İyi Kitap

Bahara ve Fırtına Mucitleri’ne özlem!

“Bahara ve Fırtına Mucitleri’ne özlem!”

Eraslan SAĞLAM

Alex Williams’ın Fırtına Mucitleri adlı romanı, İş Kültür Yayınları aracılığıyla okurlarıyla buluştu. 12 yaş ve üstüne önerilen 263 sayfalık roman, küresel ısınmanın etkilerini çok erken hisseden bir yazarın gençlere yönelik uyarısı, bir dünyayı kurtarma çağrısı olarak da okunabilir.

Küresel ısınmanın etkileri temasıyla neredeyse on altı yıldır meşgul olan Alex Williams’ın Fırtına Mucitleri adlı kitabının arka kapağında şunlar yazıyor:

“Hiç durmayan kar fırtınasının hüküm sürdüğü bir şehirde yaşayan Madeline ve Rufus Breeze çok yetenekli iki kardeştir. Nesillerdir mühendislik yapan bir aileye mensup bu akıllı gençler, aynı babaları ve dedeleri gibi kendi fanlarını icat etme konusunda uzmanlaşmışlardır. Ancak havanın sürekli buz gibi olduğu bir yerde, kimse fan almak istemez. Kar fırtınası yüzünden, bir aile hariç kentteki herkes fakirleşir ve zorlu bir yaşam sürmeye başlar. Evlerini kaybetmek üzere olan Breeze ailesinin babası, pek güvenilir biri olmayan Sebastian’ın teklifiyle, fanları toplayıp sıcak bir kente giderek para kazanmayı planlar. Madeline, babası ve Sebastian
ile birlikte yola koyulur. Rufus’un ise annesini ve evlerini koruması gerekmektedir. Ancak olaylar planlandığı gibi yürümeyecektir. Zorlu bir yolculuk, cesur bir mücadele ve çok büyük bir sır…”

Kitabın konusu kadar yazılma serüveni de ilginç. Romanın konusu yazarı on altı yıl boyunca meşgul ediyor. Önce bir film senaryosu yazmak üzere başlıyor işe. Romanın kahramanı olacak kişi ve mekânların eskizleriyle yola koyuluyor. Hatta bu konuya bu denli odaklanması, yakın çevresi tarafından eleştiriliyor. Müspet ve menfi eleştiriler arasında, Williams’ın romanı, Ruth Altimes editörlüğüyle İngiltere’de raflarda yerini alıyor.

Williams, eserini okura sunarken duyarlı bir temennide bulunuyor: “Umarım bu öykü, günümüzle onu yazmaya başladığım ilk günden daha fazla ilişkilidir. Bugün iklim değişikliği konuları ve aile kurumu üzerindeki baskılar her zamankinden daha da fazla.”

KÜRESEL İKLİM KRİZİ
Atlanmaması gereken ve daha romanın ilk sayfalarından itibaren dikkat çekici bir hassasiyet bu. Romanın Türkiye’de yayımlanmasının, İngiltere’deki baskısından üç yıl sonraya tekabül ettiğini, öncesinde de Williams’ın on altı yıl boyunca bu konuyla haşır neşir olduğunu düşünürsek, küresel iklim krizine karşı son derece duyarlı bir yazar olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü onun bu kitapla uğraşmaya başlaması 1992 yılına denk geliyor. O dönemler için, “küresel ısınma” lafını kullananlara neredeyse deli gözüyle bakılıyordu –aynı şey bugün “küresel iklim krizi” lafını kullananlar için geçerli−. Yarı bilimsel bir tutumla bu soruna göz kırpanlarımız, küresel ısınmayı hava sıcaklıklarındaki artışla açıklamaya çalışıyordu. Biraz altını kazıdığımızda, bu sorunun insan eliyle yaratılan ve
sanayi devriminden beri var olan bir sorun olduğunu anlıyorduk. Zaman geçti… Yağmur gördük, kar gördük… Sermaye çığırtkanları, “Bakın işte küresel ısınma yokmuş,” demeye başladılar. Örtbas etmeye çalıştıkları, artık yağmurun daha yoğun yağıp sellere yol açtığı, karın daha dondurucu ve güneşin kavurucu olduğu ve tabii ki bunun hem dünya hem de insan yaşamı üzerindeki etkileriydi…

Williams bunu, bilim adamları küresel ısınmadan küresel iklim krizine geçmeden çok daha önce, 1992’de fark etmişti. Çünkü romanı buram buram küresel iklim krizi kokuyordu. Hele de bunu 12 yaş ve üstü gençlere yönelik olarak yazması, eserinin kıymetini bin kat daha artırıyordu. Romanda iki temel bölüm var. Biri, soğuktan donan, hiçbir ürünün yetişmediği ve ana karakter Breezelerin dünyası; diğeri de, kavuran güneş altında yine hiçbir ürünün yetişmediği Tresesdira! İki bölge halkı da mutsuz. Çünkü iki halk da baharlarını yitirmiş. İkisinin de insanlık dışı, yaşam dışı olduğunu anlıyoruz. Her ikisi de bir diğerine özlem duyarak yaşıyor. Ama ne zaman ki çok soğuktan çok sıcağa geçmeyi becerebilen insanlar çıkıyor, işte o zaman anlıyoruz her ikisinin de, her iki iklimin de özlem duyulacak bir yanı olmadığını.

Williams baharların önemini öne çıkarırken, bununla birlikte çok önemli bir şey daha yapıyor: Küresel iklim krizinin idarecilerin, askeriyenin ve sermayedarların ne kadar işine yaradığını anlatıyor. Soluk soluğa takip edilen olaylar dizisiyle birlikte, bu temaya da dikkatimizi çekiyor olması bizi son derece dinamik bir edebiyatla karşı karşıya bırakıyor.

Roman, “Her Havaya Uygun Tüyler Ürpertici Bir Macera” alt başlığıyla kitapçılarda mevcut. Yukarıda saydığım nedenlerden ötürü, ben 37 yaşıma uygun bir hava soludum romanda. Sanırım siz ve ergen çocuklarınız da kendi havanıza uygun bir soluk bulacaksınızdır.

Fırtına Mucitleri
Alex Williams
Çeviren: Özlem Dağ
İş Kültür Yayınları / 263 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz