İyi Kitap

Balina aslında bir bitkiydi, fil ise…

Çağlayan ÇEVİK

Evrenin oluşumundan sonra, ilk sırada yaratıldığı rivayet edilen insanın, kendinden sonra yaratılan hayvanlardan da öğrenecekleri varmış meğer! Ted Hughes, Balina Nasıl Balina Oldu? adlı kitabında hayvanların fiziksel evrimine neden olan ahlaki evrimlerini, on bir alegorik öyküyle anlatıyor.

Rivayet odur ki, Tanrı hayvanları insanlardan önce yaratmış. Kimilerine göre, insanlar canlıların en zekisi, aklını kullanabileni, düşünebileni ve daha istediğimiz kadar ilave edebileceğimiz özellikleriyle donatılmış olanıymış. Ama hiçbir aslanın diğer canlıların veya diğer aslanların üzerine atom bombası attığını tarih yazmaz.

Hatta şimdiye kadar hiçbir hayvanın yaşadığı yerden toplu mezarlık çıkmamıştır bir başka hayvana ait. İyi veya kötü, bir başka hayvandan üstün veya daha aşağıda, ama hepsi kendine has özellikleriyle dünyada yaşamaya devam ediyorlar. Öyle ki hiçbir hayvanın nesli, bir diğer hayvan onu çok avladığı için de tükenmiş değil..

Bu kadar karamsar şeyler söylememin sebebi aslında ufak bir mukayese ve muhasebe yapma isteğiydi. Çünkü Ted Hughes’un, Balina Nasıl Balina Oldu? isimli kitabı insanda biraz bu düşüncelerin doğmasına sebep oluyor. Bu olağanüstü, yarı fabl kitabında Hughes, hayvanlar âleminde bugün belirgin özellikleri olan hayvanların o hale nasıl geldiklerini tek tek anlatıyor.

Hughes’un söylediğine göre, ilk zamanlarda her hayvanın farklı bir görünüşü olsa da, herkes hangi hayvan olmak istiyorsa onu beyan edip ona göre davrandıktan sonra ve eğer başarılı olursa o hale gelebiliyormuş. Ama ilk yaratılıştaki vücut veya mizaç özellikleri dolayısıyla bugün bildiğimiz karakter yapılarına veya fiziksel özelliklere sahip olmuşlar.

Örneğin Balina aslında bir bitki iken, aşırı hızlı büyüdüğü için Tanrı’nın çözümü onu denize atmakta bulmasıyla, bugünkü halini almış. Mesela aslında bir yaban köpeği olan, lahana düşkünü Tilki’nin bir kere tavukların tadına baktıktan sonra bu lezzetten vazgeçemeyip, köpek olma yolundaki kariyeri sona ererken, “kurnazlık” kariyerinin nasıl başladığına tanıklık ediyoruz kitapta.

Ted Hughes sırasıyla, balina, baykuş, tilki, kutup ayısı, sırtlan, tosbağa, arı, kedi, eşek, tavşan ve filin nasıl olduğunu, onlara neden bu isimlerle hitap ettiğimizi, hangi özellikleri dolayısıyla “insanlık” tarafından bu isimle
çağrıldıklarını anlatıyor. Bunu o kadar keyifli bir dille yapıyor ki, bütün yaradılış efsanelerine yeni bir şey ekliyor. Kendi mitolojisini kurduğu kitabında, belki alıştığımız masal dilini kullanmıyor Hughes, ama yarattığı yeni dil ve dünya ile buna çok da gerek duymamamızı sağlıyor.

ERDEMLİ DÖNÜŞÜM!
Kimin aklına gelirdi ki, bugün en büyük memeli olarak anılan balinanın bir bitki olduğu, ya da bitkilerin bile varlığının devamında vazgeçilmez bir yeri olan arıların aslında kıskanç cinler tarafından yaratıldığı, hatta kaplumbağanın aslında dünyanın en hızlı yarış hayvanıyken birdenbire bugünkü sakin ve ağır hareketli hayvana dönüşeceği?

Ted Hughes’un aklına gelmiş ve bunu ustaca kurguladığı kitabında tek tek anlatmış. Batı edebiyatında kadim metinlere, daha doğrusu klasik olarak adlandırılan ustalara gönderme yapmak, onları anıştırmak olmazsa olmazlardandır. Dolayısıyla Hughes’un kitabında da aklımıza ilk olarak La Fontaine ve onun erdemli olmak üzerine yazdığı masalları gelecektir. Hughes, bu fabl dünyasını daha farklı kuruyor kitabında.

La Fontaine, anlattığı masallarda hayvanlar üzerinden hepimize hayat dersi verirken Ted Hughes, bunu onların doğasını anlatarak yapıyor. Ama sonunda bize yine önemli dersler veriyor. Eğer ki balina gibi tembel olursak başımıza neler geleceğini, tilki gibi kurnazlık ve haksız kazanç peşine düşersek her zaman kaybedeceğimizi, sırtlan gibi başkalarına özenirsek hep
geriden gidip utanç içinde yaşayacağımızı o kadar güzel anlatıyor ki, farkında olmadan kafamızın bir kenarına işliyor ‘erdemli’ olmanın gereklerini.

Diğer taraftan, balinanın su püskürtmesini, sırtlanın kahkahayı andıran çığlıklarını, fillerin neden ve nasıl yüzebildiğini öyle güzel bir sebebe bağlıyor ki, insan bir an gerçekten sebep bu olmalı diye düşünmeden edemiyor. Ted Hughes, kitabında toplam on bir hayvanın bugünkü haline nasıl geldiğini, bugünkü ismini nasıl aldıklarını anlatırken, sonunda keşke daha fazla hayvanın hikâyesini anlatsaymış dedirtiyor okurlarına.

Ted Hughes
Balina Nasıl Balina Oldu?
Resimleyen: Vaghar Aghaei
Çeviren: Gönül Çapan
Can Çocuk / 120 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz