İyi Kitap

‘Canım ailem, hızla büyüyorum!’

Yeliz KIZILARSLAN

Aytül Akal, Oğlum Nerdesin ve Benim Babam Sihirbaz adlı kitaplarında, büyüme çağındaki çocukların ebeveynleriyle ilişkilerini keyifli kısa öykülerle anlatıyor. Ergenlik problemleriyle boğuşan çocuklarınızı bunaltmadan ve onlardan bunalmadan dertlerini anlamak siz ailelerin elinde!

“Anne, çabuk eşofmanlarımı hazırla! Maça gideceğim, arkadaşlar kapıda bekliyor…” Kaç ebeveyn bu cümleyi ergenlik çağındaki çocuklarından duymuştur! Yazık ki, büyüme çağında, çocuklar ve anne babaları arasında kurulması gereken sağlıklı iletişim, arkadaşlarla dışarı çıkmak için izin almak ya da önceden haber vermek yerine, kestirme yoldan son dakikada emrivaki yapmak oluyor genellikle!

SINIRSIZ İSTEKLER
Aytül Akal’ın, Oğlum Nerdesin adlı kitabının afacan oğlanı da tam böyle bir çocuk. Ergenlik çağının tüm enerjisiyle, özellikle annesini, bitmek tükenmez istekleriyle çileden çıkarmayı başarıyor. Üstelik ev içinde ve dışında uyulması gereken kuralları rahatlıkla ihlal ettiği gibi bir de bundan apayrı bir zevk de alabiliyor! Maça, baskete sınırsız zaman ayırıyor; harçlığını, ‘idareli kullanmak’ diye bir kavramdan habersizce tüketiyor ve her daim bir bahane bulabiliyor.

Örneklemek gerekirse, misafirliğe gelecek konuklar için alınmış pastayı bir gece öncesinden silip süpürdüğü yetmezmiş gibi, bunu annesine son dakikada haber verip, yeni bir pasta almak için akşam vakti pastane aramak üzere dışarı çıkmayı da reddediyor. Öyle ya, kendisinden birkaç yaş büyük bir ağabeyi varken ona mı düşer kendi yaramazlıklarını düzeltmek! Ayrıca, verilen cezalara uymadığı gibi, tüm sevimliliğiyle bu cezaları yine ağabeyinin üstüne yıkıyor.

Bizim sevimli ergenin maceraları bunlarla kalmıyor tabii… Doğum gününü okul yerine evde kutlamak istediğinde de, benzer bir üslûpla, annesine bir dizi emirden oluşan bir ‘doğum günü partisi listesi’ uzatabiliyor. Bunun öncesinde ise, ancak uzun süren bir dilbazlıktan sonra evde bir doğum günü partisi düzenleme iznini alıyor.

Peki, listede neler mi var? “Adam başı dörtte bir pastadan dört tane pasta, iki kilo kurabiye ve otuz şişe kola…” Evet, sadece on beş kişilik bir grup için de olsa, sevimli ergenimiz ile arkadaşlarının iştahına ancak yetecek gibi görünüyor! Uzun süren bir pazarlığın ardından, anne ve oğul listedekilerin yarısını almak ve evdeki eşyaların yerlerini dans edebilmeleri için değiştirdikten sonra düzgün bir şekilde yerleştirmek üzere anlaşıyorlar. Söylemeye gerek bile yok, anne ve babalar ergenlik çağından itibaren çocuklarının doğum günü partilerinde bulunamazlar!

Ergenlerin altın kurallarıyla devam edersek, bir ergene asla ‘yavrum’, ‘evladım’ ile başlayan cümleler kurmamalısınız. Zira artık büyüyen bünyeleri, bu gerçeği ispat etmek için, ailelerinin gözlerinde hâlâ birer çocuk olduklarını ifade eden sevgi sözcüklerini değil, büyüdüklerine vurgu yapan en belirgin şey olan kendi isimleriyle çağrılmayı isterler mesela.

Oğlum Nerdesin’in afacanı da, sıklıkla, bu altın kuralın üstüne basıyor annesine yaptığı hatırlatmalarla. Ama elbette favori kelimesi, gençler arasında son derece popüler bir kelime olan “kanka”! Ama kuralları bunlarla da bitmiyor. Annesinin kendisine, dışarı çıkmak için izin almak gerektiğini öğretmek istemesi üzerine, o da evdekileri denetlemeye başlıyor. Okul dönüşü evde olmayan annesini bulmak için, anneannesinden Amerika’da oturan teyzesine kadar herkesi arayıveriyor. Oysa ki zavallı annesi, sadece bir defalığına, iş çıkışında habersizce dişçiye gidiyor.

ALTIN KURALLAR
Sıra ‘genç oğlanın’ büyüdüğünü simgeleyen, kendisini ‘özel’ hissetmesini sağlayacak isteklere geldiğindeyse ipin ucu yavaş yavaş kaçıyor. Önce bin bir türlü bahaneyle odasına ayrı bir telefon hattı istiyor, bu isteğini aşırı bulan annesine “internet çağında artık herkesin evinde internet olduğunu” söylüyor.

Nihayetinde, telefonun yanında bir de evlerine internet hattı bağlatıyor. Ve tabii ki tüm uyarılara rağmen, arkadaşlarıyla uzun uzun telefonda konuşmaya dalıyor. Ergenlik çağındaki bir oğlanın annesi olmanın en büyük zorluğu, sanırım onun özgürlük anlayışını kavramaya çalışmak. Oğlum Nerdesin’in haşarı ergeni bu konuda da iyi bir örnek şüphesiz!

Tırnaklarını gereğinden fazla uzatmak yerine kesmesi gerektiğini söyleyen annesine, artık modern zamanlarda olduklarını ve isterse küpeden, kolyeye kadar her türlü mücevheratı takabileceğini söylediği yetmezmiş gibi, saçlarını da uzatabileceğini söylüyor. Saçlarını tümden kazıtmak ise, ayrı bir tarz olarak alternatifi. Tüm bunları ‘özel’ olmak adına yapmak istediğinden, bu arayışı sırasında karışan kafasını sakinleştirmek de siz ebeveynlerin elinde.

Oğlum Nerdesin’deki annenin yaptığı gibi oğlunuzla konuşmak, onun bu uç istekleri arasında bir orta yol bulması için en iyi çözüm. Odasının dağınıklığına ve o dağınıklıkta kendisini kaybetmeden nasıl eşyalarını bulabildiğine şaşırsanız da, kafa karışıklığından iyidir! Hele sizi bunaltan genç ergenin, sıklıkla olmasa da genellikle problem yaratan bir de ağabeyi varsa…

İkisi de sonunda, Akal’ın kitabında olduğu gibi sizin kafanızı alt üst edebilirler.

SORUMLULUK YOLUNDA
Aytül Akal’ın, ergenlik çağındaki iki genç oğlana, nasıl sorumluluk sahibi birer genç olunması gerektiğini anlatan bir annenin, çocuklarıyla maceralarını anlattığı kitabı Oğlum Nerdesin, altın değerindeki önerileriyle dikkat çekiyor.

Akal’ın, Benim Babam Sihirbaz adlı sekiz öyküden oluşan kitabıysa çocuklarını eğlendirmek için türlü komiklikleri göze alan yetişkinlerle, bir an önce büyümek için onlara öykünen ve ebeveynlerinin yaptığı her şeyi taklit ederek, ortalığı birbirine katan çocukları anlatıyor.

Son doğum gününün ardından iyice büyüdüğüne kanaat getirdiği için annesinin yaşlanmayı önleyici kremlerini sürme hakkını elde ettiğini düşünen bir kızın, temizlik ve çamaşır yıkama serüveni bir felakete dönüşüyor.

Unutkan babasının fotoğrafçılık merakı ve askerlik anıları sayesinde keyifli anlar geçiren oğlan ile oğlunun okul önlüğünün düğmesini dikerken çocukluğunda terzilik yapan babasını sihirbaz zannettiğini hatırlayan genç bir annenin maceraları da, kitaptaki öykülerden birkaçını oluşturuyor.

Akal, kimi zaman özlem, kimi zaman kızgınlık duyduğumuz ailelerimizle yaşadığımız olayların büyüme yolunda hoş birer anı olarak kalacağını anlatıyor.

Benim Babam Sihirbaz
Aytül Akal
Resimleyen: Mustafa Delioğlu
Uçanbalık Yayınları / 63 sayfa

Oğlum Nerdesin
Aytül Akal
Resimleyen: Saadet Ceylan
Uçanbalık Yayınları / 73 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz