İyi Kitap

Uçmak için önce süzülmeyi öğrenmelisiniz

Uçmak için önce süzülmeyi öğrenmelisiniz

Onat BAHADIR

Küçük bir kızın her gece Kaz Prens’le gökyüzüne uçtuğunu bir düşünsenize. Üstelik annesi bile ona inanmıyor! Jane Langton’ın çocuğun fantastik dünyasına yolculuğu, kendi içinizdeki yaratıcılığı açığa çıkarmanıza da yardımcı olacak.

Çocukken her şey mümkündür. Hayal gücünüz henüz gerçekliğin baskın farkındalığıyla gemlenmemişken, bir uçağın kanadına asılıp dünyayı dolaşabilirsiniz ya da dev bir köstebeğin sırtında yeraltına inip gizli zenginlikler keşfedebilirsiniz. Her şey siz onu nasıl hayal ederseniz öyledir! Ne bilinçaltına tıkıştırılmış korkular çarpıtır hayal gücünüzü ne de toplumsal önyargılar, sınırlar… Her çocuk biraz yaratıcıdır bu nedenle ve de her yaratıcı açık ya da örtük; biraz çocuk… Tabii kimi gerekli kimi gereğinden yüksek inşa edilmiş duvarları içselleştirene dek… Öyle ki bir süre sonra orada olduklarını bile unutur ama sınırlarına her nasılsa yaklaşmamayı sürdürürüz.

SONSUZA UÇMAK
Jane Langton’un Uçmak İstiyorum adlı romanının ana karakteri Georgie, duvarların pek farkında değil henüz. En büyük tutkusu uçmak… Zaman zaman bunu başarıyor da! Bir yaprağın süzülmesi gibi süzülüyor evin merdivenlerinden aşağı. Ancak çoğunlukla bunu yalnızken yapabiliyor. Kuşkuya düşüyoruz, acaba uçtuğunu hayal mi ediyor diye. Başka şahitler de ortaya çıkınca, yazarın bizi fantastik bir dünyanın içine alacağı kesinleşiyor. Önce kardeşlerinin gözüne çarpıyor Georgie’nin süzülüşü, sonra yeni komşuları Bayan Madeline Prawn’ın… Bayan Prawn çocuklardan pek hazzetmiyor. Georgie’yi bahçesinin kenarında görür görmez uzaklaşması için uyarıyor. Ama küçük kızın uçtuğuna şahit olunca iş değişiyor; kuşku ve meraktan ne yapacağını, kıza nasıl yaklaşacağını şaşırıyor. Önce bir peri kızı olabileceğini, dolunayda periler tarafında götürüleceğini düşünüyor. Bu tekinsiz senaryoya kızın bir de aziz olma ihtimali ekleniyor hemen. İşi, sular kesildi deyip Georgie’lerin evinden bidon bidon su doldurup küçük kıza kutsatmayı denemeye kadar götürüyor.

Tabii bu girişimin altında manevi değil, kutsal sulardan kazanabileceği paralara dayalı maddi bir amaç var. Georgie ise çocuklardan hoşlanmayan Bayan Prawn’a görünüp onu üzmemek için köşe bucak saklanıyor.

KAZ PRENS’İN HEDİYESİ
Romanın ikinci kahramanı ve ilerleyen sayfalarda Georgie’nin de en yakın arkadaşı olacak yaşlı kazla, ki Georgie ona Kaz Prens ismini veriyor, en başta tanışıyoruz aslında. Yazar göç etmekte olan bir kuş sürüsünün içinden seçiyor kahramanını. Onu sürüden ayırıp Walden Gölü’ne indiriyor. Suyun üstünde süzülür ve yorgunluğunu dindirirken gölün sığ kısımlarında küçük, değerli bir şey fark ediyor Kaz Prens. Ona hediye diyor. Kime vereceğini bilemiyor ama… “Bu hediye herhangi biri için çok fazlaydı. Onu değerini anlayacak birine vermeliydi. Bu kişi ona iyi bakacak biri olmalıydı. Ama kim?”

Georgie’yi tanıdıkça ve Kaz Prens’le arkadaş olduğunu gördükçe hediyenin onun olacağını anlıyoruz, ama yazar romanın son bölümüne, son cümlelerine kadar hediyenin aslında ne olduğuna dair merakımızı dindirmiyor. Fakat Georgie sonunda muradına eriyor ve arkadaşı Kaz Prens’le geceleri gökyüzünde, güçlü rüzgârların da yardımıyla uçuyor. Kimse bilmiyor sansa da annesi neler olduğunun farkında. Ama müdahale etmeye de korkuyor Georgie’ye. Geceleri uykusuz, küçük kızının eve dönmesini bekliyor. İçinden, “Var olduğunu bile bilmiyor. Sadece gözlerden ve kulaklardan ibaret, onunla ilgili her şey bu kadar, görüyor ve dinliyor. Dışarıdaki dünya paldır küldür içine akıyor ve işte o da böyle var oluyor. Kendini hiç düşünmüyor. Onun yerine gündoğumuyla, yağmurla ve evin üstünden uçan kazlarla nefes alıyor, kalbi onlarla atıyor,” diye düşünüyor annesi.

DÜŞ GÜCÜ
Jane Langton, ilk baskısı 1980 yılında yapılmış Uçmak İstiyorum adlı romanıyla ABD’deki en önemli çocuk kitapları ödülü “Newberry Honnor Book” madalyasını almış. Yıllardır pek çok dile çevrilmiş kitap, bir büyüme öyküsü anlatıyor. Büyümenin günümüzde biraz eksik kalan bir yanının; dünyayı, onu paylaştığımız başka canlılarla birlikte algılamanın sessizce altını çiziyor. Yaşlı kaz ya da Kaz Prens’in Georgie’ye verdiği hediye, bunun sembolü… Georgie ise hayal gücümüzün en yaramaz zamanının ve yaratıcı enerjimizin asıl kaynağının…

Uçmak İstiyorum
Jane Langton
Çeviren: Zarife Biliz
Genç Turkuvaz / 187 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz