İyi Kitap

“Okul koması”na çare

“Okul koması”na çare

Behçet ÇELİK

Hepimizin, çocuklar için yazdığı, ince bir mizahla dolu romanlarıyla tanıdığı Daniel Pennac, Okul Sıkıntısı’nda başka bir mecraya el atmış. Çocukluğunda kendi yaşadığı “başarısızlık korkusu”ndan ve öğretmenlik tecrübelerinden yola çıkarak pedagojik bir anı kitabı çıkarmış ortaya.

Daniel Pennac’ın Okul Sıkıntısı adlı kitabı, yayınevi tarafından “otobiyografik roman” olarak sunulmuş olmasına karşın, tek bir türe ait olduğu iddia edilemeyecek kitaplardan. Halen okullarda edebi türler katı ve kesin tanımlarla anlatılıyor olabilir, ama nicedir bu kalıplar iyiden iyiye yıkılmış durumda. Okul Sıkıntısı da bir roman olduğu kadar, eğitim sistemi üzerine eleştirel bir deneme olarak da anılmayı hak ediyor. Pennac’ın eğitim sistemine ilişkin düşünce ve gözlemlerini, romanlarındaki gibi akıcı ve ironik bir üslupla aktardığını söyleyebiliriz.

Pennac, gerek eğitilen gerekse eğiten olarak yaşadığı kişisel deneyimlerinden
yola çıkarak ulaştığı sonuçları paylaşıyor. Pennac’ın deneyiminin özgün bir yanı var. Uzun yıllar boyunca kendisinin bir “tembel teneke” olduğunu düşünmüş ve buna bir kez inandıktan sonra, ne kadar ders çalışırsa çalışsın öğrenemeyeceğine inanmış. Yaşadığı bu sıkıntılı dönemlerin ertesinde, öğretmen olduğu zaman, kendindeki umutsuzluğun benzerlerini yaşadığını gördüğü öğrencilere özel bir önem vermiş, yaşadığı deneyimlerin ışığında onlardaki böylesi kalıpları kırmaya çalışmış. Çoğu zaman da başarılı olmuş. Başarısız olduğu durumları anlatmaktan çekinmeyen Pennac, bu başarısız deneyimlerin öğrencilerin öğrenme konusundaki umutsuzluğunu beslememesi gerektiğinin altını özellikle çiziyor.

Pennac, öğrencilik yıllarında başına gelenleri anlatırken, bunların günümüz dünyasında birebir geçerli olmayacağını belirtmekle birlikte, yapısal benzerliklerin önemini de ayrıca vurguluyor. Gerçekten de Pennac’ın öğrencilik yıllarıyla günümüz Fransa’sının pek benzeşmediği düşünülebilir
ilk anda. O ise farklı bir açıdan bakıyor soruna. Başarısız olacağına baştan inandığı için ne yaparsa yapsın öğrenemediği dönemleri anlattıktan sonra, günümüzde öğrencilerin “başarı” konusuna nasıl yaklaştıklarını kendi öğrencilerinden yola çıkarak sergiliyor. Geleceğe güvenle bakmakta zorlanan ailelerde, çocukların ebeveynlerindeki güvensizliği miras aldıklarını ve bunun sonucunda başarılı oldukları zamanlarda bile kendilerini gerçek anlamda başarılı duyumsayamadıklarının altını çiziyor.

BAŞARISIZLIK YAZGI MIDIR?
Bu çerçevede Pennac, özellikle göçmen ailelerin çocuklarına ayrı bir önem veriyor. Bu gibi ailelerde yetişen çocukların neredeyse kategorik olarak “başarısız olmaya yazgılı” olduğunun düşünüldüğünü belirtiyor. Fakat durumun böyle olmadığını örneklerle aktaran yazar, öğrencilerin bu gibi olumsuz yargılar nedeniyle kapıldıkları umutsuzluğu öğrencilik yıllarındaki kendi haline benzetiyor. Okul Sıkıntısı’nın en çarpıcı yanı da zaten Pennac’ın ele aldığı sorunun her boyutuna içeriden bakmayı başarmış olmasında. Başarısız olacağına inanmış öğrenciyi gelecekle ilgili korkutmanın bir işe yaramayacağını, bunu bizzat yaşadığı için gayet iyi biliyor. Onun yerine, bugünden bir şey yapılmasını, öğrencinin içinde bulunduğu “okul komasından” çıkarılmasını öneriyor. Kendisindeki başarısızlık inancının ilk
kırılışı da bunu akıl eden bir öğretmeni sayesinde olmuş. Öbür öğrencilere
verdiği ödev ve cezaların Pennac’ta işe yaramayacağını sezen öğretmen,
ondan yıl sonuna kadar bir roman yazmasını istemiş. Elbette benzer durumdaki her öğrencisinde bu yöntemi uygulamamış Pennac, ama öğretmenlik yılları boyunca dile ayrı bir önem vermiş. Dilin düşünceyi sadece ifade etmeye yaramadığını, aynı zamanda düşüncenin ortaya çıkması ve gelişmesi için kurucu bir rol oynadığını, öğrenme konusundaki umutsuzluğun da dil içerisinde saklı nedenleri bulunduğunu savunarak, öğrencilerinin dikkatini dile çekebilmek için, oyun oynamak dâhil her yolu denemiş.

Özet olarak söylemek gerekirse, Okul Sıkıntısı, eğitim gibi, yüzyıllar geçtikçe çözüleceği yerde toplumların gelişimine koşut olarak karmaşıklaşan bir soruna, öğrenciyi merkez alan, ilk anda bir araya gelemeyeceği düşünülen “eğitim” ile “sevgi”yi buluşturan, mütevazı ve edebi bir çözüm arayışı.

Okul Sıkıntısı
Daniel Pennac
Çeviren: Barış Behramoğlu
Can Yayınları / 248 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz