İyi Kitap

Büyüklerden küçüklere

Büyüklerden küçüklere

Sevengül SÖNMEZ

Türkçe edebiyatta Nazlı Eray’dan Faruk Duman’a, Selçuk Baran’dan Necati Cumalı’ya birçok isim var çocuklar için yazan / yazmış. Sevengül Sönmez bu değerli isimlerden bazılarının çocuk kitapları arasında bir gezinti yaptı bu ay.

Dünya edebiyatçılarının pek çoğu, hiç değilse bir tane çocuk kitabı kaleme alıyor. Bunda bir yandan kendi okurlarını yetiştirme amacı olsa da, öte yandan çocukları iyi edebiyatla buluşturma gayreti olduğunu da düşünüyorum. İtalo Calvino bu yazarlardan biri. Calvino’nun kimi kitapları resimlenerek çocuklar için yayımlandığı gibi bizzat çocuklar için yazdığı Dere Tepe Ters adlı kitabı da Türkçeye çevrildi.

Başlangıcında Pamuk Prenses masalını anımsatan kitap, nerenin gök nerenin yer olduğu anlaşılmayan bir ormanda kaybolan, savaştan dönüp tahtına ve kızına kavuşmaya çalışan Kral Clodoveo’nun hikâyesini anlatıyor. Kızı Verbena, babası savaştayken, onun arkasından tahtı ele geçirmeye çalışan üvey annesi Kraliçe Ferdibunda’dan kaçarken, babasının kaybolduğu ormana düşüyor. Ormanda onlardan başka, tahtı ele geçirmeye çalışanlar ve saraya yiyecek getiren bir genç de kayboluyor. Dallarla kökler arasında bir aşağı bir yukarı dolanan bu labirent, kötü düşünenler için gittikçe karmaşıklaşırken, iyiliğin peşinde olanlar için yollar bir biçimde açılıyor. Calvino’nun fantastik anlatılarının benzeri olan bu çocuk kitabı, okuyanların iç dünyasını olduğu kadar kafasını da karıştırmakta. Kralın ve diğerlerinin içinde kaybolduğu orman, zihnimizin görüntüsü gibi, birbirine değen ama bağlanmayan düşünceler; ya da içimizde yan yana duran iyilik ve
kötülük duygularının harmanlandığı bir yer gibi.

Kitabın çizimleri de içeriğine uygun bir gerçeküstülük taşıyor. Çocukların hayal dünyasını genişletmenin olanaklarını sonuna kadar kullanan Calvino, bu kısacık kitapla dünyanın en temel sorunlarını bir araya getirmeyi başarmış.

EDEBİYAT TADI OLUŞTURMAK
Türkçe edebiyatta da küçükler için yazan yazarlar var. Selçuk Baran, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Hasan Ali Toptaş, Kemal Özer, Kemal Bilbaşar, Necati Cumalı, Nazlı Eray, Faruk Duman aklıma ilk gelen yazarlar. Bu listeyi hayli uzatmak mümkün. Ayrıca Sait Faik’ten, Sabahattin Ali’den, Orhan Kemal’den çocuklar ve gençler için yapılan seçkiler de bu listeye eklenecek kitaplardan.

Yine de günümüz yazarlarının çocuklar ve gençler için yazmalarını teşvik etmek gerektiğini düşünüyorum. Tümüyle çocuklar için kurgulanmış, onların hayal dünyalarını geliştirmeye yönelik ama en önemlisi onlarda edebiyat tadı oluşturacak ve onların edebiyata yakınlaşmalarını sağlayacak kitaplara ihtiyacımız var.

Selçuk Baran’ın Porselen Bebek adlı kitabı çocuk edebiyatımızın en başarılı eserlerinden biri bence. Kitaba adını veren Porselen Bebek öyküsü, apartmanlar arasına sıkışıp kalmış hayatından sıkılan ve evlerinin duvarında asılı bir resmin içine girip orada kendine yeni bir dünya kuran küçük kızın yaşadıklarını anlatıyor. Alice Harikalar Diyarı’nda kitabını andıran bu benzerlik öykünün sadece kuruluşunda kalmış. Gülümseyen insanların yaşadığı resmin dünyasında Porselen Abla’yla tanışan küçük kız, gerçek hayatında yapamadıklarını bu olağanüstü yolculukta bir bir yaşıyor. Yolculuğundan geriye porselen bir bebekle dönüyor. Kendi hayalleri ve çocuk dünyası gibi kırılgan bir nesneyle gerçek dünyaya dönen çocuğun bebeğini saklaması ve koruması gerekli. Selçuk Baran, Porselen Bebek’te hem çocuklara hem yetişkinlere unutulmaz bir armağan sunuyor: Korunması gereken, üstüne titrenmesi gereken çocukluğumuz.

Kitaptaki bir diğer öykü Arnavutlar’da da günlük hayatın dertlerine düşmüş bir anne ve babanın hiç gülümsemeyen yüzünü bir hikâye kurarak güldüren çocuklar var. Masalsı bir havada gelişen bu olayın kahramanı da duvardaki portre. Dedeleri olduğunu sandıkları bu portrenin hikâyesini anlatma görevi babaya düşünce,  da çocuklarıyla gerçekdışı ama çok eğlendikleri bir dünya kuruyor. Gerçek ortaya çıktığında ise evde bir kez daha mutsuz günler yaşanmaya başlanıyor. Mutsuzluğu ve hüznü dağıtmak bir kez daha çocuklara kalıyor.

Hayatın pek çok anında bizi ansızın gülümseten çocuklar, Selçuk Baran’ın kaleminde bir kez daha gülümsetiyor okuyanları.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın çocuklar için yazdığı Bitkiler Okulu’ndaki şiirler, çocuklar için başka bir dünyanın mümkün olduğunu vurguluyor. Şiirin kendisi gibi, çocukları da şiirin içine alıp okuyanın ruhunu aralıyor. “Dökülen yaprakların hepsi / Çiçek açacak dallara gider” dizesinde olduğu gibi çocukların düşünmesine ve üretmesine yardımcı kılıyor edebiyatı.

Orhan Kemal’in öykülerinden seçilerek hazırlanan Elli Kuruş ise, her şeye rağmen gülümsemesini yitirmeyen çocukların dramını ortaya koyuyor. Daha küçücük yaşta hayatın yükünü taşımak zorunda kalan çocukların içten, naif ve iç burkan, biz çocuklarımıza ne yaptık diye soran tüm büyüklerin (de) okuması gereken hikâyeleri bunlar.

Gençler için hazırlanan öykü seçkilerine bir yenisi daha eklendi: Öyküler Anlatsın. İshak Reyna tarafından hazırlanan kitapta, Türk edebiyatının başlangıcından bu yana ‘öyküye adını veren’ yetmiş dört öykücümüzden yapılan seçkide, Refik Halid Karay ve Reşat Nuri Güntekin’in bugüne dek Latin alfabesiyle yayımlanmış öykülerini de okumak mümkün.

Derlemeler ve seçkiler deyince, gençler üzerindeki etkisini yakından bildiğim bir kitabı anmadan geçemeyeceğim; Büyümenin Türkçe Tarihi. Okuduklarında büyüdüklerini anladıkları öyküler için yazdıkları yazılarla seçkiye katılan günümüz yazarları, vazgeçilmez kimi öyküleri daha da anlamlı kılmış. Son derece özel ve ayrıksı yapısıyla okuyanları büyüten öyküler ve yazılar, gençlerin edebiyata duyacakları (duyabilecekleri) ilgiyi çoğaltıyor.

Elli Kuruş
Orhan Kemal
Resimleyen: Oğuz Demir
Büyülü Fener Yayınları / 78 sayfa

Porselen Bebek
Selçuk Baran
Resimleyen: Ceren İncesu
Yapı Kredi Yayınları / 64 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz