İyi Kitap

Ağaç tepelerinden bilgisayar başına polisiyecilik

Ağaç tepelerinden bilgisayar başına polisiyecilik

Zarife BİLİZ

On üç-on dört yaşlarındaki dört çocuğun, okullarında bir gazete çıkarırken başlarından geçenleri konu alan Süper Gazeteciler serisi, yeni neslin Gizli Yediler ya da Afacan Beşler’i olmaya aday. Serinin son kitabı Belalı Davetiye ise, polisiyenin ötesinde ilgi çekici başka mevzulara da el atıyor.

Aytül Akal’ın Süper Gazeteciler serisi, on üç-on dört yaşlarındaki dört çocuğun, okullarında bir gazete çıkarırken başlarından geçenleri konu alıyor. Kahramanlarımız, ilkgençlik dönemine hitap eden klasikleşmiş polisiye türünde gelenek olduğu üzere, karşılaştıkları olayları kendi yağlarıyla kavrularak çözmeye çalışıyorlar. Bunu yaparken kendi zekâlarından, dönemin gençlerine özgü yetilerinden ve cesaretlerinden faydalanıyorlar. Serinin şu ana dek çıkan dört kitabı var: Süper Gazeteciler, Parktaki Esrar, Likörlü Çikolata ve Belalı Davetiye.

Çocuklara ve çocukluktan yeni yeni çıkmaya başlayanlara hitap eden, özellikle de tatil günlerinin vazgeçilmezi olan polisiyeler, şu sıralar olgunluk çağını süren pek çok okurun da çocukluk anılarında yerini almış olmalı. Her dönemin popüler yazar ve kitapları belki değişse de, verdiği tat sanırım aşağı yukarı aynı. Mesela 80’li yılların Gizli Yediler ve Afacan Beşler serileri, ağaç evin tepesine tüneyip, limonata içip çikolata yiyen ve karıştıkları boylarından büyük işlerle, göze aldıkları tehlikelerle biz tıfıl okurlarının ağzını beş karış açık bırakan, “Vay be, böyle şeyler yaşayan, belanın burnuna bu kadar sokulan çocuklar da var mıymış!” dedirten kitaplardandı. Kavurucu Ege yazlarında, öğle vaktinde gölgede serin bir divana uzanıp onlarla beraber maceradan maceraya koşmanın, onların boğazından geçen serin limonatanın tadını ağzımızda hissetmenin tadını bilmem bugün bize kaç kitap veriyor!

Çocukluk güzel şey tabii, büyüklerin sultası altında böyle maceraların dibine sokulmak gerçek hayatta pek mümkün olmasa da, böyle kitaplar belki de o yüzden vazgeçilmez: çocukların engin hayal dünyasıyla hayatın sıradanlığı arasındaki açığı kapatmak için; okumanın soluk aldırmaz heyecanını, çeşit çeşit veçhesini, her yaşta farklı ihtiyaçlar çevresinde tanıyabilmek için; büyümenin tufanı bedenin ve ruhun her tarafında ufak ya da büyük sancılarla kendini hissettirirken kendine yoldaş bulmak, varlığını biraz daha iyi anlayabilmek için…

ÇOCUKLUK HER DEM BAŞKA
Çocukluk durumu belki evrensel, ama içinde yaşadıkları dönemin, çağın farklı özelliklerinden dolayı olsa gerek, her dönemin çocuklarının yaşadığı sorunlar daha özgül bir karakter kazanıp o dönemin macera kitaplarının kahramanlarına ve onların maceralarına farklı rayihalar veriyor.

Mesela Belalı Davetiye’de, Yener’in, adı üzerinde ‘belalı’ bir davetiye almasıyla başlıyor her şey. Bir düğün davetiyesi bu; Yener kendi babasının düğününe davet ediliyor. Annesiyle babası küçük yaşlarında boşandığından beri babasını neredeyse hiç görmemiş Yener için bunun ne anlamlar taşıyacağını tahmin etmek zor değil. Öfke, nefret, sevgi, özlem ve daha bir sürü duygu arasında gidip gelen bir yeniyetmenin, günümüzde iyice artan parçalanan aile sorunuyla nasıl yüzleşmeye çalıştığı, heyecanlı olayların arka planında bir alt okuma olarak varlığını sürdürüyor. Keza bilgisayar ve internet teknolojisini çok iyi kullanan bu çocukların açığa çıkardıkları düzenbazlık silsilesinde, sanal bankacılık üzerinden yapılan sahtekârlıkların, bilgisayarlara sokulan korsan yazılımlarla yapılabileceklerin izlerini sürüyoruz.

Evet, çağ değişiyor, çocukluk belki aynı kalsa da çocukların ilgi alanları, becerileri, sorunlarına yaklaşımları değişiyor. Dönemin çocuk yazını da bu değişimden nasibini alıyor elbet. Gizli Yediler’in yedi ahbap çavuşu ağaç tepelerinde tünerken, bizim dört süper gazeteci üzerine çıkacak ağacı nereden bulsun, onlar da internet üzerinden olmadık hokkabazlıklar yapıyorlar.

Son olarak: Bu tip seri kitaplarında hep olduğu gibi, kitapların başında karakterlerin kısaca tanıtıldığı bir kısım bulunuyor. Kahramanların kabaca tanıtıldığı bu sayfada erkeklerin, bilgisayarı çok hızlı kullanır, gitar çalar, flüt çalar, bilgisayar kullanmada ve grafik işlerinde başarılı diye; kızların ise çok meraklı, iyi ve güvenilir bir arkadaş, yazı yazmaya ve desen çizmeye meraklı, yardımsever ve çalışkan bir kız, ibareleriyle tanımlandığını görünce, üniversitede aldığımız toplumsal cinsiyet konulu bir dersi hatırladım: Erkek çocuklar daha çok yaptıklarıyla, kız çocuklar ise daha çok kişiliklerine içkin karakter özellikleriyle tanımlanıyor, mesela erkekler yaparken, kızlar anca meraklı olabiliyor…

Süper Gazeteciler – Belalı Davetiye
Aytül Akal
Resimleyen: Mustafa Delioğlu
Uçanbalık Yayınları / 302 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

lorem ipsum lorem ipsum lorem ipsum

Yorum yaz