İyi Kitap

Alışılmışın dışında bir vampir serisi

Oğuzhan ÖZ

Richelle Mead’in Vampir Akademisi serisinin dördüncü kitabı Kan Sözü, bilinmedik vampir soyları ve özellikleriyle okurlarını bu doğaüstü yaratıkların dünyasında bir keşfe çıkarıyor. Heyecanlı ve korkutucu bir serüvenin kapılarını açmaya var mısınız?

Bram Stoker’ın Dracula’sı ile ortaya çıkan ve son zamanlarda Alacakaranlık, Karanlıklar Ülkesi gibi serilerle bir kez daha popülerleşen vampirler dünyasına bambaşka bir bakış açısı sunuyor Vampirler Akademisi. Zira seri daha önce varolan vampirler ve kurt adamlar ayrımını değiştirip; bunun yerine ölümlü vampirler olan Moroiler ve bu vampirlerin kanıyla beslenip ölümsüzleşen karşı vampir ırkı Strigoiler arasındaki savaşı konu ediniyor.

Yazar aynı zamanda Moroilerin, Strigoiler’den korunması için yarı vampir yarı insan kanı taşıyan Moroi koruyucusu Dhampisr ırkını da yaratarak, bir başka bakış açısını daha yakalamış. Ayrıca Strigoilerin insanları, Moroileri ve Dhampirleri de kendilerine dönüştürebilmeleri ve buna karşılık, Moroilerin dört elementten (toprak, su, ateş ve hava) herhangi birinde ustalaşıp büyü yapabilmeleri de seriyi içerik açıdan zenginleştirmiş.

Kısacası, bu serinin ilk kitabını elinize aldığınız andan son kitabın, son sayfasına geldiğiniz ana kadar alışılmışın tamamen dışında bir vampirler dünyası size kapılarını açıyor. Seriyi takip edenlerin de çok iyi bileceği üzere, Moroiler ve onların koruyucuları olan Dhampirlerin eğitildikleri Aziz Vladimir Akademisi’nden birlikte kaçan Moroi Prensesi Lissa Dragomir ile onun koruyucusu olan Rose Hathaway’in, iki yıllık kaçışlarının ardından yakalanıp akademiye yeniden getirilmeleri ile başlıyor seri.

İlk üç kitap boyunca Lissa Dragomir ve Rose Hathaway arasındaki bağın giderek ne kadar fazla güçlendiğine, bu iki güzel kahramanın Aziz Vladimir Akademisi’nde yaşadıkları aşklara ve Strigoiler tarafından akademiye yapılan saldırılara tanık olduk. Kahramanlarımız yeteneklerinin farkına vardılar. Mesela, birbirlerinin zihinlerine girebilmeleri veya Lissa’nın, yazarın beşinci element dediği ruha hükmetmesi gibi…

Yine ilk üç kitap boyunca umulmadık ihanetlere sahne oluyor seri. Ama bu okuyucuyu daha da çekiyor kendisine. Sanırım kahramanlarımıza darbelerin nereden gelebileceğini bilememek gizemli ve cezbedici kılıyor seriyi. Gelelim serinin bu Ağustos ayında Artemis Yayınları’ndan çıkan, dördüncü kitabı Kan Sözü’ne. Hiç tartışmasız, serinin en ses getirecek ve en iyi kitabı. Kitap başından sonuna dek tastamam bir ilgiyi hak eder nitelikte.

KANA AŞK KARIŞIYOR
Daha kitabın hemen başında Dhampir kahramanımız Rose Hathaway’in, koruması gereken Lissa Dragomir ve eski hocası, şimdiyse aşık olduğu adam olan Dimitri Belikov arasında bir seçim yapması gerekiyor. Çünkü yine seriyi takip edenlerin bileceği üzere üçüncü kitap Gölge Öpücük’te Aziz Vladimir Akademisi’ne yapılan saldırı sonucu Strigoiler tarafından esir alınıyor Dimitri Belikov. Bu yüzden Rose ya Dimitri Belikov’un, yani aşık olduğu adamın peşinden gidecek ya da
akademide kalıp Lissa’yı korumaya devam edecek.

İşte kitap, Rose’un bu zor seçimiyle başlıyor ve bu seçimin ardından başından geçen maceralarla sürüp gidiyor. Diğer yandaysa Lissa, Aziz Vladimir Akademisi’nde yaşadığı aşklarla adından söz ettiriyor. Romanın genel olarak aşka vurgu yapması dikkat çekici olsa da, bu durum romana içerik açısından zenginliğinden bir şey kaybettirmemiş. Romanın bölümleri arasında hiçbir kopukluk olmaması da kurgunun ne kadar iyi olduğunu kanıtlıyor. Yazarın benzersiz tasvirleri kendinizi yer yer kahramanların yerine koymanızı sağlıyor.

Onlar gibi düşünüyor, kaygılanıyor, hatta bazen onların başına gelen bir şey için üzülebiliyorsunuz. Bu da yazarın sizi kendi öyküsüne çekmek konusunda ne kadar başarılı olduğunu kanıtlıyor. Kitaplar ikiye ayrılırlar: bizi her sayfasında durup düşündürenler ve bizi kurgusuyla, yarattığı atmosferle içine alarak bir solukta okuduklarımız.

İşte Vampir Akademisi serisi ikinci türe ait bir seri. İlk kitabından son kitabına kadar bir solukta okuyacak ve hiç bitmesini istemeyeceksiniz. Kitap, adeta hiç düşmeyen temposuyla sizi, aklınızı ve zamanınızı esir alacak. Siz değerli okuyucular için bir not: Son kitapta yayınevi halihazırda beşinci kitabın da yazar tarafından yazıldığı müjdesini veriyor.

Kan Sözü
Richelle Mead
Çeviren: Selim Yeniçeri
Artemis Yayınları / 520 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz