İyi Kitap

Hepimiz Pippi’nin çorabından çıktık…

“Hepimiz Pippi’nin çorabından çıktık…”

Elif TÜRKÖLMEZ

Astrid Lindgren’in satirik mizahla absürt mizahı doyasıya kullandığı Pippi Uzunçorap serisi, kuşaklardır güncelliğini yitirmediği gibi, her çocuğa, Kuzey’in bireyi öne çıkaran o büyülü ve özgür dünyasıyla tanışma fırsatı da sunuyor.

Şu sıra denk geldi; yazar, çizer, tasarımcı anne babaların genelde işev- çocuk üçgeninde geçen hayatlarını kayıt altına aldıklarını fark ettim. Dünyanın her yanından blog’ları okur oldum. İçlerinde gerçekten ilham veren, insana kendini iyi hissettiren günlükler var. Bu “iyi hissettirenler”in çoğunun, Kuzey ülkelerinde yaşayan kişilerin blog’ları olduğunu görünce anladım ki bu Kuzey’de iş var. Fotoğraflarda çocuklar çok mutlu görünüyor. Resim yapıyor, kitap okuyor, kek pişiriyor, kendi oyuncaklarını kendileri yapıyorlar ve istisnasız hepsinin çok büyük bir kütüphanesi, kütüphanelerinde resimli, renkli, ciltli çok güzel çocuk kitapları var.

Nitekim Kuzey’in çocuk edebiyatı da oldukça zengin. Misal, dünyanın en ünlü çocuk kitaplarından Pippi Uzunçorap İsveçli yazar Astrid Lindgren’in elinden çıkma. Çocuk edebiyatının ünlü kalemlerinden, klasik çocuk yetiştirme yöntemlerini pas geçip, fersah fersah uzaklardan bildiren, anti-edepçi yazar Christine Nöstlinger mesela… O da Avusturya’nın yetiştirdiği güçlü kalemlerden. Norveçli yazar, Ingvar Ambjørnsen ise Pelle ile Prof adlı
gençlik romanları dizisiyle büyük beğeni kazanmış bir yazar. Pelle ile Prof özellikle neo-nazilik, çevre kirliliği, uyuşturucu kullanımı gibi konularda
gençlere doğru mesajlar veren bir seri. Bu seri, zaman zaman gençler için oldukça sert bir üslup kullanıldığını düşünenler tarafından eleştirilmiş bile.

Aslında Kuzey edebiyatının güçlü kalemleri saymakla bitmez. Burada isimler üzerinden gitmektense, genel bir değerlendirme yapmak ve Kuzey çocuk edebiyatının, mizahın önemli yer tuttuğu o fantastik dünyasına giriş yapmanın, bir çocuğun okuma serüvenini nasıl renklendireceğini anlatmak
istiyorum.

SATİRİK MİZAH
Kuzey çocuk edebiyatının en önemli özelliklerinden bir tanesi güleç yüzlü olması ve mizahı satirik bir üslupla sunması. Zekâdan beslenen bu mizahi tavır bana hep coğrafyanın bir imkânı olarak görünmüştür. Kuzey’in uzun süren kışlarına, güneşin nazına, doğanın zor koşullarına inat, insanlar hayatlarına güneşin sıcaklığını vermeye çalışmış, kendilerini neşelendirmenin, güldürmenin çeşitli yollarını bulmuşlardır. Bu yöntemlerin başındaysa edebiyat ve sinema gelir.

Kuzey’de mizah, gelenek ya da tarihten ziyade bireyden beslenir. Birey, çocuk da olsa bireydir ve mizah dilini kendi zevkleri, bilgisi ve hayata karşı duruşuyla oluşturur. Hadi daha açık söyleyeyim: Bizim espri anlayışımız daha toplumsal, Norveç’inki daha bireyseldir. Biz komik bir espriye arkadaşlarımızla birlikte yüksek sesli kahkahalarla gülmek isteriz, Danimarkalılar içten gelen bir gülümsemeyi tercih eder. Buradan ilerlersek, Kuzey çocuk edebiyatının mizahla ilişkisinin de “birey”le ilgili olduğunu söyleyebiliriz. Ama bu bireycilik, ötekiyle ilişki kuramama şeklinde tezahür etmez. Tam tersine, kendi gizini başkasına açan ve bu gizin aslında anlaşılır, ilham verici ve acayip komik olduğunu yavaş yavaş hissettiren bir edebiyat türüdür Kuzey’in çocuk edebiyatı.

Örneğin, en ünlü çocuk kitaplarından biri olan Pippi Uzunçorap’ı ele alalım.
Astrid Lindgren’in dünyanın her yanından çocuğun başucu eseri haline gelen kitabı Pippi’nin gizi, zaman zaman satirikleşen eleştirel mizahtan, zaman zamansa insanı kıkır kıkır güldüren absürt mizahtan mürekkep olmasıdır. Yani bu kitap sırf, “Hadi çocukları güldürelim ve bunu küçük bir
kızın tuhaf saçları ve uzun çoraplarıyla halledelim,” derdinde değildir. Karakterin ettiği her laf, önce absürt, sonra komik gelir. Başına gelen en zor durumu bile, karşısındakini sözleri ve hareketleriyle çileden çıkararak aşmaya çalışan bu küçük kız çocuğu, üstelik de her sözü neredeyse bir aforizma gibi dururken, insana mizahın bu “soğukkanlı” türünün ne kadar zekice olduğunu bir kez daha hatırlatır.

Üstelik Lindgren’in bu kitabı yazarken kendi kızından ilham aldığını bilince, bunun sadece bir kurmaca durum olmadığını, Pippi’nin Lindgren’in hayal gücüyle birlikte kanlı canlı bir çocuktan da beslendiğini düşünür, o coğrafyada böyle özgüveni yüksek, hayal gücü geniş, zekice espriler yapan
çocukların olduğunu anlarız. Pippi, yıllardır hepimize aynı zekice esprileri
yapma, aynı satirik mizahın kapısından geçebilme cesaretini veriyor zaten. Çocukken onu okumuş olan her çocuk büyüyünce birbirini tanıyor.

ABSÜRT MİZAH
Lindgren’in bu ünlü serisi, her an bir serüven yaratmaya, her olayı bir serüvene dönüştürmeye eğilimli, kırmızı saçlı, ilginç ve sevimli bir kız olan Pippi’nin absürtlüklerle dolu hikâyelerini anlatır. Pippi’nin yakın arkadaşları
Tomi ile Anika’ya anlattıkları aslında hepimize anlatılan özgürlük, özgünlük ve cesaret öyküleridir. Pippi tek başına yaşar. Başında ona ne yapması gerektiğini söyleyen bir anne ya da baba yoktur. Hayvanlarını evin içinde besler ve müthiş bir hayal gücüne sahiptir. Tüm dünyada çocukların daha özgür ve yaratıcı olmalarında büyük katkısı olan bu seri, Türkiye’de de en çok satan çocuk kitapları arasında yerini almış, birkaç kuşak bu kahramanın
hayallerimizde bile olamayacak kadar özgür dünyasında soluk almıştır.Özellikle, toplumsal baskının gerek aile gerekse toplumun diğer kurum ve yapıları tarafından yoğun olarak hissettirildiği daha geleneksel toplumlarda, Pippi bir düştür; düş olduğu bilinir de, böyle bir düşün hayal edilebilir olması bile şaşkınlık yaratır.

Bu arada dünyanın önemli çocuk edebiyatı ödüllerinden birinin Lindgren’in adına verildiğini de söylemeden geçmeyelim. Yazarın 2002’de 94 yaşında vefat etmesinin ardından, İsveç hükümeti tarafından yazar anısına verilen ödül, beş milyon İsveç Kronu ile dünyanın en büyük çocuk ve gençlik edebiyatı ödülü. Ödül, kitapları doksan bir dile çevrilen ve 145 milyondan
fazla satan Lindgren’in edebi yaklaşımına uygun olarak, yeni ve yetenekli öykücülere, yazarlara ve kitap resimleyenlere verilir ve doğal olarak, tüm dünyadaki çocuk kitabı yazarlarının hayallerini süsler.

Kuzey’den gelen büyülü çocuk edebiyatı rüzgârı olmasa, hayal gücümüz biraz eksik, içimizdeki özgür çocuğun boynu bükük kalırdı. Çocuklara, doğanın gücünü ve insanın kudretini bir arada sunan, içlerinde absürt mizahın en iyi örneklerini bulabileceğimiz bu hikâyelere kulak vermenin zamanı hiçbir zaman geçmiyor. Bir eseri “klasik” yapan da bu değil midir zaten?

Pippi Uzunçorap
Astrid Lindgren
Resimleyen: Indgrid Vang Nyman
Çeviren: Ali Arda
Kanat Yayınları / 144 sayfa

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz