İyi Kitap

Acıların üstünü örtmeyen ironik bakış

Acıların üstünü örtmeyen ironik bakış

Behçet ÇELİK

Son yıllarda, çocukların ağzından kaleme alınmış ve büyüklerin dünyasına tersten bakan öykülerde, romanlarda artış var. Bitirgen, anlatıcı-kahramanın bir kız çocuğu olmasıyla öne çıkıyor. O sadece çocuk olduğu için değil, kız olduğu için de yetişkinlerin dünyasıyla iki kere çarpışıyor.

Figen Şakacı’nın uzun hikâyesi Bitirgen, çocuklarla büyüklerin dünyası arasındaki uçurumun, gelgitin, iletişimsizliğin yetişme çağındakiler için nasıl da acı deneyimlere neden olduğunu; bu dönemin nice düş kırıklıkları ve yara berelerle atlatıldığını (belki atlatılamayıp izler bıraktığını) sızılı ama ironik bir dille anlatıyor. Babasının kendisine “Bitirgen” diye seslendiği (küçük, tatlı bir kayısı türü “bitirgen”) kız çocuğu, “büyüme” dediğimiz bu zorlu süreçte başına gelenleri, gözlemlediklerini, anladıklarını ve anlamadıklarını büyük bir içtenlikle günlüğüne aktarıyor.

Yetişkinlerin dünyasındaki renksizlik şaşkınlık yaratırken, büyüklerin ikiyüzlülüğü Bitirgen’in tiksinmesine yol açıyor. Bunların yanı sıra büyüklerin dünyasından büsbütün ayrı da değil; bir yandan büyümeye başladığı için onların dünyasına ilk ürkek adımlarını atmış durumda. Büyüklere özenip yapıp ettiklerindeki saçmalığı, ilk anda değilse bile yazarken görebilecek kadar o dünyaya mesafeli olduğunu da belirtmek gerek. Bitirgen’in ironisi bu mesafenin kısalıp uzamasından kaynaklanıyor çoğu kez. Büyüklere öykünmekte olduğunu satır aralarında hissettiğimiz, onların sesinin çınladığı cümlelerin hemen ardından, yetişkinlerde pek görülmeyecek kadar saf biçimde kendi hatasını itiraf edebiliyor örneğin. Büyüklerden işittiklerinin doğruluğundan kuşku duymuyor çoğu zaman, ama onların söylediklerinin kendi dünyasında karşılığı olmadığında (ya da işine gelmediğinde) büyüklerden öğrendiklerini eğip bükebiliyor da. Yine de, büyüklerin dünyasına ne kadar yaklaşırsa yaklaşsın, onların çelişkileri karşısında çaresiz hissediyor kendisini. Sürekli dürüst olmanın erdemlerinden söz edilirken, Bitirgen aklından geçenleri dürüstçe ifade edişinin ayıplanmasına bir anlam veremiyor.

BİLİNMEYENLER ÜLKESİ
Bitirgen büyüklerle arasındaki dil sorununun da farkında aslında. Bu nedenle kendince bir dil yaratıp bu dilin konuşulduğu yeni bir dünya hayal ediyor. Bu yeni dünyaya ancak seçtiği insanlar, onun dilini öğrenerek girebiliyorlar. Dil ve hayal gücü aracılığıyla oluşturduğu savunma hattı çoğu zaman iş görüyor; anlayamadığı, sürekli bozguna uğradığı yetişkinler dünyasının dışındaki bu “Bilinmeyenler Ülkesi”nin varlığı bile ona güç veriyor. O dünyada yaşananlar hayal gibi; öyleyse orada olanlar için üzülmesi gerekmiyor. Ne var ki öbür (“gerçek”) dünya çok büyük ve kapsayıcı olduğundan, kendi ülkesine gidişleri bile sorun olabiliyor kimi zaman.

Başlarda gönül kırıklıkları, kendini kocaman bir dünyada yapayalnız hissetme, yanlış anlaşılma, küçük düşme gibi sorunlarla baş etmeye çalışırken, büyüklerin dünyası zamanla Bitirgen’e daha devasa sorunlar sunuyor; belki de uzun yıllar boyunca etkisini duyacağı sıkıntılar bunlar. Öte yandan yalnızlık, tek başına kalmışlık hissi öbür bütün sıkıntılara, sorunlara eşlik ediyor. Defterinden başka kimsesi yok başına gelenleri paylaşabileceği. Kendisini koruyabilmek için tek silahı; dışarıdaki dünyaya, başkalarına fırlatabildiği tek ok ince alay. Kendini de yaralamayı göze alarak bu silahla adımlarını atıyor büyüklerin dünyasına. Gülmek, gülebilmek, en acılı günlerinde ona birazcık nefes alma imkânı sunuyor.

Son yıllarda, çocukların ağzından kaleme alınmış ve büyüklerin dünyasına tersten bakan öykülerde, romanlarda artış var. Bitirgen, anlatıcı-kahramanın bir kız çocuğu olmasıyla öne çıkıyor. Bitirgen sadece çocuk olduğu için değil, kız çocuğu olduğu için de yetişkinlerin dünyasıyla iki kere çarpışıyor. Bu çarpışmalardan türeyen özel bir ironisi var hikâyenin. Bu özel ton, kız çocukların kendi dünyalarının (yaşadıkları sıkıntıların, sorunların) farkında olmalarından kaynaklanıyor.
Sanıldığının aksine, kız çocuklarının da (belki kendi başlarına, belki de kendi aralarında) matrak, fırlama bir açı bulup dünyaya oradan bakarak hayatla baş etmeye çalıştıklarını, üstelik bu açının acıların üzerini örtmediğini görüyoruz.

Yetişkinlerle çocukların dünyası kadar, erkeklerle kadınların dünyası da birbirinden hayli uzak. Bu nedenle Bitirgen, her yaştaki erkek okur için farklı bir dünyanın kapısını aralıyor.

Bitirgen
Figen Şakacı
Everest Yayınları / 94 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz