İyi Kitap

Mucizeler, kehanetler, rüyalar…

Mucizeler, kehanetler, rüyalar…

Şebnem AKALIN

Filiz Özdem, Kuzey Kutbu’ndan Avustralya’ya, eski Türklerden Azteklere birçok farklı kültürün sesini, efsane ve masallar aracılığıyla aktarıyor Yeryüzünden Binbir Efsane’de. Kitap adına yaraşır bir çeşitlilik taşıması dışında, sadece çocukların değil yetişkinlerin de kaçırmaması gereken bir toplam.

Nesilden nesile aktarılan, her anlatımda zenginleşen masallar, efsaneler, asırlar öncesinden günümüze hâlâ ilgiyle dinleniyor, okunuyor. Hele Yeryüzünden Binbir Efsane adlı kitapta olduğu gibi, tatlı bir sohbet havasında kaleme alınmışsa, okunması daha da keyifli oluyor. Filiz Özdem insanın yaşama, düşünme ve inanç biçimlerindeki evrim sürecini özetlerken, efsanelerin kökenine de ışık tutuyor. İlk önce doğanın alt edilemez gücü karşısında dağa, taşa, ateşe, buluta, rüzgâra taparken; zaman içinde, gözüyle gördüğü, eliyle tuttuğu, ama simgesel özellikler atfettiği totemler, putlar, inanç nesnelerine tapar olmuş. Düşünce dünyası geliştikçe, somut şeylere yönelerek tanrılar ve tanrıçalar yaratmış. İnsanlığın tektanrılı dinlere yönelmesi yalnızca birkaç binyıl önceye gidiyor ve tüm bu süreç boyunca yeni efsaneler ortaya çıkıyor.

Kitapta, Kuzey Kutbu’nda Eskimoların yaratılışa dair efsanelerinden Avustralya yerlilerinin aşka dair efsanesine, çok uzak diyarlardan örneklere yer veriliyor. Eskimo efsanesine göre, yeryüzüne ölüm gelince güneş, ay ve yıldızlar da gelmiş. Çünkü ölen insanlar göğe yükselip orada parlamaya başlıyormuş. İnsanların yaktıkları ateş yüzünden, ardına bile bakmadan, gökteki bulutlarda krallığını kuran ve bir daha yeryüzüne dönmeyen Afrikalı tanrı Mulungu’nun öyküsü gibi, küçük ve dışa kapalı toplumların efsaneleri ise yerel özellikler taşıyor. Ama ister büyük ister küçük olsun tüm toplumlarda dünyanın ve insanın yaradılışına dair ilginç efsanelere rastlanması kaçınılmaz. Kitapta eski Türk efsanelerindeki üç farklı anlatıma yer verilirken, Çingene ve Aztek kültürleri ile Yezidilerin kutsal kitaplarındaki yaratılış efsaneleri de dikkat çekiyor.

Tufan söz konusu olunca, birçok kültürde, bu afetten kurtulan bir ya da birkaç kişi ile yaşamın yeniden başlamasına dair efsanelere rastlanıyor. Sümerlerin Gılgamış Destanı ile Nuh Peygamber’in kavmini tufandan kurtarma çabası en bilinen örnekler. Yalnızca tufan değil, farklı dillerin nasıl ortaya çıktığını anlatan Babil Kulesi de tüm kutsal kitaplarda yer bulmuş.Yedi Uyurların ve kör kuyuya atılan Yusuf ’un öyküsü de, insanlara inanca saygı göstermeleri konusunda nasihat veriyor.

Efsaneleri besleyen kaynakların başında, ortaya çıktıkları coğrafyanın etkisi hemen fark ediliyor. Yazar dağlar, ormanlar, denizler, ırmaklar, çeşitli hayvanlarla çevrili bir coğrafyada üretilen efsanelerde bunun izlerinin hemen fark edildiğini belirtiyor. Ama efsanevi varlıklar söz konusu olunca ilk akla gelen ejderha, Uzak Doğu’dan Avrupa’ya geniş bir coğrafyada karşımıza çıkıyor. Altın postun bekçisi olan ve Argo gemisinin kahramanlarından İason’un öldürdüğü ejderha; kara kanatları ile güneşi kapatarak gündüzleri geceye çevirdikleri için Ermeni kralı Vahakn’ın öldürdüğü ejderhalar; günümüzde Pekin şehrinin bulunduğu yere insanların yerleşmesini engelleme için kentin sularını kurutan ejderha ailesi ve Cermen kahramanı Siegfried’in öldürdüğü ejderha kitapta yer bulmuş. Ejderhaların yaratılış efsanelerinde yer aldığını belirten Filiz Özdem, onların ölüm ve cehennemle ilişkilendirilen karanlık güçler olarak algılandıkları gibi, su ile bağlantılı olarak bolluk ve bereketi de sembolize ettiklerinin, hem mücadele edilen hem de kutsallık atfedilen yaratıklar olduklarının altını çiziyor.

İo ve İnek Geçidi, İda Dağı ve Troya Savaşı, Troya Atı ve Odysseus, Argonautların altın post serüveni, Prometheus’un ateşi çalması, Sisyphos’un Olympos’un tepesine taş çıkarma cezası, Pandora’nın kutusu, Kral Midas’ın kulakları ve Akhilleus’un zayıf noktası, Antik Yunan mitolojisinden kitaba aktarılan efsanelerden. Ferhat ile Şirin, Sarı Kız, Ak Gelin, Ani Harabeleri, Demirci Kawa’nın öyküsü, Anadolu’da yaşayan farklı halkların günümüze ulaşan efsanelerinden örnekler olarak yer bulmuş.

Mucizeler, kehanetler, rüyalarla süslenen ve insanın sınırsız hayal gücünün ürünü olan tüm bu efsaneler, bir yerde insanın dünya üzerindeki yaşam serüvenini de anlatıyor. Aysu Koçak’ın gravür tarzındaki çizimleri de bu masal dünyasını hayalimizde

Yeryüzünden Binbir Efsane
Filiz Özdem
Resimleyen: Aysu Koçak
YKY Yayınları / 144 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz