biyolojik evrimi ve insanın kültürel evrimini içerecek şekilde) kavranabilmesini kolaylaştırıyor. Sonuç olarak, okul öncesi dönemde sayfaları çevrilmeye başlanabilecek, okula başladıktan sonra da konuyla ilgili bilgi dağarcığını genişletmek için okunabilecek bir kaynak var karşımızda.

GÜNDE 400 SORU!
Buna karşılık, dizinin şu ana kadar yayımlanan kitaplarındaki başlıkların sıralamasında bir tuhaflık olduğu dikkatimizi çekiyor. Örneğin; birbiriyle içerik açısından son derece ilişkili olan Hava Olayları ile Mevsimler ve İklimler başlıklı kitaplar arasına, neden bu bağlantıyı koparan birkaç kitap girmiştir? Ya da mevcut başlıklar içinde ilk sırayı Evren’in alması beklenmez mi? Durum böyle olunca, içimizi kemiren merakın esiri olup, dizinin özgün Yunanca baskısını yayımlayan Kirki Yayınları’nın internet sitesine göz atıyoruz. Burada dizinin tanıtımıyla ilgili sayfada gözümüze takılan ilk sevimli ayrıntıyı hemen paylaşalım: “Dört yaşındaki bir çocuk, günde çeşitli konularda ortalama 400 soru sorar.”

Şimdi de özgün dizideki başlıkların sıralamasına bakıyoruz: Evren, Dünya’nın Evrimi, Karalar ve Denizler, Ne, Hangi Maddeden Oluşur?, Enerji, Hava Olayları, Mevsimler ve İklimler, Yaşamın Evrimi, Yaşam Zinciri, İnsanın Evrimi, Buluşların Tarihi (dizinin Türkçe çevirisinde İnsanın Öyküsü başlıklı kitaba karşılık geliyor olsa gerek), Çevre ve Ekoloji (bu da, herhalde Türkçe baskıdaki Doğanın Bayramı başlığının karşılığıdır), Çöpler ve Geri Dönüşüm, Çevre Kirliliği ile İlgili On Konu. Bu sıralamaya bakınca her şey yerli yerine oturuyor, başlıkların dizilimi bir bütünlük kazanıyor, yani zincir tamamlanıyor. Zaten dizinin altyapısı da böyle bir mantığa dayanıyor olmalı ki Kirki Yayınları’nın internet sitesinden öğrendiğimiz kadarıyla kitaplara ‘Zincir Dizisi’ adı verilmiş. İşte bu yüzden, zincir mantığının bozulmaması için dizinin Türkçe baskısında da bu özgün sıralamaya uyulması daha doğru olurdu sanırım.

İlk bakışta önemsizmiş gibi görünen ‘ayrıntı’lar, yapılan işe gösterilen özeni yansıttığı için önemlidir aslında. Bu diziyi incelerken de böyle bir sıkıntı olduğunu fark ediyoruz. Sözgelimi serinin altıncı kitabı olan Mevsimler ve İklim, diğer kitapların kimi zaman ilk, kimi zaman son sayfasında yer alan (ne yazık ki bu konuda da bir tutarlılık yok) “Dizinin Diğer Kitapları” başlıklı bölümde İklimler ve Hava Durumu olarak geçiyor. Keza, yedinci kitap olan Çöpler ve Geri Dönüşüm ise ilk altı kitapta Atıklar ve Çevre olarak anılıyor. Yeri gelmişken, özgün dizinin son kitabı olan Çevre Kirliliği ile İlgili On Konu’nun adı dizinin Türkçe baskısında hiç geçmiyor. Bu kitabın da Türkçe çevirisinin yayımlanmasını diliyoruz; zira kitapta su ve hava kirliliği, ozon tabakası, bitki ve hayvan türlerinin yok oluşu, ormanların tahrip edilmesi, nükleer enerji gibi farklı ve önemli konuların yanı sıra özellikle şu aralar gündemde olan (olumlu somut bir adım atılana kadar gündemden düşmesin!) genetiği değiştirilmiş organizmalar da ele alınmış.

Her kitabın son birkaç sayfası, konuyla ilgili tablolara ya da bazı basit deney/uygulamalara ayrılmış. Bu sayfalar arasında çocukların canlandırmaktan keyif duyabileceği kısa piyeslerle karşılaşmak hoş bir sürpriz. Yine her kitabın sonunda yer alan “Sorular” bölümünde, kitabın Türkçe baskısı için bazı eklemelerin yapılmış olması (Türkiye’de volkan var mıdır? Kaç tane mağara vardır? Türkiye’de ne kadar atık üretiliyor? Ne kadar kâğıt harcanıyor? Türkiye’nin en yüksek dağı hangisidir ve yüksekliği kaç metredir? Türkiye’de kalıntılar var mı? Türkiye’de rüzgâr enerjisi üretiliyor mu?…) ve kitapların sonunda konuyla ilgili kısa birer sözlük bulunması da artı puan olarak dizinin hanesine yazılıyor.

Bütün bunlara karşılık, bazı ifadeler her yaştan okurun kafasını karıştırabilecek nitelikte. “En güzel yuvası (enerji kaynağı kastediliyor), şu ünlü nükleer enerji. Yalnızca, atom çekirdeğinin kırılması (‘parçalanması’ sözcüğünün kullanılması daha doğru olurdu) sonucu ortaya çıkar. Bu şekilde oluşur. Ve böylece, yıldızların kalbi tüm Evren’de, Güneş’in kalbi ise mahallemizde atmaya başlar.” (Enerji adlı kitaptan, s. 11)

ÖZENİ HAK EDİYORLAR
“Küçücük bir şey hayal edin ve şimdi onun önünde eğilin. Ekselansları hücre, yaşamın tüm ihtişamını elinde tutarak sahneye çıkıyor. Hücre, kibirli moleküllere benzemez; onu rahatlıkla mikroskobun altında görebiliriz. Hücre, iki alanı ayıran çizgiler çizer: Bu alanlardan biri canlı olanlara; çiçeklere, hayvanlara, insanlara, diğeri ise taş gibi cansız varlıklara aittir.” (Yaşamın Evrimi adlı kitaptan, s. 24) Bu ifade, bilimsel bazı gerçekleri yalınlaştırarak anlatmaya çalışırken daha karmaşık ve anlaşılması zor hale getirmiyor mu?

Atom çekirdeğinden söz ederken “Ufacık bir çekirdek böylesine büyük bir güç içeriyor, öyle mi?” sorusuna yanıt olarak verilen, “Bugün bilim adamları öyle söylüyor; ama araştırmalar hâlâ sürüyor. Bizim küçük aklımız günlük hayatımızın dışında olup bitenleri nasıl algılayabilir ki!” (Enerji adlı kitaptan, s. 11) cümlesinde “küçük aklımız”ın  sonuna ??? koymak ve “bilim adamları” yerine “bilim insanları” sözcüğünü kullanmanın zamanı geldi de geçiyor demek istiyorum.

Sekiz kitabın her biri için olumlu/ olumsuz pek çok ayrıntıdan dem vurmak mümkün. Ancak sonsöz olarak şunu söyleyelim: Çocuklar için hazırlanan başvuru kitapları en az erişkin okurlara yönelik kitaplar için gösterilen kadar özeni hak ediyor, hatta fazlasını! Başından sonuna ve her ayrıntısıyla…

Yaşamın Evrimi
Anna Hatzimanoli
Resimleyen: Karin Muser-Spasu
Çeviren: Anna Maria Arslanoğlu
Ayrıntı Yayınları / 35 sayfa

Yaşamın Evrimi
Anna Hatzimanoli
Resimleyen: Karin Muser-Spasu
Çeviren: Anna Maria Arslanoğlu
Ayrıntı Yayınları / 35 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz