İyi Kitap

Her şey olur ama bildiğin gibi olmayabilir…

Her şey olur ama bildiğin gibi olmayabilir…

Kutlukhan KUTLU

Cem Dinlenmiş’in 2006’dan itibaren, Penguen dergisindeki Her Şey Olur adlı köşesinde gündem başlıklarından yola çıkarak kurguladığı çizgi dünya, bir lunaparkı andıran çağrışımsallığı ve düpedüz kaçıklığıyla, gündem denen şeyi ve onu yaratan bizleri benzersiz bir çerçevede sunuyor.

Her Şey Olur’un sayfaları arasında gezinmenin yarattığı ilginç etkilerden biri, insana şöyle bir durup da, ‘gündem’in aslında ne menem bir şey olduğu üzerine bir kez daha düşünme ihtiyacı hissettirmesi. Adı üstünde, ‘gündem’; gazete dergi okuyor, bir şekilde haberleri takip ediyorsanız, gününüze hep, ilgi çeken olaylar, sözler ve tartışmalar silsilesinin eşlik etmesine mecburen alışıksınız demektir.

Tabii gündemin hep var olmasında, yani tabiri caizse gündemliğini yapmasında bir tuhaflık yok; tuhaf olan, görünürdeki onca harala güreleye, onca hayhuya rağmen içeriğinin aşağı yukarı aynı kalmayı becermesi. Bir sürü sorun, birbiriyle pek de alakalıymış gibi görünmemesine karşın, senelerdir ısrarla aynı noktalarda buluşmayı başarıyor sanki.

ŞAŞIRTICI EŞKÂLLER
Aslında tam olarak nasıl bir toplum olduğumuzu ele veren, fakat açıklaması çok da kolay olmayan bir tuhaflık bu. Cem Dinlenmiş’in 2006’dan bu yana haftalık mizah dergisi Penguen’deki köşesinde yaptığı da, bu tuhaflığı açıklamaya çalışmak yerine, onun komik ve şaşırtıcı eşkâllerini çizmek. Bir bakıma gündemi, mizahi ve hayli gerçeküstü bir görüntü alana dek çalkalayıp sıkılaştırmak.

Cem Dinlenmiş’in çizdiklerine ilk baktığınızda, sayfa üstünde kâh peş peşe sık safta sıralanmış, kâh kalabalık bir mekâna gönülsüzce sıkıştırılmış onca gündem başlığının nasıl olup da birbirleriyle ilişkilendiğini hemen kavrayamayabilirsiniz, çünkü aradaki bağlantılar mantıki değil, tamamen çağrışımsal, içgüdüsel…

Ancak köşenin ruhunu yakalayıp dalga boyuna geçtiğiniz anda, aslında böylesi bir ilişkilendirmenin mantıki analizden sadece daha komik değil, daha etkili, hatta daha aydınlatıcı da olabileceğini göreceksiniz. Cem Dinlenmiş’in, mizah duygusundaki ucu açık çağrışım merakına uygun bir şekilde Her Şey Olur adını verdiği bu gündem köşesi, bana biraz lunaparkları hatırlatıyor.

HAYAT BÖYLE BİR ŞEY Mİ?
Aynı hikâyeden çıkmış, aynı masal dünyasına aitmiş gibi görünen bir sürü ilginç, garip şey bir arada, ama bir türlü onları bir araya getiren hikâyenin tam olarak ne olduğunu çıkaramıyorsunuz. Aradaki gizli bağlantılar dilinizin ucunda gezinip duruyor. Belki de işin en eğlenceli ve büyüleyici kısmı da bu zaten, çünkü bağlantıları tam olarak saptayıp kayda geçtiğinizde sihirlerini yitirecekler.

Dahası, bu çizimlere bakarken, mesela ‘bir ünlü’müzün ağzından çıkmış inanılmaz bir lafın, bir siyasetçinin olması gerekenin tamamen tersyüz edilmiş hali gibi duran beyanatının ve bir romanda okusanız “yazar biraz abartmış” dedirtecek tuhaf mı tuhaf bir olayın tıpış tıpış aynı çerçeve içine toplanabildiğini görmek, insana “Acaba toptan kaçırmış olabilir miyiz?”, “Bir tür deliler âleminde mi yaşıyoruz?” ve hatta, “Yoksa hayat zaten böyle bir şey mi?” gibi soruları da ister istemez sordurtuyor. Cem Dinlenmiş’in çizgisi, bana köşesinin hatırlattığı lunapark fikrinin görsel veçhesine de son derece yatkın.

Nitekim, arada bir tüm köşenin raylarıyla ve binilecek araçlarıyla tam bir lunapark gibi kurgulandığına da rastlamıyor değiliz. (Mesela bunların bir tanesinde, George Bush kafalı Godzillas misali dev bir yaratık etrafa dehşet saçarken, siyasi liderlerimiz çeşitli dekor ve kılıklar üzerine kafalarını yerleştirip poz veriyor; bir başkasındaysa siyasi ve toplumsal kuşkularla donatılmış bir “korku tüneli”yle karşılaşıyoruz.) Ancak ortada raylar ve tüneller olmadığında da, daima bir tematik bütünlük, her şeyi birbirine bağlayan bir fikir, bir ruh var: “İnsanlığınderin devlete ulaştığı” bir uzay macerası; siyasetçilerin “kul odaklı yerel yönetim” düsturu çevresinde bir araya geldiği bir Olimpos tanrıları düzeni; tablet bilgisayar biçiminde yeni bir anayasanın tanıtıldığı siyaset sahnesi; futbolla edebiyatın yer değiştirdiği, bunun sonucunda da, aynı anda hem tanıdık hem de yabancı olmayı başaran bir Türkiye tablosu (“Ne yazık ki ülkemizde hiç futbol izlenmiyor,” deniyor bu hayali gerçeklikte)…

ÖZNEL VE İÇSEL
Tüm bunlara konu olan olaylar hafızamızda nispeten taze elbette; muhtemelen kimimiz bunların bir kısmını medyada ilk okuduğu, duyduğu anı bile hatırlayacaktır. Fakat nihayetinde bu konulara belli şekillerde, belli açılardan bakmaya alışıyoruz, ne yazık ki kanıksamanın bir parçası da bu; bazı tepkilerimizde, bazen ‘otomatikleşme’.

Her Şey Olur, her şeye, çağrışım gibi tamamen öznel ve içsel bir yerden yaklaşarak, bizi ister istemez kendi bakış açımızın dışına çekiyor. Bir yerde gündemin konforunu da, bizim bu konudaki konforumuzu da şöyle bir sallıyor. Zaten tam da bu yüzden, hem ferahlatıcı hem de komik bir çizgi dünya bu.

Her Şey Olur
Cem Dinlenmiş
Can Gençlik
265 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz