İyi Kitap

“Memo’nun güncesi”

Tuğba ERİŞ

Sevgi Saygı’nın Babam Nereye Gitti adlı kitabının devamını bekleyenlere müjde! Yazarın yeni kitabı Amcama Neler Oluyor raflardaki yerini aldı. Kahramanımız Memo’nun yeni maceralara atıldığı bu yeni roman, günlük olarak başlayıp bir dedektiflik romanına dönüşüyor.

İlk gençlik çağlarında günlük tutmayanımız var mıdır? Zamanında yok edilmediyse ya da kaybolmadıysa, sonradan okunduğunda insanın nelere
sevindiğini, neleri dert ettiğini, o zamanki düşünüş ve olayları algılayış biçimini görmesi ya da ilk aşkların heyecanını, burukluğunu hatırlaması açısından, önemli olduğu kadar keyiflidir de günlük tutmak.

Başkasının günlüğünü okumanın tadıysa bir başkadır kanımca. Şimdi kulağıma pek doğru gelmese de, on üç, on dört yaşlarında, kardeşimin günlüğünü okuduğumu itiraf etmeliyim. (Gerçi zamanında kardeşimle nasıl
tartıştıysak, şimdi o günlüğü beraber okuyup gülebiliyoruz. Zaman her şeyin
ilacı.) İçinden bir başkasının günlüğünü okuma isteğinin geçmediğini söyleyen çıkabilir mi? Bu isteği gerçekleştirmeseniz de, günce biçiminde yazılmış çok çeşitli kitaplardan en azından birini yutarcasına okumuşsunuzdur belki de. Söz gelimi ben ilkgençlik dönemimde, İpek Ongun’un, bir kült kitap olan ve baskı üstüne baskı yapan Bir Genç Kızın Gizli Defteri’ni defalarca okumuştum. Ruhsal çözümlemeler yapmak haddime değil, ama naçizane görüşüm şu ki, günlük okuma isteğinin altında yatan, bir başkasının, tanıdığın ya da yabancının aklından geçenlere, gizlerine, hayata bakışına duyulan meraktır.

Memo’nun günlüğünü de aynı merakla ve keyifle okudum. Senarist ve yazar Sevgi Saygı’nın Babam Nereye Gitti ve Amcama Neler Oluyor adlı romanlarının başkahramanı olan Memo, başından geçen sıradışı olayları günlüğüne yazıyor.

Babam Nereye Gitti’de, Memo’nun babası, askerliğini yaparken arazide
bulduğu tuhaf cismi kamerasına yerleştirip çekim yaptıktan sonra, dokuz yıl ortadan kayboluyordu. Devam kitabı olan Amcama Neler Oluyor’da da,
babasının dönüşünden sonraki iki yıl boyunca yaşadığı bir dizi tuhaf olayı
anlatıyor Memo.

Yeniden günlük tutmaya başlamasının nedenlerinden biri, bunların anlatılması gerektiğini düşünmesi. Âşık olduğu Derinsu’nun on üçüncü yaş
gününde hediye ettiği deftere yaşadıklarını yazarak, kafasındaki yüzlerce
soruya yanıt verebileceğini de düşünüyor. Çözmek zorunda kaldığı sıradışı
olayların yanında, Memo’nun yaşadığı değişime, büyümesine, ergenlik duygularının yarattığı iniş çıkışlarla mücadelesine, dokuz yıl ayrı kaldığı babasını ve kendini tanıma sürecine de tanıklık ediyoruz günlüğünü okurken.

MEMO KENDİNİ KOPYALIYOR
Bu ikinci kitapta, ailesini bir araya getirmenin mutluluğunu bir türlü yaşayamayan Memo’nun canı bir kardeşi olacağı haberiyle daha da sıkılıyor.
Amcası ile babasının tuhaf davranışları canının sıkkınlığına, kafasının karışıklığına tuz biber ekiyor. Bu nedenle ikisini izlemeye karar veriyor Memo. Bu sırada okuldaki Tolga ve çetesi onu rahat bırakmıyor. Derinsu’yla beraber hem bu kabadayılarla uğraşırken, hem de dedektiflikte iyice uzman hale geliyorlar. Amcasıyla babasının o tuhaf cismi kullanarak kendilerini kopyaladıklarını; kopyaların işe gidip para kazandığını, kendilerinin de canları ne istiyorsa onu yaptıklarını öğreniyorlar. Başta bu duruma, “kopya” düşüncesine, karşı çıkıyor Memo. Amcası ve babasının çalışmamak için köle yaratacak kadar ikiyüzlü olduklarını düşünüyor. Ama Tolga ve çetesinin okulda arkalarından çevirdiği işler, yaydıkları safsatalar ve açtıkları bir internet sitesi nedeniyle kendilerine büyücü gözüyle bakılması, her şeyiyle karşı çıktığı “kopya” düşüncesini aklına sokuyor Memo’nun. Sorunlarıyla kendisinin baş etmesi gerektiğini düşünerek, babasının ve amcasının haberi olmadan kendini kopyalıyor.

“Memo2” adını verdiği kopyasını, ailesinin görmemesi için binbir takla atarak odasında saklıyor Memo. Kopyası sayesinde Tolga ve çetesini alt ediyorlar ve büyücülük yaptıklarını iddia eden internet sitesini de kapattırıyorlar. Memo2, marifetlerinin yanında başlarına bela da açmaya başladığında, kopya düşüncesini de sorgulamaya başlıyorlar.

Gerçeküstü öğeler ve gizemle örülü, heyecanla dolu bu serüvenin sürprizlerini daha fazla açık etmekten kaçınalım. Zira Amcama Neler Oluyor, zamanın değeri, emeğin anlamı, karşılaştığımız sorunlardan kaçmak yerine üstlerine gidip onları soğukkanlılıkla çözmek üstüne düşünmemizi sağladığı gibi, günlük olarak başlayıp bir dedektiflik romanına dönüşüyor. Okura da Memo’nun yeni serüvenlerini beklemek düşüyor.

Amcama Neler Oluyor?
Sevgi Saygı
Günışığı Kitaplığı / 236 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz