İyi Kitap

Sokaklardan ilk kez geçerken…

Gökçe Mine OLGUN

Rita ve Adsız, okul öncesi çağdaki çocukların gündemine teklifsizce eklemlenen sevimli bir dizi. Cadaloz Rita ve Miskin Adsız’ın takip edilesi bir hayatları, eğlenceli ve sahici bir arkadaşlık hikâyeleri var.

Biz yetişkinler, sabahları gazetelerimizi açar, gündemi takip ederiz. Her gün aynı yollardan geçer, etrafımıza bakmayız, hep aynı yemekleri yer, aynı sesleri duyar, aynı insanlara teğet geçeriz. Çok da fark etmeyiz. Bütün bunların arasına sıkışıp kalan ama hiç kaybolmayan merak ve paylaşabilme ihtiyacıdır ki, bunun için her sabah gazetemizi açar, gündemi takip ederiz. Evde, işte, okulda dedikodulara kulak kesilir, akşamları dizilerimizi izler, öykünme ihtiyacımızı gideririz. Genelde
pasif bir şekilde.

Çocuklar bize benzemez, onlar bir sokaktan ilk defa geçme lüksüne sahiptir örneğin. Bir yetişkinin bilmediği bir ülkede yolunu bulmaya çalışması gibi, her deneyimin yeni olduğu masalsı bir dünyadır onlarınki. Ve elbette, 2000’li yılları devirdiğimiz çağımızda çocuklar için de bir gündem oluşturulması kaçınılmaz olmuştur – ama unutmayalım, masallar eskiden de vardı. Çocukların da başkalarından, hayatta neler olup bittiğinden, değişik durumlarla başa çıkmanın değişik
yollarından haberdar olmaya hakkı ve merakı var; en çok da deneyimlemeye… Kitap okumak ise deneyimlerin en güzeli!

Rita ve Adsız, okul öncesi çağdaki çocukların gündemine teklifsizce eklemlenen iki kahraman. Teklifsizce dememin sebebi ise şu: Ne Rita hanım hanımcık uslu bir kız, ne de Adsız köpekliğinin gereklerini layıkıyla yerine getiren sadık bir köpek. Bu yüzden takip edilesi bir gündemleri var; ve dolayısıyla her zaman yolunca gitmeyen işler, komiklikler, saçmalıklar, kısacası eğlenceli, eğlenceli olduğu kadar sahici bir arkadaşlık hikâyesi vaat ediyorlar çocuklara. Hayatın tüm yönleriyle dalga geçilebileceğini de gösteriyorlar.

SIRADIŞI BİR HEDİYE
Adsız, Rita’nın aldığı birçok doğum günü hediyesinden sadece biri. Canlı olması vesilesiyle benzerlerinden sıyrılıyor. Sizin de doğum gününüzde hediye paketlerinizden biri ayaklanıp kaçsaydı, siz de peşinden gider, ona diğerlerinden fazla kıymet verirdiniz. İşte Rita ve Adsız’ın yolları böyle birleşiyor. Rita çok kolay beğenen bir kız olmadığından, Adsız’a bir isim bile veremiyor örneğin. Verecek bir ad bulamadığı köpeğinin adını Adsız koyuyor. Böylece Adsız, adsızlığı vesilesiyle bütün adlarla flört edebilecek anonim bir konuma yerleşiyor. Bu adsızlık oldukça manidar. Bir yandan Rita’nın zekâsının pırıltılı bir emaresi olarak okunabilir, ama diğer yandan günümüz çocuklarının ve hatta yetişkinlerinin ne istediğini bilmeyen, seçmek istemeyen, seçmekten ve seçtikleri şeye bağlanmaktan kaçınan naturasına da gönderebilir insanı.

Kitaplarda bu duruma dair bir gönderme bulunmasa da, Rita bana günümüzün yalnız çocuklarını anımsattı. Belki de bir tek çocuk hikâyesi olarak okunabilir Rita’nın karakteri. Biraz kaprisli, biraz şımarık, dünyayı zorla kendi etrafında döndüren cinsinden. Üzerinde kocaman çiçek desenleri olan kırmızı gülünç elbisesi ve bilgiç yüz ifadesiye âdeta, “Ahhh! Hayat! Sömürmeliyim onu!” diyormuşçasına belki de biraz deneyim arsızı, biraz cadaloz. Ve bu deneyimlerde ona eşlik edecek arkadaşı bulduğunda ona sıkıca sarılıyor. Adsız’a o kadar bağlanıyor ki yakayı ele vermek pahasına da olsa köpeğini okula doğru bir yolculuğa bile çıkarıyor.

Ama Rita, Adsız’a gerçekten gereken özeni gösterebiliyor mu acaba? Sevginin emek gerektiren kısmını, herkes gibi yaşayarak öğreniyor Rita: Rita ve Adsız küçücük boylarıyla, insanın ancak başkalarıyla birlikte bir şeyler paylaşarak öğrenebileceğini imliyorlar küçük okuyucularına. İşte bu nedenle, daha sakin ve bilge karakteriyle, gerek Rita’nın sağduyusunu oynayan gerekse Rita’nın bu aşırılıklarıyla eğlenen Adsız’ın, bir hayali arkadaş olması ihtimalini düşünmekten kendimi alamıyorum. Bu anlamda Adsız, Rita’nın yalnızlığını paylaşan, birlikte gülüp eğlendiği, yapılmaması gereken şeyleri yaptığı arkadaşı olmasının yanı sıra büyümesine, sorumluluk sahibi olmasına ve empati kurmayı öğrenmesine de aracı oluyor.

Hikâye bu ya, Adsız ve Rita bir gün pikniğe gidiyorlar. Ormanda keşif gezisine çıkıp gülüp eğleniyorlar. Bu yolculuk sırasında bir inek gördüklerinde verdikleri tepkiye bakılırsa, Rita da Adsız da şehir çocukları. Ormanda otlayan ineği, vahşi bir hayvan sanan bir köpek hayal edin! Neden sonra yağmur bastırıyor ve Rita kendini hızla arabanın arka koltuğuna atıveriyor. Ancak, sevgili köpeği Adsız’ı ormanda unutmuş olduğunu araba hareket ettikten sonra fark ediyor. Gelin görün ki, Adsız’ın arabada olmadığını anne ve babası da fark etmemiş. Ormana geri dönülüp Adsız alınıyor ve aile tekrar yola koyuluyor. Bu hikâye oldukça manidar. Adsız’ın, adı gibi, var olmayan bir hayali arkadaş ya da gerçek bir köpek olması bir şeyi değiştirmez. Rita’nın birlikte gülüp eğlendiği en yakın dostunu yağmur bastırınca unutmuş olması ve yaptığı bencillikle yüzleşmesi onun alametifarikası.

Kahramanlarımız dört dörtlük kişilikler olmadıkları gibi kurdukları arkadaşlık da dört dörtlük değil. Ama birbirlerini oldukları gibi kabul eden, dengeli bir ilişki kurmuşlar. Zaman zaman sürtüşmeler, yanlış anlamalar yaşansa da aralarında, birbirlerinin farklılıklarından ve yaptıkları hatalardan dersler çıkarıyorlar. Adsız çoğu zaman göbeğini kaşıyarak uyumayı tercih etse de, Rita’yı yalnız bırakmayarak olaylardan nasibini alıyor. Canı isterse konuşuyor, canı isterse ortadan kaybolup Rita’nın yüreğini ağzına getiriyor. Rita onu unutup gittiğinde ama sonra hatasını fark ettiğinde, sitem etmek yerine bir gülümsemeyle karşılıyor dostunu. Bu dersleri, küçük takipçileriyle paylaşıyorlar. Tabii, ders almak isteyenlerle.

Bunca yorumun üzerine, kitapların kalın ve ağır kitaplar olduğunu düşünmeyin. Rita ve Adsız minyatür resimli kitaplardan oluşan bir seri. Minyatür kahramanların insana düşündürdükleri ise bunlar. Rita ve Adsız serisinin yazarı ve çizeri olabildiğince az yazı ve resimle anlatmışlar dertlerini. Çocuk kitaplarının en güzel yanı çok katmanlı okunabilmeleri. Kitaptaki resimler, sade ve birçok şeyi mümkün kılan bir yere götürüyor insanı.

Gerçeklerle pek işi olmayan Rita ve Adsız henüz sokaklardan ilk kez geçiyorlar. Fazlasıyla eğlenceli bir çift oldukları söylenebilir. Pazar günü ne yapacakları konusunda anlaşamayıp, çeşitli denemelerden sonra kollarını birbirine bağlayarak hiçbir şey yapmadan “sıkılmaca” oynayabilecek kadar yaratıcı bu ikilinin günlerinin nasıl geçtiğini, çok ama çok merak ediyorum kendi payıma. Çünkü önemli olan birlikte olmak, birlikte olunan anların tadını çıkarmaktır.

Rita ve Adsız’ın Piknikte
Jean-Phillipe Arrou
Resimleyen: Olivier Tallec
Çeviren: Özden Karakulak
Tudem Yayınları / 23 sayfa

Rita ve Adsız’ın Pazar Günü
Jean-Phillipe Arrou
Resimleyen: Olivier Tallec
Çeviren: Özden Karakulak
Tudem Yayınları / 23 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz