İyi Kitap

Bu okula her çocuk gitmek ister

Mehmet KARTAL

Behiç Ak’tan bu defa da isimlere ve dış görünüşe verdiğimiz öneme dair gülümseten bir öykü geliyor çocuklar için; Pat Karikatür Okulu. Yazar bir ilki gerçekleştirip okuyucularını sadece düşünmeye değil, yaratmaya da davet ediyor!

Günışığı Yayınları’ndan çıkan Pat Karikatür Okulu, Cumhuriyet Gazetesi’nden karikatürlerini takip ettiğimiz Behiç Ak’ın Gülümseten Öyküler dizisinin altıncı kitabı. Pat Karikatür Okulu’nun metni de resimleri de Behiç Ak’a ait. Kitabın başındaki biyografi kısmına bakılacak olursa, Pat Karikatür Okulu, Büyükada’ya yapılan vapur seferlerinde doğmuş…

Kitabımız, aslında bir okul hikâyesi ve yeni bir öğrencinin, arkadaşları tarafından karşılanmasıyla başlıyor. Ancak bu okul, bildiğimiz okullardan değil, çocuklar da bildiğimiz çocuklara benzemiyor. Kahramanlarımızın en dikkati çeken özellikleri, hem birbirlerine hem de çevrelerindeki hemen her şeye yepyeni isimler takmaları ve olaylara, eşyalara hiç alışılmadık yönlerden bakmaları. Nitekim isimleri şöyle: Tuhaf (gerçek adı Süleyman, ancak sürekli tuhaflıklar yaptığı için bu adı almış); Vıcık (ayakkabılarını çorapsız giydiği ve bu yüzden vıcık vıcık diye sesler çıkardığı için); Ütü (çok çabuk kızdığı için); edebiyat öğretmeni Bay Kafiye (sürekli doğaçlama şiirler söylediği için); Taktuk (okulun pinpon şampiyonudur ama pinpon masası çok eski olduğundan “ping pong” yerine “tak tuk” diye ses çıkarmaktadır ve şampiyonun da adı böyle kalmıştır); Karadelik (her şeyi kaybettiği için bu ismi almıştır) ve Patates (kocaman bir burnu olduğu için)… İşte yeni öğrenci Aydın, böyle bir arkadaş grubuna dahil olur ve hemen kendisine de bir isim bulunur: Doğrucu Davut!

ÖYKÜCÜ PATATES İŞ BAŞINDA
Doğrucu Davut, ilk başta arkadaşlarına alışmakta güçlük çeker. Çünkü bu çocuklar, çok eski olan okul binasına “müze”; hademelere “müze bekçisi”; sınıflara “güvercinlik”; sınıftaki sobaya “buzdolabı”; okulun koridorlarına da “otoban” demektedirler. Bütün çocuklar kendilerine takılan isimden memnun, kendileriyle barışık gibidirler. Ama Doğrucu Davut’un bu konuda şüpheleri vardır. Gerçekten de, kalbini kırmaktan korktuğu için, sıra arkadaşı Patates’e bir türlü “Patates” diyememektedir. Patates’e soracak olursanız, o bu durumdan rahatsız değildir. Patates sınıfın en yaratıcı öğrencisidir. Çok güzel öyküler yazmakta ve bunları resimlerle süslemektedir. Edebiyat dersindeki kompozisyon ödevlerinde en başarılı olan hep odur. Hatta kitabın bölümlerinden biri de Patates’in öykülerinden birine ayrılmış: Çalışkan Nehir ve Tembel Köylüler.

Patates’in öyküsündeki hayali köyün sakinleri, çalışmayı hiç sevmeyen, bütün gün yiyip içip uyuyan insanlardır. Öyküsünün de kahramanı olan Patates, onları bu miskinlikten kurtarmanın yollarını arar ve çalışma planları yapar. Köylüler, Patates’in planlarını görünce çok sevinirler ama bambaşka bir sebepten: Bu projeyi hayata geçirmeyi başarırlarsa, bir defalığına çalışmış olacak ve bir daha hiç iş güç peşinde koşmayacaklardır. Patates yine de kabullenir durumu. Köylüler çalışmaya başlar ve karşılığını da alırlar. Şaşılacak şey şudur ki, artık çalışmayı sevmektedirler!

Patates, anne ve babasını anlattığı başka güzel öyküler de kaleme alır. Ancak Doğrucu Davut’un aklında bir soru vardır: Bunlar “gerçek” öyküler değildir. Patates hepsini resmen uydurmuştur. Edebiyat öğretmenine danıştığında, önemli olanın, olayların değil duyguların gerçek olması olduğunu öğrenir.

Pat Karikatür Okulu’nun geri kalan kısmı da Patates’in etrafında gelişen olaylarla örülü. Patates burnuna estetik ameliyat yaptırmak için İsviçre’ye gider ama yaşı tutmadığı için ameliyat yapılmaz. Doktorlar yine de müstakbel burnunun nasıl olacağını gösteren bir resim verirler ona. Küçük, düzgün bir burundur bu. Arkadaşları o kocaman, patates gibi burnu ileride göremeyeceklerini anlayınca, arkadaşlarının ismini de kısaltıp küçültüverirler: Pat. Tabii diğer çocukların isimleri de değişir kısa sürede: Doğrucu Davut “Dodo” olur; Kertenkele “Kert”; Vıcık “Vik”; Ütü de “Ü”!

Nihayet bir gün, öğretmeninin önerisiyle, Pat, “Pat Karikatür Okulu”nu kurar. Hem okulun diğer öğrencileri hem de başka okullarda okuyan çocuklar, Pat Karikatür Okulu’na kendi yazıp çizdikleri eserlerini gönderirler ve okul meşhur olur. Ancak isminin neden Pat Karikatür Okulu olduğu bir muamma olarak kalır.

Ortaya, Behiç Ak okuyucularının bayılacağı bir hikâye çıkar. Okuyan tadına varır, okumayan eksik kalır.

Pat Karikatür Okulu
Yazan ve Resimleyen: Behiç Ak
Günışığı Kitaplığı / 96 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz