İyi Kitap

Güçlüsün çünkü sen bir karıncayiyensin…

“Güçlüsün çünkü sen bir karıncayiyensin…”

Jill Tomlinson’un Karıncanın Ne Olduğunu Bilmeyen Karıncayiyen adlı kitabı, hayatı tanımayan bir yavrunun kendini ve çevresini keşfini anlatıyor. Çocukluğa bir güzelleme olan kitap, küçüklerin dünyasının masumiyetini, saflığını dostluk ve düşmanlık temaları etrafında örüyor.

Pim bir karıncayiyendi. Annesi öyle söylüyordu. Ama Pim daha yeni doğmuştu ve karıncanın da karıncayiyenin de ne olduğunu bilmiyordu.

İlk zamanlar bunu pek önemsememişti. Huzur dolu karanlık yuvasında yaşıyordu ve karnı acıktığında annesi onu ıpılık sütüyle besliyordu. Bebeklerin çoğu gibi Pim’in de süt emmediği zamanlar tek yaptığı, mışıl mışıl uyumaktı.

Ama büyüdükçe aklını bazı şeyler kurcalamaya başladı. Bir gün uyandığında bir baktı, annesi yanında yoktu. Oysa annesinin hep onunla olacağını sanıyordu Pim. Ayaklarını sürüye sürüye yuvanın her köşesinde aradı ama bulamadı annesini. Derken, yukarıya doğru uzanan bir tünel buldu. Belki de
annesi orada, yukarıdaydı. Tünele girip yukarı doğru ayak sürümeye başladı,
sonra birden eşeleme sesleri duydu. Bir şey tünelden aşağı, ona doğru geliyordu! Tam zamanında attı kendini yuvasına Pim. Annesi indi tünelden
paldır küldür; neredeyse Pim’in üstüne düşecekti.

“Pim!” dedi annesi. “Neden uyanıksın?”

“Neden yanımda değildin?!” dedi

Pim bağırarak, çok korkmuştu. “Neredeydin?”
“Nerede miydim? Yiyecek arıyordum tabii ki. Benim de bazen bir şeyler yemem gerekiyor.”
“Yiyecek mi?”
“Karınca,” dedi annesi. “Şimdi süt emiyorsun ama büyüyünce sen de karınca
yiyeceksin.”
“Neden?” diye sordu Pim. “Neden karınca yiyeceğim?”
“Bir karıncayiyensin de ondan. Karıncayiyenler karınca yer. Hadi gel bakalım, süt mü istersin yoksa bütün gece böyle anlamsız sorularla mı geçecek?”
Pim çok acıkmıştı, o yüzden sütünü emdi. Ama karnı doyar doymaz, aklını kurcalayan şeyleri sormaya devam etti.
“Karınca ne, anne?”
“Uyu hadi,” dedi annesi. “Yakında öğreneceksin.”
“Lütfen anne, nasıl bir şey?” diye sordu Pim. “Ne olur söylesen yani?”
“Tatlım,” dedi annesi, “soruların hiç bitmeyecek galiba.”
“Söylemeyecek misin?” dedi Pim.
“Karınca nasıl bir şey?”
“Karıncalar miniciktir. Büyük yuvaları olur, kazıp açarız. Karıncalar, mmm, ağzımıza layıktır. Çıtır çıtır ve sulu olurlar. Seveceğine eminim.”
“Yuvalarını kazıp açarız mı dedin?” diye sordu Pim. “Nasıl açacağız?”
“Ön ayaklarındaki pençelerle. Biz çok güçlü hayvanlarız Pim, biliyorsun.”
“Güçlü olduğumu nereden bilebilirim ki?” diye sordu Pim kuşkuyla.
“Güçlüsün çünkü sen bir karıncayiyensin. Hadi bakalım, doğruca uykuya.”
Pim’in çok uykusu gelmişti ve neredeyse gözünü kapar kapamaz uykuya daldı. Uyandığında annesinin ona bir sürprizi olacaktı.
“Bu gece benimle gelmek ister misin?” diye sordu Pim’e. “Artık dışarıdaki dünyayla tanışmalısın bence, ne dersin?”

Karıncanın Ne Olduğunu Bilmeyen
Karıncayiyen
Jill Tomlinson
Resimleyen: Paul Howard
Çeviri: Gökçe Ateş Aytuğ
Hayy Kitap / 96 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz