İyi Kitap

Yere göğe sığmayan insanoğlu…

Yere göğe sığmayan insanoğlu…

Yankı ENKİ

Louie Stowell’ın Nereden Nereye: Gök Bilimi ve Uzay adlı başvuru kitabı, uzayın bilinmeyenlerini açığa kavuştururken; Anna Claybourne’nun Nereden Nereye: Keşifler’i ise yeryüzü tarihini en büyük kâşiflerin öyküleriyle masallaştırıyor. Bilime meraklı çocuklar için…

Bundan yıllar önce bir gece vakti, gökyüzünün karanlığı sadece bir anlığına yeşil-mavi arası bir renge bürünmüş ve ben de gözlerime inanamamıştım. Bir anlık ışık patlaması beni uzun uzun düşündürmüştü. Hemen bilimsel bir yanıt arama peşine de düşmemiştim; belki gizemli kalması daha güzeldi. Bir süre sonra, artık internet çağına girdiğimizde, o bilgi âleminin içinde araştırdım ve gördüm ki benim tanık olduğum aslında sıradan bir gök olayıydı.

Uzayda, gökyüzünde, bize çok yakın gibi görünen ama asla ulaşamayacağımızı düşündüğümüz uzaklıklarda meydana gelen bu olaylar, gök ve bilim için artık sıradan hâle gelmiş olabilir, ne var ki bunları insanoğlu için sıradan olaylar olarak nitelendirmek hâlâ oldukça zor.

BİLİMİN GİZEMİ
Gök bilimiyle ilgilenen bilim insanlarının araştırmaları sayesinde göktaşı, kuzey ışıkları, kuyruklu yıldız gibi bilinmezler bizim için elle tutulur olgulara dönüşseler de, acaba bilimin katkısı, uzayın gizeminin çekiciliğini ortadan kaldırıyor mu? Louie Stowell’ın, Nereden Nereye: Gök Bilimi ve Uzay kitabından anlaşılan o ki, bilmek gizemi ortadan kaldırmadığı gibi daha da çekici ve ilginç kılıyor. Bunun arkasında iki neden var. Stowell’ın bize gösterdiği ilk neden, insanoğlunun geçmişten beri gökyüzünde gördüklerini nasıl anlamlandırmaya çalıştığıyla ilgili. İnsanın gökyüzünde olup bitenlere verdiği tepki, inanın en az gök bilimsel olaylar kadar ilginç. İkinci nedense, bütün meselelerle ilgili bilimin oynadığı kilit rol. Ne de olsa, bilim insanlarının bu mesleği seçmelerine sebep, o gizemin ta kendisi değil mi?

YERYÜZÜNDE GİZLENENLER
“Binlerce yıldan beri insanlar geceleri gökyüzüne bakıyor ve parlak yıldızların onlara neler anlattığını merak ediyor,” diye başlayan kitabı bitirdiğimizde anlıyoruz ki insanoğlu hiç değişmemiş, hâlâ merak ediyor yıldızları. Stowell’ın kitabında özellikle “Uzayda Yaşam” ve “Çağlar Boyunca Gök Bilimi” başlıklı bölümler, yani geçmiş ve günümüz arasında uzayla nasıl bir bağ kurmaya çalıştığımızı anlatan bölümler, tuhaf olanı nasıl tanıdık hale getirmeye uğraştığımızı göstermeleri
açısından en ilginç örnekleri sunuyor.

Nereden Nereye: Gök Bilimi ve Uzay nasıl uzayın ve gökyüzünün keşfini resmediyorsa, Anna Claybourne’un Nereden Nereye: Keşifler adlı kitabı da yeryüzünün keşfini konu alıyor.

Keşfedecek ne kadar çok şey var değil mi? İnsanoğlu görüyoruz ki kendini yere göğe sığdıramamış ve bu süreç, özellikle de göklerde devam ediyor. Sümerliler bundan 5000 yıl önce göğü incelerken, ilk kâşifler diyebileceğimiz Eski Mısırlılar da Nil kenarında büyük bir medeniyet inşa etmişler.

Claybourne’un kitabı, en ilginç özellikleriyle Vasco de Gama, Macellan ve Kristof Kolomb’u gündeme getiriyor. Claybourne’un dünyanın dört bir yanından farklı diyarlara doğru yola çıkan insanların öykülerini aktarması, kâşiflerin dünyasının nasıl bizim dünyamız haline geldiğini çok iyi gösteriyor. Onlar keşfettikçe dünya büyüyor, sınırlar genişliyor, renkler ve sesler çoğalıyor. Tüm yaşamını bir kâşif olarak yaşayan, son nefesine kadar hep yeni bir toprağa adım atan İbn-i Batuta, Dr. Livingstone, Humboldt gibi isimlerin öyküleri daha ünlü kâşiflerinkilerden daha ilginç ve âdeta “nasıl kâşif olunur” sorusunu yanıtlıyorlar. Aklımıza şu geliyor: Belki de kâşif olunmuyor, kâşif doğuluyor.

Louie Stowell’ın kitabı, bize bugüne kadar okuduğumuz birçok bilimkurgu romanının çıkış noktalarını hatırlatır ve tekrar öğretirken, Claybourne’un kitabı da bir macera romanının heyecanını aratmıyor. Bunları gençken okumanın tabii ki faydası olacaktır, ama gökyüzünün ve yeryüzünün keşfini okumanın asıl faydası, bizim tüm kâşifler gibi genç kalmamızı sağlayacak olması.

En ünlü kâşiflerden biri olan Marco Polo’nun son sözleri ise, insanoğlunun keşif macerasını, yaşamın, dünyanın ve uzayın gizemini çok iyi özetleyen bir söz olarak tarihe geçiyor: “Kimse bana inanmayacağı için gördüklerimin yarısını anlatmadım.”

Nereden Nereye: Gök Bilimi ve Uzay
Louie Stowell
Resimleyen: Peter Allen
Çeviren: Gizem Şakar
Timaş Yayınları / 96 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1980’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi bölümünü bitirdikten sonra aynı üniversitede Kültürel İncelemeler yüksek lisans programında Gotik edebiyat üzerine hazırladığı teziyle master derecesini aldı. Gotik ve fantastik edebiyat hakkındaki yazıları Virgül, Özgür Edebiyat, Patika, Parşömen, Roman Kahramanları gibi dergilerde yayımlandı. Çeşitli yayınevlerinde editörlük ve yayın yönetmenliği yaptı. İyi Kitap, Sabitfikir, Remzi Kitap Gazetesi ve 221B gibi dergilerde yazarlık yapmaya devam ediyor.

Yorum yaz