İyi Kitap

Her şey bir harita ile başlar

Aslı TOHUMCU

Gelmiş geçmiş bütün korsan hikâyelerinin babası, Robert Louis Stevenson’ın fantastik macerası Define Adası nihayet çizgi roman olarak da Türkçede. Jim Hawkins’in Amiral Benbow hanında başlayıp lanetli bir adada biten macerasını bir kez de çizgi roman olarak okuma fırsatını kaçırmayın!

İşi kırdım bugün (ama söylemem hangi gün)! Ee, ne yapayım, kış geldi misler gibi. Battaniye altına girip çay ve çekirdek eşliğinde kitap okuyup uyuklamak istiyor sürekli canım. Bir de güzel kitaplar yayınlanıyor ki, yoldan çıkmamak zor. Evet, işi kırdım bugün ve Robert Louis Stevenson ile başbaşa kestane kebap yapmaya karar verdim.

Stevenson çocukluğumun en gözde yazarlarından. Bir kere İskoçyalı, hani şu benim gidip de görmek, hatta dönmemek istediğim, havasına ayrı, dağlarına tepelerine ayrı hayran olduğum ülke. İnsan ruhundaki ikilik üzerine Dr Jekyll ve Mr Hyde’ı, hayatla kumar oynamaya dair İntihar Kulübü’nü ya da Kaçırılan Çocuk’ta, çocuk yaşta annesiz babasız kalan David’in kötü kalpli amcası yüzünden yaşadığı akılalmaz maceraları yazmış olması bir yana, yaşam öyküsü de oldukça ilgi çekici bir adam Stevenson.

Çocukluğundan itibaren sağlık sorunlarıyla uğraşması ve yorgan döşek geçirdiği günlerini yazmaya adaması, nedense büyüleyici gelmiştir mesela bana. Ya da hayatının son dönemini yerlilerin kendisine Tusitala (hikâye anlatıcısı) adını taktıkları Samoa’da geçirmesi… Ama her şeyden çok, her biri birbirinden sürekleyici ve etkileyici kitaplar yazdığı halde, insanın hayatta verebileceği en büyük başyapıtın “yaşamak” olduğunu düşünmesini sarsıcı bulmuşumdur. Bu düstur, her zaman uygulayamasam da, çalışma masamın civarında, görebileceğim bir yerde asılı durur.

Her neyse… Az önce saymadım ama, Define Adası da Stevenson’ın sevdiğim romanlarındandır. Ismarlama bir kitaptır. Üvey oğlu, “Bir harita, bir define ve terk edilmiş bir gemiyle” ilgili ve ne yazık ki “içinde kadın olmasın” ricasıyla bir kitap isteyince Stevenson’dan, Define Adası doğar. İlk önce bir çocuk dergisinde dizi
olarak yayımlanır. Sadece çocukların sevgisini kazanmakla kalmaz, tropikal adalarda elinde “x” işaretli eski bir haritayla hazine arayan eli kancalı korsan kavramının yaygınlaşmasında da büyük rol oynar. (Günümüzde en azından beyaz perdedeki korsan hikâyelerinde eli kılıçlı kadın karakterler var neyse ki, tabii ne işimize yaracaksa.)

VENDETTA’NIN İZİNDE
1880’lerdeki çocukları bilemem ama bu koca çocuğun, bugün bile sayfalarına heyecanla saldıracağı bir roman Define Adası. Bu sürükleyici romanı, çizgi roman formunda görmek ise ayrı bir heyecan. Desen Yayınları Tılsım, Savaşçılar ve Okuldaki Sır serileri, iki cilt La Fontaine’den Masallar, Zehir, Felaket Kral ve Tom Sawyer çizgi romanlarının ardından Define Adası’nı da yayımladı.

Define Adası’nı senaryolaştıran Fransız yazar David Chauvel’in imzasını Kral Arthur, Oz Büyücüsü, Alis Harikalar Diyarında gibi klasiklerin senaryosunda da görmek mümkün. Çağdaşları içinde en üretken yazarlardan biri. V for Vendetta’nın çizgi romanda açtığı yolu izleyen bir yazar; yani çizgi romanların sınırsız bir anlatı özgürlüğü vermesi, bu özgürlüğün çizimlerle de pekiştirilebilmesi… Çizer Fred ve Jean-Luc Simon abilerin işleri de saymakla bitmez…

Babasının işlettiği handa çalışan Jim Hawkins’in asabi, yaşlı ve kirli işlere bulaşmış bir denizcinin hana yerleşmesiyle değişen hayatının hikâyesini anlatır Define Adası. Gündüzleri elinde bakır dürbünüyle koyu ve yalıyarı gözetleyen, sürekli tetikte ve temkinli davranan, ancak geceleri başını romdan kaldıramayan Bill adındaki bu korsan ölünce, odasındaki sandıkta yüklü miktarda para ve Kaptan Flint’e ait bir hazine haritası olduğu ortaya çıkar. Haritanın, dolayısıyla hazinenin peşinde bir sürü insan vardır, kimi namuslu kimi namussuz.

Şövalye Trelawney ve Doktor Livesey, haritayı bulan kişi olduğu için Jim Hawkins’i de aralarına alarak Uzun John Silver adındaki, tek bacaklı ve geçmişi şaibeli bir denizcinin de yardımıyla yolculuk için bir gemi ve mürettebat ayarlarlar. Bundan sonrası Hispanyola adlı gemiyle yapılan ve mürettebatın isyanıyla başlayıp, hazine için değil de vaat ettiği heyecan nedeniyle yolculuğa katılan Jim Hawkins’in cesaretini ve arkadaşlarına bağlılığını ispatlayacağı gerilim dolu bir hikâyedir.

Jim Hawkins yeri gelir bacak kadar boyuyla silahlı çatışmaya katılır, Uzun John Silver ve adamlarına meydan okur, hatta yeri gelir Hispanyola’daki korsanların hakkından gelir. Sonunda iyiler, bir istisnayla, hazineye sahip olurlar. Uzun John Silver hazineden bir miktar çalarak kaçar ve bir söylentiye göre karısıyla birlikte bir yerlerde mutlu mesut yaşayıp gitmektedir.

Romanı okuyalı yıllar geçti, ayrıntıları hatırlamıyorum. Ama David Chauvel’in çizgi romanın dilinde, Simon kardeşlerin de surat ifadelerinde (özellikle Silver kaçtığında Jim, Doktor ve Şövalye’nin yüz ifadeleri boş bulunanı yere düşürebilir) yansıttıkları muzurluk Stevenson’ın da hoşuna giderdi gibi geldi bana. Yine ekibin elbirliğiyle yakaladığı sürükleyicilik de.

Bence keyifli bir uyarlamaydı; işi kırdığıma ve yayın yönetmenimizin telefonlarına çıkmadığıma değdi diyebilirim gönül rahatlığıyla.

Define Adası
Senaryo: David Chauvel
Resimleyen: Fred Simon
Renklendiren: Jean-Luc Simon
Çeviren: Berfu Durukan
Desen Yayınları / 144 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz