İyi Kitap

Gidecek hiçbir yer kalmadığında…

Yeliz KIZILARSLAN

Çizgi roman ve fantezi edebiyatının asi rock yıldızı Neil Gaiman, Londra’nın yeraltı dünyasına indiği Yokyer’de, İngiliz üst sınıfının yabancılaştığı alt kesimlerin sefaletine dikkat çekiyor. Ve her zamanki yaratıcılığıyla okurlarına capcanlı bir ‘öteki’ Londra haritası çıkarıyor.

İlk kez, 1996’da BBC için 6 bölümlük kısa bir dizi serisiyle izleyicilerin karşısına çıkan Neil Gaiman’ın merakla beklenen Yokyer (Neverwhere) adlı
distopik romanı, İthaki Yayınları’ndan Evrim Öncül’ün özenli çevirisiyle sadık Gaiman okurlarıyla buluştu. Gizemli, çekici ve kariyer sahibi genç bir
işadamı olan Richard Mayhew’ün güzel, zengin ve başarılı nişanlısı Jessica ile olan rutin büyük şehir yaşamını bir gece sokakta kanlar içinde bulduğu kir pas içindeki genç kız değiştirir.

Richard, Door adındaki bu yaralı kıza yardım etme pahasına nişanlısından
ayrılır, işini kaybeder ve ardından tuhaf bir şekilde kendi hayatından silinir! Yaşamı bir anda tersine dönen genç adam, ailesi gibi kendisi de öldürülmek istenen Door’la birlikte Londra metrosunun sadece bir duraktan diğerine gitmek için kullanılmadığını fark eder. Metronun dehlizlerinde süren başka bir yaşam olduğunu keşfettiğinde ise, düzenli yaşamına geri dönüş onun için zorlu bir yolculuğa dönüşür.

Door’un, Richard’tan bulmasını istediği Marquies de Carabas, genç kızı Messrs, Croup ve Vandemar’dan oluşan suikast ekibinden kurtaracak tek
kişidir. Door’un rehberliğinde, Aşağı Londra denilen yeraltı dünyasına inen Richard, burada, Konuşan Fareler’le dost olur. Çöpün âlâsının satıldığı dev bir pazar karşısında büyülenir ve sıkıcı burjuva yaşamının konforu yerine yeraltını yeğler. Avcı isimli efsanevi savaşçının aralarına katılmasıyla Marquis, Door ve Richard, Black Friars’ın gerçek anahtarını aramak üzere heyecanlı bir maceraya atılırlar.

ÖTEKİ’NİN ÖTESİ
Romanın sonundaki muğlak soru ise Richard’ın tercihi olur elbette: Eve
dönüş yolunun anahtarını bulsa da, artık Aşağı Londra’yı tanıyan Richard, zaman yolculuğuyla yukarıya çıkmak, yani refah içindeki can sıkıcı ve ‘medeni’ yaşamına dönmek isteyecek midir?

Neil Gaiman’ın, yazarının düşü ve ideal bir toplum modeli olan ‘ütopya’yı
anlatan bir edebi tür olan ütopik romanın karşıtı bir anti-ütopya olan ve
kâbusları anlatan distopya formunda kaleme aldığı Yokyer’in edebi kökleri, 17. yüzyıl İngiliz edebiyatının öncü yazarlarından Samuel Butler’ın Erewon
adlı yapıtına dayanır. ‘Nowere’ kelimesinin tersten yazımı olan ‘erewon’, küçük bir kelime oyunuyla ütopya anlamına gelen ‘yokyer’e tekabül eder.

‘Yokyer’in İngilizcedeki eksiksiz yazılışı ise ‘no-where’dir. Ütopyaların, gerçekdışı bulunan kusursuzluğuna karşı bir eleştiri getirmek için Samuel Butler tarafından yazılan Erewon ise bilinen ilk distopyadır. 1890 yılında Erewon’unun sırrını açıklayarak, ütopyacı sosyalizmin saf iyilik felsefesi üzerine kurulu dünyasına radikal eleştiriyi getirecek kişi ise Yokyerden Haberler (News From Nowhere) ile William Morris’tir. Morris, kapitalist üretim tarzına alternatif bir model olan ütopyacı kuramların içinde barınan totaliter ve kuru ahlakçı yapıyı, Viktorya dönemi İngiltere’sinin dünyasında geçen distopik romanında ironik bir dille eleştirir. Modern toplumun teknoloji ve uygarlık düzeyinin yükselmesine paralel olarak yitirilen insani değerlerin ve yok olan felsefi kavramların izini distopik romanı Yokyer’de ustalarına selam göndererek sürüyor Neil Gaiman. Yazar, her türlü lüks ve konfora sahip tüketim toplumunun insanlığını unutan, kendine yabancılaşmış ve toplumdan izole bireyini bizzat kendi kendine sorgulatarak, aslında iyi veya kötü ‘öteki’ olmadan yaşanmayacağına
işaret ediyor.

Şeytani kötünün karşısına konan saf iyi ikileminin yerine, kötülüksüz ve
kötüsüz bir dünya olmadığı gerçeğinin idrak edilmesinin daha insancıl ve adil bir dünya düzeni için gerekli olduğunu söylüyor Gaiman. Zira tıpkı romanda Richard’ın, Aşağı Londra’yı, tesadüfen gerçekleştirdiği insani bir vazife sonucu keşfetmesinde olduğu gibi gidilecek hiçbir yer kalmadığında, kötü ve yaratıcısı karşı karşıya kalır.

Gaiman’ın, Batı’yı ve modernizmini en içerden, Londra’nın alacalı katmanlarından kıyasıya eleştirdiği distopik romanı Yokyer, kötüyü ve kirliyi önyargısız keşfetmek isteyenler için uzun süredir beklenen edebi bir şölen.

Yokyer
Neil Gaiman
Çeviren: Evrim Öncül
İthaki Yayınları / 372 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz