İyi Kitap

Bir gün yolunuz ıssız bir köye düşerse…

Bir gün yolunuz ıssız bir köye düşerse…

Kitap İçi’ne bu ay, Toprak Işık’ın Adından Belli Kuşlar Köyü adlı kitabı konuk oluyor. Kuş uçmaz kervan geçmez bir köye yolu düşen yedi afacanın, hiçbir taşıtın bulunmadığı bu köyden eve geri dönüşlerinin komik ve resimli öyküsünden tadımlık satırlar…

Yağızlar Köyü çocukları harman yerinde toplanmışlardı. Yedi kişiydiler. Sıradan bir güne başladıklarını zannediyorlar, hayatlarının en unutulmaz gününü yaşayacaklarını henüz bilmiyorlardı.

En büyükleri Selim, on iki yaşındaydı. Herkes onu Karabacak Selim diye biliyordu, ama aslında o Başkan Selim’di. Çünkü kendisi Yağızlar Spor Kulübü Başkanı’ydı.

-Yoklama yap Deniz, dedi Selim. Deniz, grubun en küçük iki üyesinden biriydi. Altı yaşında olmasına rağmen oldukça iyi bir konuma sahipti. Yağızlar Spor Kulübü’nün özel kalem müdürüydü. Yani başkana en yakın kişi.
– Zeynep, dedi Deniz.
– Burada, dedi Zeynep. Zeynep de kulübün diğer en küçük üyesiydi. Saçları kıvır kıvır, burnu küçücüktü. Çok sevimliydi. Bir oyuncakçının vitrininde sessizce otursa kimse onu cansız bebeklerden ayıramazdı. Deniz’in ısrarlı tavsiyesiyle kulübe kabul edilmişti.

– Ali, dedi Deniz. Ali orada olduğunu söyleyemedi. Sadece elini kaldırdı; çünkü o konuşmuyordu. Daha doğrusu konuşamıyordu. Beş yaşındayken trafik kazası geçirmişti. Amcasının düğününe giderlerken bindikleri traktör devrilmişti. Ali’nin burnu bile kanamamıştı, ama kazadan sonra konuşmayı bırakmıştı. Dört yıldır sessizdi. Ona Altıbacak Ali diyorlardı. O kadar hızlı koşuyordu ki gören onu altı bacaklı zannederdi. Ağaçlara tırmanırken de sanki gizli bir merdiven kullanıyordu.

Deniz, kulübün kalan üç üyesinin de adlarını seslendi: Hatice, Kadir, Teoman…

– Herkes burada başkanım, dedi Deniz. Selim, Deniz’e teşekkür etti ve günün programını açıklamaya başladı:
– Bugün avcılık yapacağız arkadaşlar.
– Ne avlayacağız, dedi Teoman. Teoman aslında Yağızlar’da oturmuyordu. Anne babasıyla birlikte Almanya’da yaşıyordu. Yaz tatili için anneannesine gelmişti.
– Kuş. Kuş avlayacağız.
– Sapanımız yok ki başkanım. Selim, bu gerçeği hatırlatan Deniz’e kaşlarını çatarak baktı. O, bir şey yapacaklarını söylediyse mutlaka bunun her ayrıntısını düşünmüştür. Herkes sadece şunu sormalıydı:
“Benim görevim ne?”
– Deniz, Zeynep! Siz taş toplayacaksınız.
– Tamam Selim Abi, dedi Zeynep. Selim yine kaşlarını çattı.
– Neye tamam diyorsun sen? Zeynep şaşırdı.
– Taş toplamaya…
– Nasıl taş toplayacaksın?
– Nasıl taş toplayacağım?

Adından Belli Kuşlar Köyü
Toprak Işık
Resimleyen: Gökçe Akgül
Tudem Yayınları / 120 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz