İyi Kitap

Tarih Aynası Sokağı’nda zaman yolculuğu…

Tarih Aynası Sokağı’nda zaman yolculuğu…

Şebnem AKALIN

Ezberci tarih anlayışına karşı çıkan tarih öğretmeni yazar Çiğdem Ataş’ın, Tarih Aynası serisinden çıkan Taş Duvarların Sesi-Hitit ve Sağdan Yedinci Taş-Urartu adlı kitapları, çocuklara tarih sevgisi kazandırmanın bir yolu olarak fantastik roman türünü tercih ediyor…

“Hiç duymadım adlarını. Keşke tarih dersine daha çok çalışsaydım. Üf ya,
ne yapayım derste hep uykum geliyor”. Kahramanımız Ata’nın bu sözlerinden de anlaşıldığı gibi, tarih dersleri pek sevilmez. Yalnızca iyilerle kötülerin savaşlarının anlatıldığı, sınavlarda başarılı olabilmek için belli günlerin ezberlenmek zorunda olduğu bir ders elbette sevilmeyecektir. Uygarlık tarihi ve günümüze kadar gelen gelişmelere yön veren olayların neden-sonuç ilişkilerinin anlatıldığı, yorum ve tartışmalara açık tarih derslerinin müfredatta yer almasını diliyorum.

Aslında tarihin sevilmediği düşüncesine de katılmıyorum. Çünkü çok satanlar listelerinde geçmişi konu olan roman ve öykülere her zaman rastlamak olası. Kitapevlerinde çocuk kitapları için bu tür çok satanlar, yeni çıkanlar gibi köşelere henüz rastlamadım. Fakat arkeoloji ve tarih konulu
birçok kitap raflardaki yerlerini alıyor.

Kendisi de tarih öğretmeni olan ve öğrencilerinin de tarihe en az kendisi kadar ilgi duymaları için elinden geleni yapmayı ilke edinen Çiğdem Özelsancak Ataş’ın kitapları da bunlardan. Seçilmiş kişi ya da ‘Aynaların Efendisi’ Ata’nın maceralarının bu iki kitap ile sınırlı kalmayıp devam edeceği kesin.

Ata’nın tarih aynasını bulması, Sultanahmet’teki eski bir dükkânda başlar. Dışarıdan bakıldığında küçücük duran bu dükkânın içinde ‘Uçan Halılar’, ‘Durmuş Saatler’, ‘Kırık Oyuncaklar’ gibi çeşitli sokaklar bulunmaktadır. Ata, Tarih Aynası Sokağı’nda duvarda asılı duran aynayı, anneannesine o gün ısrarla aldırdığı bilgisayar oyunları ile takas eder.

Evlerine döndüklerinde, anneannesi Cici ile birlikte, aynada bir anda beliren görüntünün içine girip, bir zaman yolculuğu sonucu kendilerini binlerce yıl öncesinde bulurlar. Aynada beliren yazı ve görüntüler sayesinde gittikleri zaman ve ülke hakkında bilgi sahibi olup, ayrıca aynayı daha önce kullanmış kişilerle karşılaşırlar. Merak ettikleri, aynanın neden muhafız olarak kendilerini seçtiğidir ve bunun yanıtını da ancak yolculukları sırasında Ata bulacaktır.

HİTİT ÜLKESİNDE
Serinin ilk kitabı Taş Duvarların Sesi-Hitit’de, Ata ve Cici, M.Ö. 1280’li yıllarda Hatti/Hitit ülkesine gidiyor. Çorum yakınlarındaki Boğazköy’ün o zamanki adı Hattuşa’dır ve gümüş anlamına geldiğini aynadan öğrenirler. Kendilerine yardımcı olan yaşlı Bilge ile tapınağa giden Ata ve Cici, Hatti ülkesinin inançları, yasaları hakkında bilgi edinirler. En dikkatlerini çeken olay ise meyve bahçelerini ve tarlaları ateşe verdiği için suçlu bulunan birine ölüm cezası verilmesidir. Kahramanlarımız bunu çok acımasız bulsalar da, Bilge’nin cevabı insanların karnını doyuran toprağı bozmanın bir cinayet olduğu şeklinde olur.

Ayrıca karşılaştıkları güçlü kuvvetli askerler Ata’ya, kendileri gibi olması için beslenmesine dikkat etmesini öğütlerken de Doğa Ana’nın çocukların sağlıklı olması için gereken her şeyi sunduğunu, ona arkasını dönmemesini eklerler. Kral 3. Hattuşili’nin sarayına götürüldüklerinde ise Kadeş Barış Antlaşması’nın imzalanmasına tanıklık ederler.

Aslında Kral çocukluğundan beri sahip olduğu bu aynayı savaş sırasında
kaybetmiştir ve onun yol açabileceklerinden endişe duyduğu için yok edilmesine karar vermiştir. Evlerine geri dönemeyeceklerinden korkan Ata ve Cici, aynada beliren yeni görüntü ile bambaşka bir yer ve zamana savrulur. ‘Tarih Aynası’nın, Sağdan Yedinci Taş-Urartu adını taşıyan ikinci kitabı da burada başlıyor.

Kahramanlarımız buraya Kral 2. Sarduri’yi bulmak için gelmişlerdir. Ama bu arada aynanın, çocukluğunda Cici’nin odasında asılı durduğunu, üzerindeki taşlardan birini söküp kolye yaptığını öğreniriz.

Urartu Krallığı’nın sulama kanalları ve barajları, tarım ve hayvancılıkta sağladığı ilerlemeleri, görkemli kaleleri ve kral mezarları, çivi yazısıyla ilgili bilgileri satır aralarına serpiştirilmiş. Ata tüm yaşadıklarından sonra doğanın onun, hatta tüm insanların yardımına ihtiyacı olduğunu ve onun için savaşmaya hazır olduğunu anlar. O artık bir doğa savaşçısı olacaktır.

Hikâyeleri destekleyen çizimler ve ülke haritalarından örneklerle kitaplar görsel olarak da çocukların ilgisini çekecek şekilde tasarlanmış. Hitit sarayındaki yemekler arasında patatesin bulunması, Güney Amerika kökenli bu sebzenin de yaklaşık 2700 yıllık bir zaman yolculuğu yaptığını gösteriyor!

Taş Duvarların Sesi
Hitit
Çiğdem Özelsancak Ataş
Resimleyen: Anıl Tortop
Top Yayıncılık / 64 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz