İyi Kitap

Dostluğa yolculuk

Dostluğa yolculuk

Melisa CEREN HASMADEN

Simla Sunay’ın, altı yaşındaki bir kızla bir zürafayı kendi destanlarının kahramanına dönüştürdüğü, Güneşten Sarı Baldan Tatlı adlı anlatısının devam kitabı, Kafrika’nın Gölgeleri de kitapçılarda. Bireyin kendini arayış yolculuğunu anlatan kitaplar, sıkı örülmüş bir dostlukla son buluyor.

Yolculuk, sıklıkla anlatının/anlatıcının en gözde teması olarak karşımıza çıkar. Homeros’un Odysseia’sından Tolkien’in Yüzüklerin Efendisi’ne, Michael Ende’nin Bitmeyecek Öykü’sünden Ursula K. Le Guin’in Yerdeniz serisine kadar pek çok metnin daha ilk sayfalarında yolculuğun davetkâr çağrısı okura göz kırpar. Böylece okur da, kahramanın peşinden düşer yollara.

Joseph Campbell’in Kahramanın Sonsuz Yolculuğu adlı incelemesinde formüle ettiği üzere, kahramanın sonunda evine bir ödülle döndüğü yolculuk boyunca yaşadığı kendini arayış, değişim, arınma ve kendini bulma süreci, kahramanın peşinden sürüklenen okurda da tezahür eder mi ya da ederse ne derece eder, bilinmez. Yine de bu kahramanlar, zoru başarmanın mümkün olduğuna ve değerler uğruna harcanan çabanın yüceliğine dair inancımıza dayanak olurlar. Kim bilir, bazı okurun da o yolculukla hayatı değişir.

Simla Sunay, Naz adında, güneşten sarı, altı yaşında bir kız ile baldan tatlı Uzunbal adlı zürafanın macerasını anlatıyor ve yolculuğun hikâyesini, gidiş ve dönüş olmak üzere iki ayrı kitapta ele alıyor, Güneşten Sarı Baldan Tatlı ve Kafrika’nın Gölgeleri adlı kitaplarında. Dev bir sümüklüböceğin açtığı beyaz bir yolun ve yolun mimarı böceğin peşine düşen Naz, daha yolculuğun başında, konuşan bir zürafa ile tanışır. Bu sıradışı karşılaşma Naz’a bir yolculukta en çok ihtiyaç duyacağı şeyi, bir yoldaşı kazandırır.

İlk kitapta, Naz ve Uzunbal, “Beyaz Yol”u izleyerek, sonradan Sümi adını alacak olan dev sümüklüböceğin peşine düşerler. Altı öyküden oluşan bu maceranın ilk beş öyküsünde, minnet duymaktan başka hiçbir şey yapmamayı seçen kaderci “Sakarköy” halkı ile bu kadere razı gelmeyi reddederek köyü terk eden bir adamın yerleştiği “Komşusuz Ev”i, adından da anlaşılacağı üzere tüketim çılgınlığının ayyuka çıktığı “Kullan-At Kasabası”nı, geceleri hayallere dalarak izlediğimiz yıldızların dağıtıcısı olan “Yıldızcı”yı ve gülmeyi unutanlara satmak için sinsice insanların gamzelerini çalan “Gamzetoplayıcısı”nı tanırız.

Son öyküde, yolcularımız nihayet dev sümüklüböceğe yetişirler. Biz de yolculuğun gizemine ulaşırız. Son maceranın Naz için en zoru olduğunu söyleyebilirim. Çünkü Naz, o ana kadar yol arkadaşı Uzunbal’dan bile gizlediği, yolculuğa asıl çıkış nedenini anlatacak, dev sümüklüböceğe karşı işlediği hata ile yüzleşecek, içtenlikle özür dileyecek ve hatasını telafi edecektir. İşte gerçek bir kahramanın yolculuğu!

GÖLGE TAKİPÇİ
İkinci kitap ise bir eve dönüş hikâyesi. Yağan yağmur, Sümi’nin boyadığı “Beyaz Yol”un çoğunu silince, dönüş yolunu aramaya koyulan Naz ve Uzunbal yeni maceralara atılırlar. Önce, dış dünyadan tamamen izole edilmiş kapalı şehirde mahsur kalırlar, ardından da çocuklarını azgın bir dereye kurban vermiş iki babanın, diğer çocuklar için bir köprüye dönüşmesine tanık olurlar. Bir ağaç ve bir ev arasındaki anlaşmazlığı çözmek için günışığının tarafsız adaletine başvururlar, dalgaların roman yazabildiğini ve dantellerin dert dinleyerek yalnızlığı paylaşabildiğini keşfederler ve geçmişi unutanların şehrinde, on dakikalık
hatıralar müzesinin son ziyaretçisi olurlar. Ama dönüş yolculuğunda yalnız değillerdir. Peşlerinde bir gölge takipçi vardır; bir milyon aç insanın yaşadığı Kafrika’nın Gölgesi…

Simla Sunay, Güneşten Sarı Baldan Tatlı’nın okurunun, Naz ve Uzunbal’ın yolculuğuyla büyümeye doğru bir adım daha attığını düşünmüş müdür bilinmez, ama Kafrika’nın Gölgeleri’nde maceranın ve heyecanın dozunu artırmayı uygun görmüş. Bunun yanı sıra, ilk kitapta ironik bir dille metin aralarına serpiştirdiği sosyal eleştirilerini daha da yüksek perdeden dile getiriyor. Genç okuru, doğa sevgisi ve doğanın korunması, şehirleşme ve insanın ihtiyaçları, bir toplumun belleksizliğinin sonuçları konusunda, kitabın kahramanlarının sürdürmekte olduğu bir tartışmaya davet ediyor Sunay. Naz ve Uzunbal, bir zürafanın ve altı
yaşında bir kızın olanaksız yolculuğunu sonlandırırken, yolculuk boyunca dokudukları dostluk bağı tamamlanıyor. Kahramanlarımız, birlikte çıktıkları bu yolculukta, kendilerince dünyayı keşfedip yeni bir benlik yaratırken, yanlarında, adına dostluk denen paha biçilmez bir ödülle yuvalarına dönüyorlar.

Güneşten Sarı Baldan Tatlı 2
Kafrika’nın Gölgesi
Simla Sunay
Resimleyen: Gözde Bitir Sındırgı
Tudem Yayınları / 128 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz