İnsandan daha önemli ne olabilir? – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

İnsandan daha önemli ne olabilir?

İnsandan daha önemli ne olabilir?

Elif TÜRKÖLMEZ

Mucize Özünal’ın ‘Gece Sevgilisi’ adlı öykü kitabı, Türkiye’nin Güneydoğusu’nda yaşananları taraf tutmadan, önemli olanın ‘insan olmak’ olduğunu hatırlatarak anlatıyor. Öyküler, ‘sıcak gündemi’ başka bir açıdan okumak isteyen gençler için ‘sıcak insanlık halleri’ sunuyor.

İnsan canından daha önemli ne olabilir şu hayatta bilmiyorum. Bir toprak parçası mı? Bir bayrak mı? Para mı, yoksa iktidar mı? Bence hiçbiri bir candan daha değerli olamaz. Tersi söz konusu bile olamaz. Ama işte ulus devlet denilen toprak parçasında kutsallaştırılan değerler ve ‘vatan’ın tek tek bireylerin üzerinde ve onlardan daha önemli olduğu söylemi, insanları gözünü kırpmadan karşısındakinin canını alabilecek hale getiriyor.

İNSAN OLMA CEPHESİ
Güneydoğu Anadolu’da yıllardır devam eden terörün temelleri de, sebebi de yukarıda saydığım türden bir ‘yanılsama’nın ürünü aslında. İnsanın insana silah doğrultması, canına kastetmesi başka nasıl açıklanabilir bilmiyorum çünkü. Tam da T.B.M.M.’de tartışılan ‘Kürt açılımı’yla birlikte ‘PKK’nın ve ‘Nefes’ adlı filmle de ‘Mehmetçik’in gündeme oturmasıyla tekrar konuşulmaya başlanan bu mevzulara başka bir yerden, ‘insan olma’ cephesinden bakan bir kitap var elimde. Mucize Özünal’ın Gece Sevgilisi adlı öykü kitabı.

Gece Sevgilisi adlı öyküyle açılan kitabın ikinci yarısındaysa, doğa ve insan temalı Ege öyküleri var. Açılış öyküsünde mesela hiç de ‘olmayacak’ türden bir aşk hikâyesi çıkıyor karşımıza. Bir PKK’lı kadınla bir Türk askerinin telsizde filizlenen aşkı, bizim bildiğimiz aşklara pek benzemiyor. Hangi amaçla olursa olsun dağda olmanın, yalnız olmanın, umutsuz olmanın verdiği can sıkıntısı birbirlerinin yüzünü bile görmeden ‘âşık’ olmalarına sebep oluyor. Tabii birbirlerinin yüzlerini görmediklerine duacı bu iki âşık. Zira görseler, bumm! Bir daha değil birbirlerini, başka hiçbir şeyi göremeyecekler.

İşte mesela bu öyküyü okurken daha da hiddetleniyor insan, her iki taraftan da sebepsizce hayatı kararan genç insanları düşünerek. Âşık olup, aşklarını dolu dolu yaşayacakları yaşta, aşkın hayalini bile ürkekçe kuracakları bir ortama düşüyorlar.

HAYATTA KALMA SAVAŞI
Kola öyküsü, günlük hayatta bize gayet sıradan gelen bir içeceğin, bir anahtarlığın, bir bardağın, bir başkası için nasıl acı verici ve derin çağrışımlar taşıdığını göstermesi açısından çok çarpıcı. Güneydoğu’da askerlik yapmış bir yakını olan herkesin bildiği türden hikâyeler vardır hani. İçinde komutan, arkadaş, ölüm, yaralanma sözcükleri geçen… Dinlerken gözlerinizi faltaşı gibi açıp anlatıcıya ‘bu gerçek mi?’ bakışı attığınız… İşte bu kitabı okurken de ara ara kitabı kapatıp anlatılan hikâyeye benzer hikâye yaşanmamış olmasını ummak istiyor insan. Yoksa sonunu getirmek zor.

Amber Tesbih adlı bir başka öykü bir askerin günlüğünden parçalar… Okurken askerin iç dünyasına giriyor, içinde bulunduğu ağır şartların onu nasıl olup da ‘çıldırtmadığına’ şaşırıyorsunuz. Öyküler her şeyden önce psikolojik açıdan çok güçlü olan ya da öyle görünmek zorunda olan insanların hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Hayata geri dönme umudunu, kaldığı yerden devam edebilme isteğini hiç kaybetmeyenlerin mücadelesini…

Özünal’ın dili süslü, anlatımı zengin, ifadesi çeşitli. Böyle ‘sert’ öyküleri bile yumuşatan bir dili var. Konuyu bir de ‘insan’ cephesinden okumak isteyenler için bu öyküler iyi birer ‘içerik’ vaat ediyor.

Kitabın ikinci bölümündeyse Ege Öyküleri başlığı altında dokuz öykü var. Özünal’ın Kuşadası’nda yaşayan bir Egeli olduğunu ve bu hikâyelere gerçekten vakıf olduğunu hatırlatayım. Zaten Özünal bunu kanıtlarcasına, Ege’nin diline hâkim, oraların neredeyse kokusunu bile yansıtan öyküler anlatmış. Ege insanının, Ege esnafının, Ege yağmurunun, rüzgârının, güneşinin tüm özelliklerini tatlı bir üslupla ince ince anlatmış. İlk bölümdeki öykülerde hayatta kalma savaşı anlatılırken, bu öykülerde hayatın nasıl da yaşanası olduğunu vurguluyor. Tabii ki burada da ‘hayatta kalma mücadelesi’ var, ama iki ‘bölüm’ birbirine tıpkı iki
‘bölge’ gibi bakıyor.

Yazıyı Amber Tesbih öyküsündeki komutanın sözleriyle bitirelim ve gelecek nesillere barış ve aşktan daha önemli bir şey olmadığını anlatmaktan vazgeçmeyelim derim: “Belki bir gün barış iki savaş arasındaki süreç olmaktan çıkar”.

Gece Sevgilisi
Mucize Özünal
Tudem Yayınları / 112 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz