İyi Kitap

Cehennemden gelen ağır misafirler…

Murat MENTEŞ

Canavarlar hakkında bilinmesi gereken temel hususlar nelerdir? Banyomuzu bir canavara temizletebilir miyiz? 1467’de 133 milyonu aşan iblis nüfusu bugün artmış mıdır? Ejderha kanıyla yıkanmanın faydası nedir? Hangi kalleş iblis, salatalığı çocuk etinden bile çok seviyor?..

İçindeki canavarın yemini suyunu ihmal etme.

Eski çağlarda yeri göğü inleten canavarlar, 15 ila 18. yüzyıllar arasında kör topal yaşadılar. Sonra yavaş yavaş kilise, katedral tasvirlerinden de çıkarılarak, birtakım güvenli bölgelerde muhasara altına alındılar. 21. yüzyılda artık büsbütün kartonlaşmış olan canavarların ikametgâhları, mitolojik anlatılar, kulağa hoş gelen safsatalar derecesine düştü. Masallarda vaziyeti idare edebilen ejderhalar, bilgisayar oyunlarında, 3-4 yaşındaki sabiler tarafından haklanır oldu. Çocukları boğan deniz kızları, Walt Disney prodüksiyonlarında zarif, uysal ve hamarat bir kimliğe büründü. Vampirler, melankolik ergen züppeler kisvesinde vitrine çıkarıldı. King Kong, Godzilla ve etobur dinozorlar McDonald’s oyuncak reyonunda mahpus, gardiyan palyaçonun insafına kalmışlar. Zombiler pop şarkıları söyleyip dans ediyor. Kurt adamlar şairane bir efkârın pençesinde. Tazmanya Canavarı, şebeklik lanetine tutulmuş. Alaaddin’in cini süper güçlere sahip bir soytarı, ışık hızıyla dört dönen bir uşak. Bir zamanlar ‘canavar’ diye nitelenen dehşetengiz dağ kurtları, Bengal kaplanları içinse ağıt yakılıyor; zira soyları tükendi tükenecek…

CANAVARDA FİZİK ÖNEMLİ
Christopher Dell imzalı Canavarlar – Garip Yaratıklar Kitabı, nostaljik fakat göz kamaştırıcı bir canavarlar galerisi görünümünde. Nurettin Elhüseyni’nin ihtimamlı tercümesiyle neşredilen eser, takriben 150 canavar ve yaratık tasviri ihtiva ediyor. Sırf bunca yaratığı bir arada el altında tutmak için bile edinilmeye değer. On bölümden mürekkep kitapta iblisler, hortlaklar, kurt adamlar, cinler, golemler, ejderhalar, köpek başlı insanlar… velhasıl ne ararsanız var. Dahası, adı sanı bizde pek duyulmamış yaratık çeşitleri de mevcut. Dell, okura tuhafmahlûklara ilişkin temel bilgileri, bazı kritik ve ilginç hususları aktarıyor. Bununla birlikte, resimlerin çokluğu, yazarın canavarı yüzyılların enkazından çıkarma, okuru yaratıklarla yüzleştirme, zihinlerde bir dehşet esintisi oluşturma niyetiyle ilgili gibi göründü bana. Nitekim Dell, önsözde zaten, “Canavarlar sözcüklerle tarif edildiğinde bile en çok görünümleri öne çıkar,” diyor. Canavarda fizik önemli.

EJDER KANIYLA BANYO
Kitapta hayli enteresan çokça veri mevcut. Birkaç misal verelim:

Birtakım Japon cinleri, biz uykudayken banyomuzu temizlermiş.

Carl Gustav Jung [1875-1961], canavarların içimizdeki ötekiyi temsil ettiğini öne sürmüş.

Hindu Tanrıçası Kali, hem iblisleri kılıçtan geçiren bir kurtarıcı, hem de yüreği şefkat dolu bir anneymiş.

Çok başlı bir azman köpek olan Kerberos, Hades’in girişinde nöbet tutarak, meraklıların içeri girmesini, ölülerin ise dışarı çıkmasını engellermiş.

İspanyol piskopos Alfonso de Spina’nın 1467 senesinde yaptığı sayıma göre, iblis nüfusu o dönemde 133 milyon 316 bin 666’yı buluyormuş.

Şeytan kelimesi ‘davacı, müşteki, hasım’ gibi anlamlara gelirken, Lucifer ‘ışığı getiren’ demekmiş.

DAHA BİTMEDİ
Güneydoğu Asya’da yaşayan koruyucu canavar Kala, insan etine yönelik iştahı yüzünden Şiva’nın gazabına uğrayarak kendi bedenini yemekle cezalandırılmış.

Batı’da, ejderha kanıyla yıkanan kimse, yenilmez bir savaşçıya dönüşüyormuş.

16. ve 17. yüzyıllarda bile, kıyıya vuran denizgergedanı dişleri, tek boynuzlu atın boynuzu diye çok yüksek fiyatlara alıcı bulurmuş.

Hilebaz ve kalleş su cinleri kapa’lar çocuk eti yemeye bayılırmış. Fakat ondan da çok sevdikleri şey salatalıkmış.

Bakenko adlı çekik gözlü kedi, sahibini yiyip onun yerine geçebilirmiş.

Kurda dönüşen, bazı mevsimleri kurt sürüsü halinde idrak eden kavimlerin yanı sıra, jaguar adam diye de bir şey varmış.

Freud’un [1856-1939] çalışma odasında, Henry Fuseli’nin [1741- 1825] ürkünçlüğüyle meşhur Kâbus [1781] adlı tablosu asılıymış.

Filipinlerde mukim manananggal denen mahlûk, geceleyin bacaklarını çıkarıp attıktan sonra uçarak av peşine düşermiş. Bacaklar bulunup üzerine kül serpilirse yaratık ölürmüş.

Canavar [Monster] kelimesinin Latince kökeni monstrum ‘alamet’ manası taşırmış. Canavarın zuhur edişi, Tanrı’dan bir ikaz işareti telakki edilirmiş.

Plinius, M.S. 77’de yazdığı Doğa Tarihi adlı kitabında, köpek başlı insanların sütüyle beslenen bir okyanus yaratığından söz etmiş.

EŞKENAR ŞEYTAN ÜÇGENİ
Daha neler neler!.. Kitap cidden şenlikli. Görmelere seza, okunmaya değer. Bana kalırsa ziyadesiyle düşündürücü de. Öyle ya, günümüzde canavar kelimesinin mecazi kullanımı öne çıkıyor. Seri katillere, tecavüzcülere, katliamcı, suikastçi, bombacılara ve nikotinmanlara canavar diyoruz. Van Gölü Canavarı, Kuzey Avrupa göllerindeki türdeşlerine kıyasla daha çabuk buharlaştı. Canavarımsı cinler, hayaletvari iblisler, ölümlü bedenleri işgal eden melun ruhlar, gözünü kan bürümüş hortlaklar… Hepsi, komple parodi figüranı oldu. Uzaylıların gettolarda sersefil yaşadığı hikâyeler anlatılıyor. Küçük bir kız çocuğundan ödü kopan canavarların komik maceralarına gülüyoruz… Dağıtmayayım, mecazi canavarlık, insanoğlunun saldırganlığı ve vurdumduymazlığı, hakiki canavarların pabucunu dama attı. Artık birbirimizden korkuyoruz. Gulyabanilerden, büyücü cücelerden filan değil. Issız bir yolda silahlı bir dilenciye ya da niyeti bozmuş bir aptala rastlamaktan tırsıyoruz.

Her şeye karşın, canavarların yaşamayı sürdürdüğü iki mekân var: 1- Kâbuslarımız 2- Dünya dışı, uzay.

Okyanusların dibini köşesini yokladık. Temiz. Kaldı ki büyük denizlerde yapılagelen nükleer denemeler, zaten birçok canlı türünün köküne kibrit suyu döktü. Buna mukabil, sinema filmlerinden modellenmiş yaratıklar hâlâ kâbuslarımızda bizi keskin pençe, sivri diş, yapışkan salyadan oluşan şeytan üçgenine kıstırabiliyor. Bir umut, yolunu gözlediğimiz şanlı uzay gemilerinden, devasa yamyamlar inebilir. Okyanusta yıkayıp volkanda pişirdikten sonra insanlığı bir sofrada buluşturabilirler.

Canavarlar – Garip Yaratıklar Kitabı, canavarlar için uzay ve kâbuslardan başka, kitapların da bir yaşam alanı olabileceğinin kanıtı tabii ki…

Canavarlar Garip Yaratıklar Kitabı
Christopher Dell
Çev: Nurettin Elhüseyni
YKY Yayınları / 192 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz