İyi Kitap

Rüya gibi yaz günleri…

Serda SEMERCİ

Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında kaybettiğimiz usta yazar ve şair Kemal Özer’in, tatilini deniz kıyısına kurulmuş küçük bir sahil kasabasında geçiren çocukların başından geçen hikâyeleri anlattığı kitabı Tatil Köyünün Çocukları, yazın kendine has neşesine neşe katıyor.

Bitmeyen tatil günleri vardı geçmişte… Her şeyin yavaşladığı ve masmavi denizlerde sürüklenir gibi geçirdiğimiz günlerle dolu upuzun yaz tatilleri!
Şehir çocuklarının, dört-beş katlı, soğuk renklerle boyalı okul binalarına,
güneşi günde en çok iki defa adamakıllı alan apartman dairelerine tıkılıp kaldığı kasvetli kıştan başını çıkarıp, yaz güneşiyle gülümsemeye başladığı
tatillerin habercisiydi çalan son ders saati zili…

Ve başlardı meraklı çocukların, keşfetmeyi bekledikleri onca şeye ve maceraya kucak açtığı sihirli günler… Kulağa romantik, naif gelen bu günler üzerine birbirinden güzel hikâyeler anlatıyor Kemal Özer, Tatil Köyünün
Çocukları isimli kitabında.

Birinde, çalışmak için yıl boyu şehirde tek başına, ailesinden uzak kalmış fakir İsmail, bir diğerinde annesinin büyük doğum günü partisi sürpriziyle neşelenen zengin kız Dilek, başka birindeyse, sarp kayalar arasında yaşam mücadelesi veren sarı bir çiçekle arkadaş olan maceraperest İbrahim’in yer aldığı öykülerde, birbirinden çok farklı sosyo-ekonomik koşullarda ve karakterdeki çocukların yaz tatili serüvenlerini kaleme almış usta yazar.

Okullarda öğretilenin, anne ve babanın telkin ettiğinin ötesinde, çocukların
hayata dair gerçekleri kendi kendilerine keşfedebilecekleri fırsatlarla karşılaştıkları bir tatil köyünde geçiyor tüm öyküler… ‘Gündöndü Tatil Köyü’ kimisi için anne ve babasının ekmek parası kazandığı bir iş kapısı, kimisi için de arkadaşlarıyla havuzdan denize atlayıp zıplayıp, deniz ve güneşin tadını doyasıya çıkardıkları bir dinlence yeri.

HAYAT DERSLERİ
Hepsi için ortak olan tarafı ise, buranın yalnızca bir tatil köyünden ibaret
olmaması. Burası sayesinde, tüm geleceklerine iz bırakan şeyler öğreniyorlar zira… Bahsettiğimiz derin bir güneş yanığı izi değil elbet; çok daha derinlerinde, içlerinde oluşan bir yanık hissi bu.

Örneğin Dilek’in annesi, kızı için dünyanın en mükemmel ve pahalı doğum
gününü hazırladığını ve bu sayede tatil köyünün bulunduğu küçük kasabada yaşayan insanlara nispet yapacağını düşünüyor, ama tam tersine,
onu utandıracak ve ders verecek büyük bir sürprizle karşılaşıyor.

Ya da yavru bir kaplumbağayı yaşadığı yerden çekip çıkaran ve himayesine
almak isteyen küçük bir kız, o kaplumbağanın toprağından koparıldığında kendini nasıl açlık ve susuzluğa terk edip hayatta kalma mücadelesi verdiğini görüyor.

Bu kitapta bize ait, çocukluğumuza göz kırpacak küçük, ama hepimiz için
çok gizemli ve en güzel yaz tatili öyküleri var yalnızca. Ve bir tarafı küçük bir koya, bir tarafı dağ çiçeklerinin büyüdüğü yamaçlara bakan küçük bir kasabada geçen sıradan olaylar…

Ama dikkatinizi çekerim, belki de şimdiye kadar geçirdiğiniz yaz tatillerinde
yaşayıp da anlamına vâkıf olamadığınız önemli hayat derslerini, bildiğinizi sanıp da hiç bilmediğiniz hayvanların özelliklerini, tanımadığınız bazı yaban bitkilerinin yaşamla ilgili ne büyük sırlar taşıyabileceğini de yalnızca (!) bu kitaptaki hikâyelerde bulabilirsiniz…

Kemal Özer’in, hiç bitmeyen yazları yaşayan tüm çocuklarla yaz tatilleri üzerine küçük sırları paylaştığı Tatil Köyünün Çocukları’nı, o yazlara dönmek isteyen yetişkinler de gönül rahatlılığıyla okuyabilirler.

Ayrıca belirtmeden geçmek olmaz: Kitabı resimleyen Reha Barış, renkler ve çizgiler arasında âdeta hayali seyahatlere çıkaran çizimleriyle, öyküleri, masalsı boyutlara taşıyor, özellikle küçük kitap kurtlarının okuma iştahını kabartıyor…

Tatil Köyünün Çocukları
Kemal Özer
Resimleyen: Reha Barış
Tudem Yayıncılık / 48 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz