İyi Kitap

En eğlenceli oyun: müzik…

En eğlenceli oyun: müzik…

Arzu HAKSUN GÜVENİLİR

Her şey anne karnında başladı. Daha dünyaya gelmeden annemizin kalp ritimlerini dinleyerek… Belki de işte bu yüzden müzik ruhumuzun vazgeçilmez bir gıdası. Üstelik biz fark etmesek bile yaşamın her alanında… Müzik Atlası, çocuğunu bu gerçek anlamıyla müzikle tanıştırmak isteyenler için.

Anne karnında bir bebek, annesinin kalp ritimleriyle huzur buluyor. Doğduğu ilk günlerde göğsüne yaslanıp aynı ritmi duymak, aynı kokuyu almak istiyor. Kulağına söylenen kelimelerin anlamı hiçbir şey ifade etmiyor belki, ama bir taraftan da bu ses ve sesin tınısı hiç yabancı gelmiyor.

Tüm bunların ne anlamı olabilir? Tek bir anlamı var aslında; bedenin suya duyduğu ihtiyaç gibi, ruh da müzikle beslenmek istiyor. Sesin, ritmin, bir melodinin insan üzerinde doğduğu ilk günden beri bu denli etkili olmasının gösterdiği tek bir şey var; dış dünyaya ait başka hiçbir şeyin müzik kadar etkili bir biçimde insan ruhuna hitap edemeyeceği… Bu durumda ne yapmak gerekir? Ruhun ihtiyacı olan besini doğru biçimde vermek tabii ki.

Ebeveynler olarak, çocuklarımız müzikle ilgilensin ya da bir enstrüman çalsın isteriz. Peki, bunun nedenini sorguladığımız oldu mu hiç? Kızım/ oğlum yetenekli imajını yaratmak ya da zekâyı geliştiriyor olması yeterli bir cevap mı gerçekten? Hayır, çünkü müziğin bedenimiz üzerinde farkında olmadığımız o kadar çok etkisi var ki; insan sevgisi, toplum ve ahlak anlayışı, doğa duyarlılığı… Müzik, bir güzellik ve eğitim aracı, insanı yumuşatarak geliştiren en önemli öğe. Minik yavrularımızın iyi bir ahlak anlayışına sahip, insana ve doğaya duyarlı olmasını, zekâsının gelişmesini, yaşamın zor anlarında sağlam durmasını istemez miyiz? Bunun birçok yöntemi, yol haritası var. Önemli bir tanesi, müziğe yaşamlarında doğru anlamda yer vermelerini sağlamak. Mandolin Yayınları’ndan çıkan Müzik Atlası adlı kitap, benzerlerinden çok farklı bir müzik kitabı. Bir oyun gibi çocuklara müziği anlatmakla kalmıyor, büyüklerin de müzikle ilgili birçok şeyin farkına
varmasını sağlıyor.

Her şey önce sesiyle var. Telefon, matkap, çalar saat, elektrikli süpürge, yağmur sesi, kuş sesi… Kulağımıza gelen o kadar çok ses var ki! Kapatın gözlerinizi, dinlemeye başlayın. Tonlarını ayırt etmeye çalışın; ince, kalın, yüksek, alçak, melodili, ritimli… Tüm bu sesleri ne sıklıkla duyuyoruz? Nasıl ayırt ediyoruz? İşte eğlenceli bir oyun. Çocuğunuzu alın yanınıza, birlikte ses avına çıkın. Çocuğunuzla duyduğunuz, hatta onun da taklit edebildiği bu sesleri basit bir kayıt cihazına alın ve müziğin dünyasına ilk adımı birlikte atın. Tıpkı bakmak ile görmek arasındaki fark gibi. Nasıl ses çıkarılır? Nasıl duyarız? Sesin seviyesi ne demek? Alçak
sesleri duymakta neden zorlanırız? İşte bu soruların tüm cevapları kitapta bir oyun gibi anlatılıyor. Şekillerle, çizimlerle, gösterdiği yöntemlerle öyle güzel anlatılıyor ki kitap her şeyi; birçok bilgiyi öğrendiğinizin farkına bile varmıyor, üstelik çok eğleniyorsunuz.

ÖNCE SES VARDI
İkinci bölüm; “Müziği Okumak”. Önce ritim, sonra notalar… Kalp atışları, saatin tik tak sesleri ve bunların yazıya aktarımı. Tıpkı konuşmayı yazıya dökmek gibi. Yeni bir dili, müzik dilini öğrenmenin heyecanı bambaşka. Kitapta, ilk nota yazımı nasıl ortaya çıkmış, neden yazıya dökülmesine ihtiyaç duyulmuş ve daha başka birçok sorunun çok basit, akılda kalıcı cevapları yer alıyor. “Küçük pire merdivenleri hızla çıkıyor, onu takip eden yavru köpek basamakları sayıyor; do-re-mifa-
sol-la-si do. Şimdi de aşağı inelim; do-si-la-sol-fa-mi-re-do. Şimdi bunu piyano tuşları üzerinde deneyelim. Elin sola doğru gittiğinde ses adeta bir gök gürültüsü gibi kalınlaşıyor. Peki ya sağa doğru gittiğinde? Bu kez ses kedi miyavlaması gibi inceliyor.”

Üçüncü bölüm; “Müzik Aletleri”. “Tüm bu sesleri farklı enstrümanlarla çıkarmaya ne dersin? Hatta kendi enstrümanını kendin yapmaya. Belki de en eğlencelisi bu. Küçük bir ot parçasının nasıl bir enstrüman olabileceğini görmek.”

Kitabın son bölümünde ise ünlü bestecilerin hayatlarından kesitlere yer veriliyor. Küçük Bach, keman ve klavsen çalmayı öğrenmiş. Anne ve babası küçük yaşta
öldüğü için tüm desteği ağabeyinden almış. Mozart, klavsen çalan kız kardeşi ve keman çalan babasını dinleyerek büyümüş. Onları hep taklit etmiş. En büyük eğlencesi hayat ve müzik olan Mozart, “birbirini seven” notaları ararmış. Franz List, tam bir virtüözmüş. O çaldığı zaman herkes sanki bir orkestra çalıyor zannedermiş.

İnsan yaşamında belirli bazı işlevleri vardır müziğin. Mantıklı düşünmeye, matematik zekâsının, hayal gücünün gelişimine katkısı en fazla olan sanat dallarından
biridir. Hiçbir bilim insanının tam olarak açıklayamadığı bir zihin açma etkisi vardır müzikte. Müziği bir ders gibi değil, bir dans gibi öğretmek doğrudur. Dolayısıyla bu tür kitaplar en önemli kılavuzlardır. Birçok çocuk enstrüman çalmaya keyifle başlamış, nefret ederek sonunda kaldırıp atmıştır. Çocuklarımız, günden güne zorluğu sürekli artan şeyleri öğrenmekte zorlanır ve bazıları da bu hıza yetişemediği için cesaret kırıklığı yaşar. Amaç, çocuğu her yönüyle tamamlamak; kulağını, sesini, konuşma sesini dahi kullanmasını sağlamak; zevkini eğitmek ve ona genel bir müzik kültürü kazandırmaktır. Gerçek müzik eğitimi, hayata geçirilen, yaşama katılandır. Çocuk günlük yaşamdan kopuk olmayan şarkılarla tanışmalı, hayatındaki sesleri bilinçli duymayı ve dinlemeyi öğrenmelidir.

MÜZİK HER YERDE
Sonuç olarak, müzikal seviyesi ne olursa olsun, herkesin hayatında müzik vardır. İlk başta da değindiğim gibi, aslında her şey kalp atışlarıyla başlar. Unutmamak gerekir ki her çocuk müzikle ilgili en az bir etkinliği yaşamına katmaktan büyük keyif alır. Ebeveynlere düşen de, çocuğun bunlardan kendisini en iyi ifade edebileceği hangisi ise onu bu etkinliğe yönlendirmek ve ona genel bir müzik sevgisi kazandırmaktır; özellikle de okul öncesi çağdaki çocuklar için bu çok önemlidir. 6-9 yaşa hitap eden, cazip renkli çizimleriyle göz dolduran Müzik Atlası, tam da bu yolda ilerlemek isteyen ebeveynler ve çocuklar için iyi bir kılavuz; her eve girmesi gereken güzel bir kitap. Çocuklar bu kitapla müziği öğrenecek, kendi enstrümanlarını yapacak, müzikli oyunlarla da konsantrasyonlarını, en önemlisi hayal güçlerini geliştirecekler.

Müzik Atlası
Kolektif
Resimleyen: Emilie Beaumont,
Marie-Renee Pimont
Çeviren: M. Işık Durmaz
Mandolin Yayınları / 134 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz