İyi Kitap

Tuvalet ihtiyacımız olmasa klozeti nereden bulacaktık?

Tuvalet ihtiyacımız olmasa klozeti nereden bulacaktık?

Şiirsel Taş

Hüner Dolu Buluşlar başlıklı dizi, icatların nasıl bir gereksinime yanıt verdiğini açıklayarak minik mucitlerin ufkunu açıyor. İçyüzü: İcatlar adlı kitap ise, çanak çömlekten otomobile, her türlü icadın, tarihinden teknik ayrıntısına kadar cezbedici bilgiler ve resimler içeriyor.

2005 yapımı Robotlar adlı animasyonu hatırlarsınız. İçeriğin tekniğe kurban gittiği popüler animasyonların içinde pırıl pırıl parlayan bir cevher olarak belleğimde yer etmiştir. Orta hallice bir robot ailesinin çocuğu olan ve büyük bir mucit olma hayalleri kuran Rodney Dibibakır’ın örnek aldığı kişi Kocakaynak
Endüstri’nin başındaki Bay Kocakaynak’tır. Ancak Rodney büyüyüp de Kocakaynak Endüstri’deki mucitlerden biri olarak çalışmak üzere yaşadığı kasabadan büyük kente gittiğinde ‘gün olur, devran döner’ hesabı, şirket yönetimi ve politikası değişmiş, Bay Kocakaynak modern zamanlara yenik düşmüştür. Rodney ile robot dostlarının bu düzen değişikliğine karşı verdiği mücadeleyi anlatır Robotlar. Bu arada, Bay Kocakaynak filmde mucitlere seslenirken sarf ettiği cümleyle
konumuzun tam göbeğine gelir oturur: “İhtiyacı belirleyin ve çaresine bakın.” Bütün icatların çıkış noktası aynıdır: İhtiyaç.

GÜNDELİK İHTİYAÇLAR
Hüner Dolu Buluşlar adını taşıyan altı kitaptan oluşan dizi, tam da Robotlar’ı izleme çağına erişmiş çocukların, mucitlerin icatlar dünyasına girişinde kullanabilecekleri bir kaynak. Dizideki altı kitabın ana başlıkları şöyle: Uzun Zaman Önce, İşler Yoluna Giriyor, İlk Dönem İcatlar, Yeni Fikirler Çağı, Dünya Gelişiyor ve Geleceğe Adım Atmak.

Dizinin ilk kitabı olan Uzun Zaman Önce, günlük yaşamda vazgeçilmez işlevselliği olan on önemli buluşu, 6-7 yaş grubundaki çocukların rahatlıkla anlayabileceği bir fizik bilgisini de içine katarak anlatıyor. Kitapta yer alan bölümlerden bazıları şunlar: “Mızrak uçları / aerodinamik, ilk tekerlekler / sürtünme, toprak rampa / eğik düzlem, ilk saban / kamalar, su kaldıracı / kaldıraçlar, ağaç sal / yüzme ve batma, köprü destekleri / baskı.” Bölümlerin adlarından da anlaşılacağı gibi, bu on buluşun her birinin hangi ihtiyaçtan doğduğu, hangi fizik prensibine dayandığı açıklanıyor; dizinin en güzel yanı da bu zaten! Dörder sayfadan oluşan her bölüm, tarihöncesi zamanlarda günlük hayatta bir sorunla karşılaşan ve bu sorunu çözemediği takdirde başına büyük dert açılacağını bilen bir karakterin, sorunu ortaya koyan (Büyükkaynak’ın tabiriyle ihtiyacı belirleyen) kısa öyküsüyle başlıyor. Sonra bize bu durumda “neler yapılabilir?” sorusu soruluyor ve akla gelebilecek yarı şaka yarı ciddi yanıtlardan bazıları sıralanıyor. Öykünün kahramanı soruna en uygun çözümü bularak açıklıyor ve daha sonra konuyla ilgili
bilimsel açıklama bölümüne geçiliyor. Her bölümün sonundaki “Sıra Sizde” sayfasında, çocuğun uygun malzemeler kullanarak konuyla ilgili bir model (vida, köprü, makara vb.) oluşturması için izleyeceği yol gösteriliyor.

Dizinin İşler Yoluna Giriyor adlı ikinci kitabında, ilk kitabın üzerine eklenen, içerik açısından önceki kitapla bağlantılı “Arşimet vidası / dönme kuvveti, kemerli köprü / kemer desteği, vinçler / makara tekerleği, el arabası / kaldıraçlar” gibi başlıklarla karşılaşıyoruz. İlk Dönem İcatlar adlı üçüncü kitapta coğrafi keşifler
çağının da başlamasıyla doğan yeni gereksinimleri karşılamak üzere geliştirilen usturlap ve pusulanın yanı sıra, kamera obskura ve abaküs gibi farklı buluşlardan da söz ediliyor.

KLOZETİN MUCİDİ DE VAR…
Yeni Fikirler Çağı adlı dördüncü kitapta gerçek mucitlerle tanışmaya başlıyoruz: Leonardo da Vinci (pek çok şeyin mucidi), Joseph Bramah (klozetin mucidi), Johannes Gutenberg (matbaanın mucidi), Anton van Leeuwenhoek (mikroskobun mucidi), Gabriel Fahrenheit (cıvalı termometrenin mucidi), Alessandro Volta (pilin mucidi).

Dünya Gelişiyor adlı beşinci kitapta fotoğraf makinesi, elektromıknatıs, teleskop, radyasyon, telgraf, buharlı motorlar gibi buluşlardan, dizinin son kitabı olan Geleceğe Adım Atmak’ta silikon çip, roket bilimi, fiber optik, robotlar ve lazer gibi konulardan söz ediliyor.

Hüner Dolu Buluşlar, icatların nasıl bir gereksinime yanıt verdiğini açıklamakta son derece başarılı bir dizi.

Bu icatları daha yakından incelemek isteyenlerin ihtiyacına yanıt verecek kitap ise İçyüzü: İcatlar adlı kitap. Kitabın “Tanıyın” başlıklı kısa başlangıç bölümünde icat ile keşif arasındaki farkın açıklanmasının ardından, tarih öncesinden günümüze uzanan icatların kronolojisini görüyoruz. Bu kitabı vesile edip insanlık tarihinin görkemli geçmişine bir göz atalım:

• M.Ö. 3500 öncesi, tarih öncesi dönem: çakmak, çömlek, gaz lambası, ok ve yay

• M.Ö. 3500-500, bronz ve demir çağları: tekerlek, yazı, kılıç ve zırh, yelkenli tekne

• M.Ö. 500- M.S. 500, antik çağ: değirmen, abaküs, Hero’nun buhar makinesi

• M.S. 500-1450, Ortaçağ: barut ve matbaa, mekanik saat

• 1450-1770, bilim devrimi çağı: teleskop, mikroskop, mekanik hesap makinesi

• 1770-1870, makineler çağı: sıcak hava balonu, buharlı lokomotif, fotoğraf makinesi

• 1870-1950, modern dünya: otomobil, telefon, Wright uçağı, radyo

• 1950’den günümüze, dijital çağ: bilgisayar, roket, biyonik

ABAKÜSTEN BİLGİSAYARA…
Kitabın “Odaklanın” başlıklı ikinci bölümünde, kronolojik olarak sıralanan bu icatların gerçekten de bir anlamda içine girip, ayrıntılı çalışma mekanizmasını görüyoruz. Her icat için ayrılan iki sayfanın altında bir başka kronolojik sürprizle karşılaşıyor, bu kez, o icadın tarihsel gelişim kronolojisini görüyoruz. Sözgelimi,
bilgisayarlarla ilgili bölümde, bilgisayarın iç yapısını ve bölümlerin işlevini anlatan iki sayfanın hemen altına göz gezdirdiğimizde abaküsten hesap makinesine,
Charles Babbage’ın karmaşık hesaplar yapabilen fark motorundan, UNIVAC elektronik bilgisayara ve mikroişlemcilere uzanan süreci izlemek mümkün.

Nedendir bilinmez, onca sayfanın içinde benim en fazla ilgimi çeken “Erişim Kontrolü: Kilit ve Anahtar” konusu oldu. Anahtar-kilit ilişkisinin yalın ve mükemmel mekanizması ve bu mekanik ilişkinin giderek biyometriğe doğru evrilmesi…

İcatlarla ilgili her kitapta rastlayamayacağınız diğer ilginç bölümler arasında “En İnce Kesikler: Cerrahi” ve “Daha İyi Vücutlar: Biyonik” yer alıyor. Kitaptaki son bölüm ise beklenebileceği üzere “Küçülen Dünya: İnternet” adını taşıyor.

İlk bakışta (kapağıyla, iç sayfalardaki görsel malzemesiyle) çok daha mütevazı gibi görünen Neden ve Nasıl: İcatlar (Tudem Yayınları) kitabından da özellikle söz etmek isterim. Çünkü matbaaya, arabaya, teleskopa icatlarla ilgili bütün kitap ve ansiklopedilerde rastlayabilirsiniz ama patent konusuna ayrılmış bir sayfaya ve elinde, “Yaşam üzerindeki patenti durdurun!” yazan bir pankart taşıyan Greenpeace eylemcisinin fotoğrafına her kitapta rastlayamazsınız. “Bilim dünyasındaki
son gelişmelerle birlikte hangi icatların patent alabileceği tartışma konusu oldu. Örneğin; değiştirilmiş genler ve gen değiştirme yöntemleri şimdiden patent altına alındı. Amerika’nın Harvard Üniversitesi’ndeki doktorlar, 1988’de genleri değiştirilmiş bir farenin patentini aldılar. Tüm dünyada yaklaşık 28 milyon patent başvurusu yapıldı. Sadece Amerika’da bu rakama yılda yaklaşık 100.000 yeni başvuru eklenmektedir.”

İcatlar
Glenn Murphy
Çeviren: Levent Türer
Tudem Yayınları
64 sayfa

Hüner Dolu Buluşlar
Gerry Bailey
Geleceğe Adım Atmak
Çeviren: Neşe Akın
Caretta Yayıncılık / 46 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz