İyi Kitap

İlginç adamdır Sherlock Holmes

İlginç adamdır Sherlock Holmes

Umay SALMAN

Ayak izinden sigara külüne, el yazısından kokuya kadar pek çok kişinin önemsiz gördüğü ayrıntılardan olayları şıp diye çözer. Kimyasal maddeleri kokusundan tanır. Zehirleri çok iyi bilir. Polisiye edebiyatın efsanevi dedektifi Sherlock Holmes bu kez Guy Ritchie yorumuyla beyazperdede.

Resmi pullara basıldı, adına dünyanın pek çok yerinde kulüpler kuruldu, yüzlerce kez sinemaya aktarıldı, hakkında ansiklopedi yazıldı, İngiltere Kraliyet Kimya Derneği tarafından onursal üyeliğe layık bulundu, kitaplarda geçen sözde evi müze yapıldı… Bir sanatçı, bilim insanı ya da devlet adamından bahsetmiyorum,
bütün bunlar hayali bir kitap kahramanının, efsanevi dedektif Sherlock Holmes’un gerçek dünyada bıraktığı izler. Polisiye mevzubahisse, kuşkusuz bu türün en zevkli hikâyeleri arasında Sherlock Holmes’unkiler üst sırada yer alır.

İLHAMI TIP PROFESÖRÜNDEN
Arthur Conan Doyle, Sherlock Holmes’u yaratırken bir fenomen haline dönüşeceğini düşünmemişti. Doyle, tıp fakültesinde okurken Holmes’un yer aldığı ilk hikâyesini yazdı. Kızıl Soruşturma isimli hikâye 1887’de yayımlandı. Doyle, Holmes’u hastalarla konuşmadan, gözlemlerle hastalığı tahmin eden profesörü Joseph Bell’den ilham alarak yarattı. Holmes’un sürükleyici hikâyeleri 1891-1893 yılları arasında The Strand Magazine’de yayımlandı. Holmes, Sidney Paget’in çizimleriyle de ete kemiğe büründü. Tarihe geçen tüm efsanevi karakterlerde olduğu gibi Holmes de kısa bir sürede yazarının önüne geçti.

Yayımlanan birkaç hikâyeden sonra Doyle, bu işten vazgeçmek ister ve hikâyelerin devamı için kabul edilemeyecek bir ücret ister. Ancak işler düşündüğü gibi gitmez. Teklifi kabul edilir! Doyle yazmaya devam eder ama pek de hoşnut değildir. Tarihi romanlar yazmak isteyince, Son Soruşturma isimli hikâyede, Holmes’u en büyük düşmanı Profesör Moriarity tarafından öldürür. Ancak tepkiler çok büyük olur. Adeta İngiltere’de yas ilan edilir, yüzlerce genç kollarına siyah bant takar, ağlayanlar olur. Doyle neredeyse vatan haini ilan edilir. Birkaç yılın ardından Doyle, isteklere direnemeyerek Boş Ev isimli hikâyeyle okuru yeniden Holmes ile buluşturur. Holmes hikâyeleri kitaplaştırılır. Özetle, polisiyenin ünlü dedektifinin dört romanı, elli altı uzun hikâyesi mevcut. Bunlarsa tam seksen beş dile çevrildi.

Ağzından piposu, kafasından ekoseli avcı şapkası, elinden büyüteci eksik olmayan Holmes’u diğerlerinden farklı kılan yöntemleridir. Olayları gözlem yoluyla çözmesiyle ünlüdür. Ayak izinden sigara külüne, el yazısından kokuya kadar pek çok kişinin önemsiz gördüğü ayrıntılardan sonuca ulaşır. Yeteneklerine diyecek yoktur. Kimyasal maddeleri kokusundan tanır. Zehirleri çok iyi bilir, Baskerville’lerin Köpeği romanında, tehdit mektubunun üzerindeki ‘beyaz yasemen’ kokusunu alır ve teşhisi koyar: “İşin içinde bir kadın da var”. Ona göre bir dedektifin birbirinden ayırması gereken yetmiş beş parfüm vardır. Olay yeri incelemelerinde beceriksiz polis müfettişlerinin aksine o, ayak izlerinin açıklığından boy tahmini yapar, hatta kişinin tarzını bile anlar: “Çizmelerinin bıraktığı zarif izlerden anlaşıldığı kadarıyla şık giyimliydi.”

DİSİPLİNLER ARASI İPUÇLARI
Baker Sokağı 221 B numaralı evinin bir köşesinde fokurdayan deney tüpü eksik olmaz. Laboratuar araştırmaları da maharetlerinden biridir. Örneğin cinayet işlenmesinden aylar sonra, şüphelenilen kişinin kıyafetleri üzerindeki kahverengi lekenin çamur mu, kan mı olduğunu ortaya koyan bir test bulur. Ellerinden mürekkep ve kimyasal madde lekeleri eksik olmayan Holmes’un gözlemleme ve çözümleme başarısının altında dudak uçuklatan kimya, anatomi, kriminoloji, suçlu psikolojisi, jeoloji bilgisi vardır. Ancak sınıfta kaldığı konular da yok değildir. Ev arkadaşı Doktor Watson, Holmes’a edebiyat, felsefe ve politikadan sıfır verir. Hatta Watson, Kızıl İpucu isimli hikâyede Holmes’un bazı konulardaki bilgisizliğini şöyle anlatır: “Bilgisi kadar bilgisizliği de olağandışıydı. Bir rastlantı sonucu Holmes’un Kopernik Kuramı’nı ve Güneş Sistemi’nin yapısını bilmediğini öğrenince şaşkınlığım doruğa ulaştı.”

Holmes, ilginç adamdır vesselam, gününü kimi zaman kimya laboratuarında kimi zaman otopsi salonlarında geçirir, bazen de Londra’nın varoşlarında yürüyüşe çıkar. Çalışmadığı zamanlarda ise evinden keman sesleri yükselir. Ayrıca usta bir eskrimci ve boksördür. Hani bilmediği beş vakit namaz derler ya, aynen öyle. Kendisi de yöntemlerinin başarısının farkındadır. Bu yüzden Holmes’a mütevazı bir karakter diyemeyiz. Holmes’un hikâyelerinde ev arkadaşı –ortağı demek daha doğru olur– Watson’ın rolü de çok büyüktür. Olayları çözmesine yardım etmesinin yanında, Holmes hikâyelerin sonunda olayı nasıl çözdüğünü Watson’a anlatır. Watson da sorularıyla okura tercüman olur.

Holmes’un alâmetifarikası onu bir efsane yapar. Doğuşundan bu yana hayranları katlanarak büyür. Holmes çılgınlığı nelere kadir dedirtecek pek çok şey de yaşanır. 1934’te Holmes hayranlarının kurduğu ilk kulüp olma özelliğine sahip Baker Street Irregulars çalışmalarına başlar. Kulüp adını Holmes’a bilgi toplamaya yardımcı olan sokak çocuklarından alır. Dünyada üç yüzden fazla Holmes kulübü olduğu söyleniyor. Holmes’un kitaptaki adresi, Baker Sokağı 221 B numaralı ev, sanki gerçekten de Holmes orada yaşamış gibi müze yapılır. Hayali bir karakterin gerçek dünyadaki varlığı bununla da sınırlı kalmaz. 2002 yılında İngiltere’de bulunan Kraliyet Kimya Derneği, cinayet vakalarını çözerken kimya bilgisinden yararlanarak adli tıbbın gelişmesine katkılarından dolayı Holmes’a onursal üyelik verir. Böylece dernek ilk kez bir hayali kişiliği üyeliğine kabul etmiş olur.

Holmes, beyazperde de en çok canlandırılan karakter oldu. İki yüz altmıştan fazla filme konu oldu. İlk Holmes filmleri 1900’lü yıllarda memleketi İngiltere değil de ABD ve Danimarka’da çekildi. Ünlü yönetmen Guy Ritchie’nin filminde Holmes’u Robert Downey Jr., ortağı Watson’ı ise Jude Law canlandırıyor. Holmes bu kez sadece keskin zekâsı ile değil, dövüş tekniğiyle de düşmanları alt ediyor. Karşımıza kavgaya girmekten çekinmeyen, atlayan, zıplayan hareketli Holmes-Watson ikilisi çıkıyor. Aksiyon dozu yüksek filmde Jude Law ise bence gelmiş geçmiş en karizmatik Watson unvanını hak ediyor.

Kızıl İpucu
Arthur Conan Doyle
Resimleyen: Zafer Temoçin
Çeviren: İpek Babacan
İş Kültür Yayınları / 215 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz