İyi Kitap

Tatildeyim, eğleniyorum…

İnci ÖZGÜR

Çocuk yazarımız İnci Özgür bu ay Nevzat Erkmen’in Arsadaki Çadır adlı kitabını ve beşinci sınıfa geçen kardeşinin tatil kitabını yaz okuması olarak öneriyor. Ah, bir de Eylül ayında İstanbul’u ziyaret edecek sıradışı bir tekneden haberler veriyor!

Okul ve sınav maratonunu geride bıraktım. Kaç puan aldığımı söylemeyeceğim ama oldukça iyi. Sanırım önümüzdeki yıl da bu yılki gibi çalışırsam istediğim bir okulda okuyabileceğim. Puanım iyi olunca annemle
bir anlaşma yaptım ve bu yaz boyunca hiç test çözmeyeceğimi, sınavla ilgili hiçbir şey yapmayacağımı söyledim. Pek istemese de kabul etti. Ben de böylece rahat rahat kitap okuyabiliyorum, oyun oynayabiliyorum.

Kardeşim de bu yıl dördüncü sınıftan beşe geçiyor. Onun çok güzel bir
tatil kitabı var, ilk olarak ona bakmaya başladım. Benim zamanımda bu kadar güzel tatil kitapları yoktu. Hem öğretici hem de eğlenceli. Tatilin her haftası planlanmış, her hafta kendimizin düzenleyeceği bir günlükle açılıyor. Bir tür plan aslında. İlk haftadan biraz bahsedeyim: Edirne hakkında bilgi veren bölümün arkasından dünyada beraber yaşadığımız canlılar anlatılıyor: karıncalar. Gökyüzü gözlemi, sayı saymanın ilginçliği üzerine.

Onluk sistemin nasıl oluştuğu, sekiz parmağımız olsaydı, sekizlik sistemle yaşayacağımız anlatılıyor bu bölümde ve insanları şaşırtacak sayı numaraları öğretiliyor. Kitap dostlarımız, istatistik ve bunlara bağlı yazı çalışmaları, bulmacalar, İngilizce alıştırmaları ve son olarak evde yapılabilecekler: Makarna salatası. Bir de ne kadar uzak durmak istesem de her haftanın sonunda bir test var. Neyse ki testleri çözmek zorunda değilim. Zaten kitap benim değildi ama kardeşimden daha çok ilgimi çektiği ortada.

Makarna salatası yapmak çok keyifliydi. Üstelik annemden hiç yardım almadık kardeşimle. Biraz hile yapıp yemek konusunda kitabın sonuna kadar ilerledik, hafta içinde annem işe gidince fırından alınan ekmek hamuruyla pizza yapacağız akşam yemeğinde.

SANAT ATÖLYESİ
Şimdi düşünüyorum da televizyonun ya da internetin olmadığı bir yerde böyle bir tatil kitabı çocuklar için ne kadar geliştirici ve akıl açıcı. Hem kendi kendilerine bir şeyler yapma beceresi kazanabilirler hem de pek çok şey öğrenebilirler.

Tatil dediğimiz de biraz böyle bir şey değil mi? Yeni yerler görmek, fotoğraf
çekmek, belki yeni insanlarla tanışmak, onlarla sohbet etmek ve dinlenmek.
Geçen gün babamla arabada giderken radyoda çok ilginç bir konuşma vardı. İlhan Koman adındaki çok ünlü bir ressam ailesiyle birlikte yirmi yıl boyunca Hulda adında bir teknede yaşamış. Çocukları bile bu teknede doğmuş. Üstelik tarihi eser sayılacak kadar da eski bir tekne Hulda.

105 yaşında. İlhan Koman teknenin içinde bir de atölye yapmış kendisine. Şimdi bu tekne, uzun yıllar bağlı olduğu Stockholm’de yenileme çalışmaları tamamlandıktan sonra yola çıkmış ve İstanbul’a geliyormuş.

Yol boyunca uğradığı limanlarda çocuklar ve gençler için sanat atölyeleri
yapılıyormuş teknenin içinde, bugüne kadar on binden fazla kişi gezmiş Hulda’yı. Eylül ayında da İstanbul’da olacakmış. 21 Eylül’den itibaren
İstanbul’da da gezilmeye açılacakmış ve yine pek çok sanat atölyesi yapılacakmış. Okullar açıldığında öğretmenime söyleyeceğim. Bizi götürebilir. Ama sanırım ben okulları beklemeden gelir gelmez gideceğim. Ayrıntıları www.huldafestival.org’dan öğrenebilirsiniz.

Size bu ay çok beğendiğim bir kitabı anlatmak istiyorum: Arsadaki Çadır.
Yazarı Nevzat Erkmen. Çizeri de Anıl Tortop. Nevzat Erkmen’i çocuklar için hazırladığı zekâ oyunlarından hatırlayabilirsiniz. Romanın kahramanları Fatoş ve Can. Babaları onları son derece gerçekçi bir biçimde yetiştirmeyi
kafasına koymuş ve bunu büyük ölçüde yapabilen, onlara yalan söylemeyen, onları kandırmayan, sorularına yanıt vermeye çalışan bir baba.

Adı Hüseyin Derin. Mahallelerindeki her şeyin sahibi olan Rüstem Beypaşaoğlu’nun fabrikasında çalışıyor. Anneleri biraz daha geleneksel bir anneymiş gibi görünse de aslında o da pek çok anneden farklı. Adı Gülten.
Fatoş ve Can’ın dayısı Metin onların apartmanına taşınmaya karar verince çok ilginç şeyler olmaya başlıyor. Metin Dayı, büyüklerin çocuklardan öğreneceği çok şey olduğuna inanan, çocukları kendi iradelerini öne çıkaracak biçimde yetiştirmeyi savunan bir öğretmen.

ÇADIRDAN YAZ OKULU!
Evin yakınındaki arsada bir çadır kurarak yaz okulu açıyor. Burası mahalledeki çocukların hem tatil yaptıkları hem de pek çok yeni şey öğrendikleri ama en önemlisi kendilerini çok iyi hissettikleri bir yere dönüşüyor. Çadırın içinde ve etrafında bir hayat kuruldukça kimi sırlar da açığa çıkıyor. Metin Dayı’nın çocukları eğitmek için seçtiği yöntemler, onların rahatlamaları ve kendileri gibi olabilmeleri için önerdikleri o kadar güzel ve bence o kadar yerinde ki. Bu kitabı hem çocuklar hem de büyükler okumalı.

Hem Metin Dayı, büyüklerin çocuklardan öğreneceği çok şey var diye düşünüyor ya, bence çok haklı, büyüklerin bizden öğreneceği çok şey var. Kitabın resimleri de çok güzel. Oldukça kararında çizilmiş, ağırlık resimlere değil yazıya verilmiş, bu haliyle hayal etmeye de olanak veriyor. Beni en çok şaşırtan ise kitabın otuz yıl önce yazılmış olması, sanırım yazarı hiç yayımlamamış daha önce ama…

Otuz yıl önce çocuklar için daha iyi bir dünya kurmayı hayal eden yazar ve yarattığı kahraman için bu gün durumun hâlâ aynı, hatta daha kötü olması çok acı değil mi? Artık sokaklarımızda çadır kuracak bir arsa bulmak ne kadar zor. Bulsak bile gece gündüz rahatlıkla oraya gidip geleceğimiz bir emniyet duygusu taşımak neredeyse imkânsız. Elbette Metin Dayı gibi birini de. Böyle şeyleri artık yaz okullarına giderek yapabiliyor çocuklar. Ama bunun için de para gerekli…

Ama tatilimizi güzel geçirmek bizim elimizde. Okuyup, öğrenmeli, gezmeli, gülmeli, dinlenmeli ve oynamalıyız. Bunları birlikte yapacağımız arkadaşlarımız, olursa ne mutlu bize…

5. Sınıf Tatil Kitabım
C. Mat – İ. İktu –
İ. Balcı – F. Özbay
Resimleyen: Mümin Durmaz –
Bülent Gültek
Tudem Yayınları / 384 sayfa

Nevzat Erkmen
Arsadaki Çadır
Resimleyen: Anıl Tortop
Top Yayıncılık / 136 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz