İyi Kitap

Teşekküre gerek duymayan kahraman

Teşekküre gerek duymayan kahraman

Neyfel SEMİZ

1946’dan beri, adaleti sağlar sağlamaz, bir teşekkür beklemeden günbatımına doğru yol alıyor Red Kit. Kovboyun efsane olmasında, maceralardaki diğer karakterlerin katkısı göz ardı edilemez. Öyle ki çizilen “yalnız kovboy” imajı onlarsız eksik kalır.

Hayatta bazı şeylerin değişmediğini görmek insana huzur verir. Bir Red Kit macerası, okura bu huzuru yaşatabilecek şeylerden biridir. Çünkü gül yüzlü, yay bacaklı kahramanın bir gününe başladığınızda, hapishanede sıradan bir gündür ve Avarel kardeşler her zamanki gibi hücrelerinde tünel kazmaktadır. Birlikte bir günü bitirdiğinizdeyse, kovboy kızıl bir günbatımında, güneşe doğru, ağzında her zaman aynı şarkıyla ilerler. Her şey olması gerektiği gibidir anlayacağınız.

1946 yılından beri, bir kanunsuzluğu çözdükten sonra teşekkür beklemeden terk eder kasabayı Red Kit. Artık yılların hatırı mı, maceraların akıcılığı mı, yaratıcılığın her evresini görebileceğimiz muhteşem karakterlerin varlığı mı bilinmez, en çok okunan çizgi romanlardan oldu Red Kit en başından beri.

Belçikalı Maurice De Bevere ya da bilinen ismiyle Morris tarafından yaratıldı Red Kit. Her sanatçı gibi o da gözünün önündekilerden ilham alıyordu. Red Kit’i çizerken, sürekli sigara içen, yay gibi bacaklı, at gibi dişleri olan ve yalnızlıkla ilgili şarkılar söyleyen ev sahibesinden esinlenmişti. Meşhur kahramanın maceraları ilk kez 1946 yılında Spirou isimli dergide yayımlanmaya başladı. Morris’in 1948 yılında ABD’ye gitmesiyle Red Kit iyice renklendi. Hayran olduğu “Vahşi Batı”yı gezen Morris, gördüklerini çizimlerine de yansıttı. Red Kit’i Red Kit yapan bir diğer isim olan Rene Goscinny’yle tanışması da bu ülkede oldu. Goscinny, Red Kit’in senaryolarını yazmaya başladı. Morris, 1967’den itibaren, Asteriks’in de yayımlandığı Pilote dergisinde çizmeye başladı. Bu sayede Red Kit’in ünü tüm dünyaya yayıldı ve çizgi filmi yapıldı. Goscinny, 1977’de ölene kadar Red Kit’in senaryolarını yazdı.

Red Kit’in bir kahraman olarak sevilmesinin, öne çıkmasının en önemli sebebi, maceralardaki diğer karakterlerin de en az Red Kit kadar iyi düşünülerek yaratılmış olması. Kovboyun yalnızlığı diğer kahramanlarla tamamlanır adeta. Batı’nın dörtnala en hızlı giden atı Düldül. Sarsaklığıyla tanınan polis köpeği Rintintin. Anadan doğma haydut Joe Dalton ve kardeşleri Jack, William, Avarel. Maceraların en başat karakterleri olarak Red Kit kadar olaylara damgalarını
vururlar. En yaratıcı ve ilginç karakterlerinden biri de, elinde bir mezurayla sürekli insanların vücut ölçülerini alan cenaze levazımatçısıdır. Kasabaya suçlular geldiğinde ellerini ovuşturuverir, belki birkaç kişi ölür de “işlerim açılır” diye sevinir. Ama öyle kolay değildir. Sahnedeki Red Kit ise suçlular kan dökmeden yakalanır.

Red Kit, Teksas’ta kasabasında yaşasa da, yeri geldiğinde mağdurlara yardım etmek için Düldül ile Meksika’dan Kanada’ya, Boston’dan San Francisco’ya kadar çeşitli yolculuklar yapar. Onun cazibesini artıran da sürekli yolda olma durumudur kuşkusuz. Kimi zaman bir senatörün verdiği gizli görevle, kimi zaman da
Başkan Lincoln’ün ricasıyla harekete geçer. Kimse görev vermese bile bela gelir onu bulur. Sakindir. Ateş ortasında bile sakindir. Havaya atılmış beş madeni parayı aynı anda ortasından vuracak kadar iyi nişancıdır. Ama en iyi özelliği, silahını öldürmek için kullanmamasıdır.

ÜNLÜ ŞAHSİYETLER
Red Kit maceralarının en dikkat çeken özelliklerinden biri de tarihsel kişiliklere yer vermesi. Kanun kaçağı Billy the Kid, kadın kovboy Calamity Jane, kendi koyduğu kurallarla insanları yargılayan Yargıç Roy Bean ve dünyaca ünlü oyuncu Sarah Bernhardt gibi isimler Red Kit’in maceralarına konu olmuş kişilerden sadece bazıları.

Bir anlamda Avrupalıların, Amerikan tarihine alaycı bakışını anlatan dünyaca ünlü bu kovboy, bugüne kadar 30 dile çevrildi. 2007 yılından beri Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Red Kit şimdi yeni boyutuyla okur karşısında. Çizgi roman olarak değil de hikâyesiyle öne çıkan kitapların resimli kitap mantığına daha uygun olduğunu söylemek mümkün. Morris’in İzinde alt başlığını taşıyan kitaplar, küçük boyutlarıyla oldukça

Öpüyorum Bizoncuğum
Bertrand Ferrier
Çeviren: Orçun Türkay
Yapı Kredi Yayınları / 80 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz