İyi Kitap

Hangi kitaplar, neden üst raflarda?

Hangi kitaplar, neden üst raflarda?

Sema ASLAN

Çocukların yaşam ritmini bozan meseleleri serinkanlılıkla çözmek ne zor! Nurgül Ateş’in Çizmeli Kedi Yayınları’ndan çıkan kitapları, farklı yaşlardaki çocukların sorunlarının çözümü için sağlıklı ve sağduyulu öneriler getirirken, bu kitapları öncelikle ebeveynlerin okuması gerektiğini düşündürüyor.

Nurgül Ateş, Çizmeli Kedi Yayınları arasından çıkan kitaplarıyla çocukların olduğu kadar anne babaların da korkulu rüyalarına dalıyor. Cesaretiniz varsa, bu kitapları alıp yüksek sesle okuyorsunuz. Ya da azıcık kenara çekilip doğru zamanı kolluyorsunuz. Yayınevleri, yayımladıkları çocuk kitaplarının kapaklarına yaş gruplarını belirten notlar düşüyor olabilir ama her çocuk ille de gösterdiği yaşta olmayabiliyor, malum.

Şöyle ki, Nurgül Ateş, ikisi Renkli Rüyalar dizisi; ikisi Küçük Mutluluklar dizisi kapsamında dört kitabıyla konuk oldu okuma koltuğuma. O koltuktan geçen kitaplar kızımın odasına gider; türlü nedenlerle geçemeyenlerse kızımın boyunun erişemeyeceği yüksek raflara çıkar. Hem çizimleri hem hikâye ettikleri, hem de anlatımıyla beğendiğim bu kitapları tam da ne yapacağımı bilemedim doğrusu. Bütünüyle kişisel bir kaygıya boyun eğdiğimi itiraf etmeliyim, çünkü aslında tek
mesele kitapların kızımın yaşına uygun olmaması. Ya da belki tek mesele bu değildir. Hatta asıl mesele bile olmayabilir bu. Asıl mesele, bir annenin hangi kitapları hangi nedenlerle üst raflara yerleştirdiğidir belki de.

Çok eğlenceli bulduğum Korkak Tavşan, gece yarısı bir sesle uykusu bölünen korkak bir tavşanın hikâyesini anlatıyor. Tavşancık, sesin kaynağını bulmadan uyuyamayacağını fark edince de macera başlıyor. Ama bu kitap, şimdilik yukarıdaki rafta duracak. Niye, diye sormayın, zaten uyku saati gelince mızıklanan
kızımın bir de gece seslerini keşfetmesini istemiyorum.

FARKLI YAŞLARA
Arkadaşım Hayalet, biraz daha uzun süre konaklayacak o rafta, çünkü adı üstünde, hayaletlerden söz ediyor. Gerçi yaratıcı ve eğlenceli bir çözüm önerisi de sunuyor ama yok, henüz hayaletlerle ahbaplık etmiyorken kafamızı bulandırmayalım. Ama belki sizin için yol gösterici olabilir bu kitap: Ömer, okul çağında bir çocuk. Okul servis aracında yan yana oturduğu, kendisinden büyük bir arkadaşının anlattığı korkutucu hikâyeler yüzünden geceleri uyuyamaz, uyuduğunda hayalet korkusuyla yatağına çiş yapar. Ta ki bir gün annesine hayaletlerle ilgili bir soru sorana kadar. Sabırlı ve serinkanlı ebeveyn nasıl olunur, öyle olunursa nasıl olumlu sonuçlar elde edilir, cevabı bu kitapta saklı. Ömer, tek bir kelime oyunuyla hayaleti defetmeyi başarır! Hayalet demişken, bir de Hayalet Postacı kitabından söz edelim, ki bu en korkutucu, en zor olanı. Benden önce eşim okudu ve sanırım biraz kaygılandı; “İnci’ye okuyacak mısın bu kitabı?” diye sordu. Kitapta, babasını kaybeden küçük bir kız çocuğunun ona duyduğu özlem ve bunun gündelik yaşamında yarattığı sıkıntı hali anlatılmış. Babası ölmüş küçük bir çocuğa ne diyebilirsiniz? Onu bırakın, herhangi birinin ya da bir şeyin ölümünü, ölümün kendisini nasıl anlatabilirsiniz? Nurgül Ateş’in bir önerisi var; yine çok sabırlı ve yapıcı bir anne figürü de var. Fakat dedim ya, onunla arama mesafe almaksızın, önce anne olarak okuduğumda kitabı, sorduğum soruların sırası değişiyor. Bu seferkinde ilk soru, “Kızıma ölümü anlatmalı mıyım?” oldu. Elbette hayır. Henüz dört yaşında bile değil. “Ölmek” kelimesini biliyor, zaman zaman da kullanıyor ama ne manaya geldiğini bilmiyor. Bu manayı sezmesini bekleyecek değilim fakat sanırım biraz daha vaktimiz var.

Gıcık Misafir, hiç korkusuz, kaygısız kızıma okuyabileceğim bir kitap. Küçük Yiğit’in annesini tavlamak için dudaklarını büküyor ve bu hareketin genelde işe yarıyor olması dışında bir tehlike yok. Evlerine misafir gelecek olan anne baba, misafirin bir gece için çocuk odasında yatacağını söylüyor Yiğit’e ve olaylar gelişmeye başlıyor. Yiğit, misafirden neden korkmaması gerektiğini, misafir ağırlamanın eğlenceli taraflarını ve paylaşmanın ne demek olabileceğini öğreniyor bu kitapla.

Nurgül Ateş’in sözünü ettiğim kitaplarının her biri, farklı yaşlardaki çocukların ve doğal olarak da anne babaların dönem dönem yaşadıkları sorunlara işaret  ediyor. Üstelik, altına kaçırma, nedensiz korkulara kapılma, yakınını kaybetme gibi hassas, yaşam ritmini ciddi anlamda bozabilecek ağırlıktaki bu konuları, sanki çocuklara değil de anne babalara bir şey anlatmak istermişçesine anlatıyor. Kitapların her birinde çok sevgi dolu, son derece anlayışlı ve sabırlı anne babalar var. Güneş babasını kaybetmişse, annesi de eşini kaybetmiştir, öyle ya! Ama o sırada ne yapıp edilecek, o çocuk, o acıdan azıcık da olsa uzaklaştırılacaktır… Böyle mi işlemeli, böyle işler mi bilmiyorum, fakat böylesi daha sağlıklı görünüyor. Gece bin kez uykunuzdan uyansanız da, sükunetinizi kaybetmeden evin içindeki o tuhaf sesin peşine düşmeniz gerekiyor… Altına çişini yapan çocuğunuza zaman tanımanız, sorunu çözebilmek için ona fırsat vermeniz gerekiyor… Bir tür mükemmellik var tüm bunlarda, doğru. Ama haklılığını inkâr etmek de mümkün değil gibi.

Küçücük, incecik resimli kitaplar ne çok şey söylüyor hep!

Arkadaşım Hayalet
Nurgül Ateş
Resimleyen: Beyza Tükel
Çizmeli Kedi / 48 sayfa

Gıcık Misafir
Nurgül Ateş
Resimleyen: S. Deliorman
Çizmeli Kedi / 48 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1978 Berlin doğumlu. Sosyoloji ve iletişim okudu, gazetecilik yaptı. “Benim Kitaplarım / 35 İsim 35 Kütüphane” (Doğan Kitap) ve “Kozalak” (İletişim Yayınları) isimli iki kitabı bulunmakta.

Yorum yaz