İyi Kitap

Gizlenmek ve kaybolmak!

Çağlayan ÇEVİK

Mehmet Atilla, Bilgisayar’daki Saklambaç ve Yüzümde Kırlangıç Gölgesi adlı kitaplarında, bir dilde yaşanan kelime kaybının, yaşamı nasıl derinden sarsabileceğini ya da paranoyaya yol açacak derecede saklanan sırların yol açtığı zararları sıradan olaylar aracılığıyla anlatıyor.

Ünlü Fransız yazar Georges Perec’in Kayboluş (La Disparition) romanının bir an için gerçek olduğunu düşünün. Perec, romanını hiç “e” harfi kullanmadan kaleme almış ve romanın konusu da bu harfin bulunmasına yönelik bir macerayı içermektedir. Dilden bir harfin kaybolması çok büyük bir felakettir elbette, ya bir kelime kaybolsa ve bunun hangisi olduğunu bilemeseniz? O zaman o kelimenin peşine mi düşersiniz, yoksa bir gün o kelimeye ihtiyacınız olana kadar kullanmamayı mı denersiniz? Epey çetrefil bir durum aslında. Örneğin aşkın, mutluluğun kelime olarak bile olmadığı bir hayatı düşünmeye çalıştığınızda bile yeterince sıkıntıya düşüyorsunuz. Buna benzer bir durum Saygın’ın da başına geliyor, Bilgisayardaki Saklambaç isimli öyküde. Bilgisayarının ekranında görünen
eksik kelime uyarısından sonra, Saygın ve ailesi ellerinden gelen her şeyi yaparak kaybolan kelimenin ne olduğunu bulmaya çalışırlar. Sonunda karşılarına çıkan kelime, onların gösterdiği özveriye uygun bir kelime olacaktır.

HEM GÜNDELİK HEM ESTETİK
Mehmet Atilla, Bilgisayardaki Saklambaç isimli beş öyküden oluşan kitabında, kıssadan hisse çıkarılacak öykülere imza atıyor. Çocuk ve gençlik edebiyatının nitelikli örneklerine imza atan Atilla, öykülerinde bizleri birbirinden farklı maceralara davet ederken, bir yandan da ders vermeyi ihmal etmiyor. Nasreddin Hoca’nın yetiştiği topraklardan beslenen Atilla, emanet aldığı mirası başarılı bir şekilde kullanırken, öyle ‘sırf ders vermek için’ bir şeyler anlatmıyor. Edebiyatı ihmal etmeden yapıyor bunu.

Yüzümde Kırlangıç Gölgesi ise sürükleyici kurguya sahip bir roman. Bir kıyı kasabasında yaşananlar, her sayfasında ritmini artırarak bizleri peşinden sürüklüyor. Engin’in ailesi, bir kıyı kasabasında bir pansiyon işletmektedir. Engin’le Nilüfer’in yolları bu kasabada kesişir. İkilinin yaşadıkları onları geleceğe hazırlarken, kasabada farklı olaylar da yaşanmaktadır. İmbat Reis’in son dönemlerdeki gizemli tavırları, Aksona Halil’in huysuzlukları, Mary ve birdenbire ortaya çıkan özürlü bir çocuk. Nilüfer ve Engin bir yandan aralarındaki ilişkiyi nasıl koruyacaklarını öğrenirlerken, diğer taraftan da özürlü çocuğun gizemini çözmeye çalışırlar. Zaman ilerledikçe karşılarına çıkan gerçek ikisini de hayrete düşürecektir. Tüm bu olayların haricinde bir de romanını bu kasabada yazan isimsiz bir ‘yazar’ bize eşlik eder romanda. Bir kıyı pansiyonu sakinlerinin yaşadığı bu olayları bize belki de yazar aktarmaktadır. Ne de olsa, kimsenin göremediği kırlangıç gölgesini görebilen bir tek odur.

Bu kıyı kasabası, birbirinden ayrı hayatlar yaşayan insanların kesişme noktası olduğu kadar, kaderlerini birbirine bağlayan ortak noktadır da aynı zamanda. İmbat Reis’ten Nilüfer’e, Douglas’tan Yazar’a, Mary’den Engin’e kadar herkesin yolunun kesiştiği kasaba birçok olaya gebedir.

Mehmet Atilla, Yüzümde Kırlangıç Gölgesi’nde insanların ‘gizli saklı’ yaptıkları işlerin sonrasında nelere, nasıl yanlış anlamalara ve şüpheci yaklaşımların bizi nasıl zarara sürükleyeceğini etkileyici bir romanla dile getiriyor. Duru Türkçesi ve temposu bir an düşmeyen kurgusuyla, türün seçkin örneklerinden birine imza atıyor.

Yüzümde Kırlangıç Gölgesi
Mehmet Atilla
Tudem Yayınları
248 sayfa

Bilgisayardaki Saklambaç
Mehmet Atilla
Resimleyen: Ömer Çam
Tudem Yayınları / 80 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz