İyi Kitap

Gerçek belki de burnunun dibinde!

Serda SEMERCİ

Kanada’nın ödüllü polisiye çocuk romanı yazarı Norah McClintock’un Vur ve Kaç ile Ölü ve Kayıp adlı romanları genç okuyucuyu polisiyeye ısındıracak türden. Her iki romanda da yazar gerilimi sürekli kılmayı başarıyor, üstelik de bunu bir çocuğun ağzından yapıyor.

Vur ve Kaç ile Ölü ve Kayıp adlı romanları okurken polisiye nitelikleri tastamam yerinde bir Amerikan gişe filmi izlediğiniz hissine kapılabilirsiniz. Yazar, insanda her sayfada başka bir sahne izlediği duygusunu uyandıracak kadar becerikli anlatım konusunda; romanın akışını sekteye uğratmamayı başarması da ustalığının bir başka yansıması.

Her iki kitabın da, aynı zamanda baş kahramanı olan anlatıcısı Mike, on beş-on altı yaşlarında bir lise öğrencisi. Okulda ve sosyal hayatta pek başarılı sayılmaz. Şimdiye dek iki kız arkadaşı olmuş ve devam eden ilişkisi de çok iyi gitmiyor. Babasını hiç tanımamış, çünkü o çok küçükken ölmüş. Annesi ve kendinden on yaş büyük dayısıyla birlikte yaşıyor. Annesi bir şirkette muhasebeci olarak çalışan ve hem Mike’a hem de kardeşine kol kanat germiş çok fedakâr bir kadın. Dayısı Bill ise 90’lı yılların Amerikan dizilerinin, taşraya sıkışmış ama oradan kopamayan serseri ruhlu gençlerinden. Üniversite okumamış (zaten okuması da hiç beklenmemiş), bir tamirhanede çalışıyor; bunun dışında tek eğlencesi alkol almak, arkadaşlarıyla maç izlemek ve kızlarla dolaşmak.

Derken bir gün, Mike’ın annesine bir araba çarpıp kaçıyor. Onun ölümü, Bill’in de Mike’ın da bütün hayatını değiştiriyor. Dayısıyla başbaşa kalan Mike hem derslerini sermeye başlıyor hem de Bill ve arkadaşlarının etkisiyle yanlış işlere bulaşıyor. Öyle çok büyük vakalar değil, ama yine yasadışı şeyler: Kek kamyonundan pasta çalmak, okuldaki dersi kırmak gibi.

İşte kırdığı o tarih dersinin hocası, emekli polis John Riel, Mike’ın annesinin ölümüyle ilgili gerçekleri ortaya çıkaran kişi. Mike ve Bill’in hayatına birdenbire giren ve onlarla ilgili her şeyi bildiğini gördüğümüz Riel, bu olaydan önce kasabada yaşayan Çinli Jhun çiftinin restoranlarındaki hırsızlık vakasıyla bu ‘vur kaç’ olayı arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarıyor. Suçlunun aslında çok yakınında olduğunu öğrenen Mike’ın hayatı alt üst oluyor ama iş bu kadarla kalsa iyi; bu gerçeğin ortaya çıkması Mike’ın hayatta kalan son akrabasının, dayısının, canına mâl oluyor.

TATLI HAYATA VEDA
Ölü ve Kayıp, Vur ve Kaç’ın devamı niteliğinde. Riel tarafından evlat edilince, Mike tarih öğretmeniyle yaşamaya başlıyor. Bill’le geçirdiği serseri beş-altı yılın ardından Mike tam bir ev düzenine kavuşuyor. Riel eski bir polis olduğundan epey kuralcı. Ama Mike’ın ağzından onu ‘kuralcı’dan çok, ilgili, çalışkan ve iyi niyetli biri olarak okuyoruz. Mike yeni hayatından gayet memnun. Artık Rebecca adında başka bir kızla çok daha sağlam bir ilişkisi var. Notları giderek yükseliyor ve bir taraftan da kek kamyonundan pasta çaldığı için kamu hizmeti cezasını çekiyor.

Ancak bu pembe günleri, başka bir cinayetin kanı kırmızıya çevirmekte gecikmiyor. Bu kez Mike’ın barda çalışırken tanıştığı Emily adındaki güzel, zengin ve şımarık kızın yıllar önce öldürülen annesi ve bir polis memurunun yanlışlıkla (kayıtlara böyle geçirilmiş!) vurup sakat bıraktığı kız kardeşinin hikâyesi, Riel ve Mike’ın ayağına dolanıyor. Ölen kadının kâtili bulunabilmiş değil; ve Riel’ın polisliği bırakmasının arkasında bu cinayetten bir iz var: O küçük kızı (yanlışlıkla) vurup sakat bırakan Riel’ın ta kendisi! Katil zanlısı olarak en güçlü aday Emily’nin babası. Çünkü Emily’nin annesi Tracie Howard’dan kocasına yüksek bütçeli bir sigorta poliçesi hakkı devrolmuş. Bu da Bay Howard’ı kuşkusuz bir numaralı şüpheli ilân ediyor.

Peki Emily, Mike’a neden yaklaşıyor ve neden yardımını istiyor? İçiçe geçmiş bu olayların ardı kime ve hangi gerçeğe dayanıyor? Yazarımız polisiye klişeleri eksik etmediği romanında, işte bu soruların cevaplarını veriyor ve Mike ile Riel’ın kesişen öyküsünü bu kitapta bir sona bağlıyor.

Polisiye romanlarını sevenler, ellerindeki kitabı beğendiklerinde; “çok heyecanlıydı, bir solukta okudum!” derler ya hani, polisiye müptelası olmadığım halde bu kitapları okumayı bitirdiğimde aynı cümleyi tekrarladım içimden. Dolayısıyla heyecan ve gerilim yüklü okumaları özleyen gençler için iyi birer seçenek olduğunu söyleyebilirim.

Ölü ve Kayıp
Norah McClintock
Çeviren: Işıl Ölmez
Can Çocuk / 214 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz