İyi Kitap

Zehir’in karanlığından kaçamazsın dostum!

Zehir’in karanlığından kaçamazsın dostum!

Mine ERYAVUZ

Chris Wooding’in, belirli bölümleri çizgi roman olarak tasarlanmış gerilim
romanı Zehir, 12 yaş üstü okuru kaçma arzusu ve korku gibi en temel duygularla yüzleşmeye davet ediyor. Arkadaşları Luke’u bulmak için yeraltına inen Jacke ve Kady’i burada zorlu ve Zehir’li bir macera bekliyor.

Çocukluğunuzda, yasaklanmış ya da asla bulunamayan çizgi romanlarla
ilgili efsaneler mutlaka duymuşsunuzdur. Belki bunlara inanmıyordunuz ama yine de bir kuşku hep vardı: Neden olmasın! Belki de hayatın anlamı o çizgi romanın sayfalarındaydı…

Zehir, tam da bu hikâyeyi anlatıyor. Günümüz Londra’sında yayılan bir söylenti: Sırık Jacke’ye seslen ve seni Zehir’e, korkunç bir çizgi romanın içindeki dünyaya götürsün. Elbette ki, buna çocuklar bile inanmadı! Ta ki arkadaşları Luke ortadan kaybolana kadar… Yetişkinler, Luke’un evden kaçmış ya da kaçırılmış olduğunu düşündüler. Ama bir ihtimal daha vardı!

Seth, arkadaşına ne olduğunu öğrenmek için gerekli malzemeleri topladı ve Sırık Jacke’yi çağırdı. Kady de ardından gitti. Ama Zehir’den çıkmak, girmek kadar kolay değil. Zehir’in sıradan hayatlarımıza hiç mi hiç benzemeyen dünyasında, makine canavarların saldırısından kurtulmak ve hayatta kalmak için güçlü ve en önemlisi zeki olmak gerekiyor.

Chris Wooding, en temel korkularımızı kurcalıyor ve hitap ettiği yaş grubunun dilinden konuşmayı başararak tüyler ürpertici bir hikâye anlatırken; kahramanlık, cesaret, sevgi ve dostluk gibi kavramları da öne çıkarıyor.

Çizgi roman ve düzyazıyı aynı kitapta harmanlamayı nasıl düşündünüz?

Düzyazı ve çizgi romandan oluşan bir karma kitap yazmak istedim. Ama bunun üstesinden gelebilmenin tek yolu çizgi romanla ilgili bir kitap yazmaktan geçiyordu. Bu şekilde, çizgi roman sanatı kitap içinde sadece süs olmaktan çıkacak ve hikâyenin bir parçası olarak yerini alacaktı. Ben de çareyi korkunç bir yeraltı çizgi romanı yapmakta buldum, hikâyenin geri kalanı da buradan çıktı.

Zehir’in yeni bir anlatım tarzı ortaya koyduğu söylenebilir… Bu kitap disiplinlerarası yaklaşımın bir uzantısı olarak değerlendirilebilirmi?

Bence Zehir’in farkı, kendini genel geçer olanla sınırlamamasında yatıyor. Aslında, daha önce kimsenin normal kitaplarla çizgi romanı bileştirmeyi düşünmemiş olmasına şaşırdım. Belki de birileri yapmıştır, ama ben daha önce böyle bir kitapla karşılaşmadım. Çizgi roman okuyup da asla kitap okumayan çok insan var ya da tam tersi. Umarım bu insanlar bir şekilde Zehir’le tanışırlar ve düzyazının da çizgi romanın da bir arada, bir hikâye anlatmak için ne kadar harika yollar olduğunu görürler.

Zehir, düzyazı ve çizgi romanı birleştirdiği gibi fantastik dünya ile gerçek dünya arasında da bir bağ kuruyor… Bu birleşim hakkında neler söylersiniz?

Bence fantastik hikâyeler, gerçek dünyada geçiyorsa daha korkunç oluyor. Bu korkunç yaratıkların gelip sizi alabileceğine inanmaya başlıyorsunuz. Zehir’de, fantastik dünyamın gerçek dünyadaki etkilerini göstermek istedim: hafızaları silinen çocuklar, çocuklarını kaybeden yaslı anne babalar. Bütün bu fantastik hikâye aslında gerçekliğin bir yansıması. Dolayısıyla onu oturma odalarına ne kadar sokarsanız o kadar hissedilir.

Zehir’de görsel bir anlatım şekliyle çalışmak sizi nasıl etkiledi?

Bazen yirmi sayfada anlatacağınız bir kavgayı, çizgi romanda on sayfaya
sıkıştırmak güzeldi. Bu durum, düzyazı kısımlarındaki anlatımımı değiştirmedi. Her zaman görsel ve macera odaklı bir tarzım olmuştur. Ama fikirlerimin sayfa üzerinde hayata geçmesini görmek çok ilginçti.

Zehir’in yaratım sürecinden bahseder misiniz biraz da? Kitabın çizeri Dan Chernett ile nasıl bir ortak çalışma izlediniz?

Aslına bakarsanız Dan’le çok fazla irtibatım olmadı. Ben ona çizgi roman kısımlarının metinlerini yolladım, o da bana taslakları gönderdi. Ben yorumlar ve değişiklikler yaptım, Dan sayfaların son halini çizdi. Canavarlar ve karakterler hakkında aynı çizgide şeyler düşünüyorduk.

Sizce, Zehir’in genç okuyucu tarafından bu kadar beğenilmesinin sebebi nedir? Böyle bir başarı bekliyor muydunuz?

Bunu gerçekten beklemiyordum. Bence çocuklar Zehir’i sevdi çünkü dilimiz ya da kültürümüz ne olursa olsun, bu kitap hepimizin paylaştığı temel korkulara dokunuyor. “Bu maili on kişiye göndermezseniz, yirmi dört saat içinde yüzü olmayan bir kız sizi uykunuzda boğazlayacak!” ya da bunun
gibi şeyler söyleyen e-postaları bilirsiniz. Bu gülünç, ama insanlar hâlâ bu mailleri gönderiyor, çünkü biraz da olsa korkuyorlar. Sırık Jacke böylesi bir batıl inancı temsil ediyor.

Korkunç bir hikâye nasıl yazılır?

Herhangi başka bir hikâyeden farkı yok. Neyse ki, çok kolay korkmam. Yazarken hiç korkmam, çünkü sonra ne olacağını biliyorum.

Zehir, ilk gençlik çağındaki çocukların aileleriyle paylaşamadıkları dünyalarını, duygu, düşünce ve davranışlarıyla birlikte ortaya koyuyor. Bu dünyayı nasıl yakaladınız?

O yaşta olmanın nasıl bir şey olduğunu hatırlıyorum. Okul bahçesinde, yasak korku filmlerinin video kasetleri ya da bulunamayan çizgi romanlarla
ilgili her türlü söylenti dolaşırdı. Anne babalar ve öğretmenler bu tarz şeylere aldırmazlardı. Çünkü söyleseniz bile, kimse size inanmazdı.

Zehir’in kahramanlarından bahseder misiniz? Onları nasıl kurguladınız?

Karakterleri yaratırken, genelde tanıdığım insanlardan parçalar alırım ve
onları bir araya getiririm. Bazı karakterlerin ise nereden çıktığını bilmiyorum. Seth’in alaycı ve kuşkulu davranışları benim o yaştaki halime benziyor. Ama ben onun yarısı kadar bile atletik ve inatçı değildim.

Orta sınıf İngiliz aileleri, hayatı ve dünyayı anlamaya çalışmayan, heyecanını ve merakını yitirmiş insanlar… Tanımladığınız hayat günümüzde tüm dünyada çok yaygın. Çocukları daha şüpheci ve cesur olmaya teşvik ettiğiniz söylenebilir mi?

Temel olarak evet. Ben de böyle bir dünyada büyüdüm. Ben şanslıydım, az da olsa dünyayı keşfetmek için fırsatım oldu. Ama çocukluğumda tanıdığım insanların çoğu hâlâ orada yaşıyor ve başka ülkelerdeki İngiliz tatil köylerine gitmek dışında hiç seyahat etmediler. Dünya hakkında, gazetelerde okuduklarını ve televizyonda gördüklerini saymazsak, neredeyse hiçbir şey bilmiyor olmaları çok hüzünlü. Konforlu yaşamlarımızın dışına çıkmak korkutucu ve bazen tehlikeli olabilir. Ama buna her zaman değer. Ben de Seth gibiyim. Ben de Zehir’e giderdim.

Yazma sürecinde, gençler için bir roman yazdığınızı dikkate aldınız mı? Zehir, yan anlamlarıyla, yetişkinler tarafından da çok sevilecek süslü bir hikâye çünkü…

Bence okuyucu kitlenize hitap etmeniz çok önemli. Ben de Zehir’in içindeki temaların onu okuyacak yaş grubuyla bağlantılı olmasına çalıştım. Ama fantastik ve korku, çocuklar ve yetişkinler arasında kolayca el değiştiren
türler, çünkü asla yok olmayan çok temel duygularımıza hitap ediyorlar: farklı bir yere kaçma arzusu ve korku. Bütün kitaplarda, hatta çocuk kitaplarında bile, yetişkinler çocuklardan farklı şeyler görürler zaten.

Zehir’den de çıkış yok; en azından herkes için yok. Sizce bu biraz kötümser bir durum değil mi?

Zehir’den güçlü, hızlı ya da yeterince zekiyseniz çıkabilirsiniz. Sırık Jacke herkese bir şans tanıyor. Aslında kitaptaki çocukların çoğu Sırık Jacke’yi çağırdıklarında ne istediklerini bilmiyorlar. Bunu bir cesaret gösterisi olarak yapıyorlar. Ama bununla başa çıkabilirseniz, Zehir ardınızda bıraktığınız dünyadan daha iyi bir yere dönüşebilir…

Zehir
Chris Wooding
Çeviren: Gökçe Mine Olgun
Resimleyen: Dan Chernett
Desen Yayınları / 445 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz