İyi Kitap

Zoraki cadı Cimcime

Zoraki cadı Cimcime

Elif ŞAHİN HAMİDİ

Niran Elçi, Karaböcü serisinden sonra yayımladığı Adamı Zorla Cadı Yaparlar adlı son kitabında Cemile’nin, nam-ı diğer Cimcime Civciv’in, cadılık(!) maceralarını anlatıyor. Gelin görün ki Cimcime neden ve nasıl cadı oluyor?

Daha çok çevirdiği fantastik eserlerle tanıdığımız çevirmen ve yazar Niran Elçi, okumayı yeni sökmüş ve okuma yolculuğuna ilk adımlarını atmış çocuklara hitap eden dört kitaplık Karaböcü serisinin ardından, yepyeni bir kitapla küçük okurlarıyla buluştu. Adamı Zorla Cadı Yaparlar adını taşıyan kitap, Serap Deliorman’ın sevimli çizgileriyle renklenmiş. Cimcime ete kemiğe bürünmüş. Esmer teninden ve kabarık, kıvırcık saçlarından pek haz etmeyen, kendini çirkin bulan Cimcime’ye buradan seslenmek istiyorum: Lütfen, Serap Deliorman’ın kaleminden çıkan “fotoğraflarına” bir bak. Ne kadar güzel bir kız olduğunu gördün mü?
Kıvırcık saçların ve esmer tenin sana ne çok yakışıyor!

YA BİZİMLE ALAY EDERLERSE!
Evet, küçük Cimcime’nin dış görünüşüyle ilgili sıkıntıları var. Hangimizin olmamıştır ki; saçı düz olan kıvırcık olmasını ister, gözü kahverengi olan mavi olmasını arzu eder, boyu kısa olan biraz daha uzun boylu olmayı diler. Hatta ablamızın ya da küçük kız kardeşimizin bizden daha güzel olduğunu düşünerek bu duruma içerlemişizdir, tıpkı Cimcime gibi. Bir de çevremizde, okulda dış görünüşümüzle dalga geçen yaramaz arkadaşlarımız varsa (ki mutlaka vardır), tüm bunların üzerine tuz biber ekilir! Çocukluk dönemindeki bu gibi takıntılar hem çocuk hem de ebeveynleri için üzücü ve can sıkıcı olabilir. Böyle bir durum karşısında, anne baba olarak çocuğunuza nasıl bir açıklama yapmanız gerektiği konusunda kafanız karışabilir. Minik yavrunuzun kendisiyle barışık, dolayısıyla özgüven sahibi olmasına yardımcı olmak için, vereceğiniz cevaplar büyük önem taşır. İşte, Niran Elçi sevimli Cimcime üzerinden böyle bir hikâye örüyor.

Gelelim Cimcime’nin cadı olma yolculuğuna… Cimcime, sinir bozucu “havuz problemi” ödevini bile yapmış olmasına rağmen, ertesi gün okula gitmek istemiyor. Bunun sebebini öğrenmeye çalışan anne babasına, “Ben gülünç müyüm?”, “Çirkin miyim?” şeklinde sorular yöneltiyor. Anne Gönül Hanım, saçma sapan konuşarak kendisini kızdırmaya çalışan çocuklara aldırış etmemesini öğütlüyor Cimcime’ye. Ayrıca ilkokuldayken bazı çocukların ona da sataştığını ve arkasından “sarı çıyan” diye bağırdıklarını anlatıyor. Bu hikâye Cimcime’yi biraz rahatlatıyor. Cimcime’nin kendini çirkin hissetmesine sebep olan ise okuldaki
üç yaramaz çocuk. Cimcime’ye “karafatma” ve “cüce” diyerek, kıvırcık saçlarını “çalı” diye niteleyerek onun fiziksel özellikleriyle dalga geçen bu üç yaramaz, adamı zorla cadı yapıyor işte! Okulun merdivenlerinde bekleyen yaramaz çocuklar, Cimcime’nin geldiğini görünce “Vay, bizim çirkin cadı gelmiş!.. Uçan süpürgeni nereye park ettin, kara cadı?” gibi cümleler sarf ediyorlar. Tüm sataşmalara rağmen Cimcime bu kötü kalpli çocuklara uymuyor, onların yöntemlerine
başvurmuyor.

BÜYÜ DEĞİL, GÖZLEM GÜCÜ
Ama elbette bu yaramazlara bir ders vermek de gerekiyor. Cimcime, ağızlarından sürekli “cadı” sözcüğü çıkan bu üç çocuğu kendi silahlarıyla vuruyor. Ellerini kaldırıp parmaklarını oynatarak, uyaklı cümleler kurarak bazı dileklerde bulununca onu gerçekten cadı sanıyor çocuklar! Cimcime’nin söylediği her şeyin gerçekleşmesiyle birlikte, büyü yaptığını düşünüyorlar. Oysaki sadece etrafını gözlemleyen, dikkatli bir kız Cimcime; büyüyle ve cadılıkla hiç alakası yok. Gözlerini dört açmak, uyanık olmak, bir adım sonrasını tahmin etmeyi kolaylaştırıyor işte. Üstelik bir de cadılık unvanı bahşediyor insana! Yaramaz çocuklar aman dikkat; sataştığınız kişi bir cadı olabilir!

Adamı Zorla Cadı Yaparlar
Niran Elçi
Resimleyen: Serap Deliorman
86 sayfa
Tudem Yayınları

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1979 doğumlu. 1998 yılında Trakya Üniversitesi EMYO Serigrafi Bölümünden, 2004 yılında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın-Yayın Bölümünden mezun oldu. Öğrencilik yıllarından bu yana çeşitli mecralarda muhabir, editör, genel yayın yönetmeni olarak görev yaptı ve “yazma” eylemini hep sürdürdü. Kitap değerlendirme yazıları, yazarlarla yaptığı söyleşiler ve hazırladığı dosya konuları Remzi Kitap Gazetesi, Roman Kahramanları, İyi Kitap, Cumhuriyet Kitap Eki, SoL Kitap Eki, Aydınlık Kitap Eki, Varlık, Tempo Kitap, Arka Kapak, Trip Dergi, Sabitfikir, sabitfikir.com, kulturservisi.com, kitapeki.com, edebiyathaber.net isimizgucumuzkitap.com, zeroistanbul.com, K24, gazeteduvar.com, bilmekvaktidir.com, Ajan Literer gibi farklı mecralarda yayınlandı/yayınlanıyor. 2014 yılında Beta Yayınları tarafından yayımlanan Sıradışı Uyumsuz Muhalif: Bir Entelektüeli Yitirmek/Vakur Kayador’un Ardından isimli kitapta, “Hep Vakur ve Hep Yalnızdı” başlıklı yazısıyla yer aldı. Henüz yayımlanmamış iki kolektif kitap çalışmasına katkıda bulundu. Ayrıca Murat Gülsoy’un Nisyan isimli romanıyla ilgili değerlendirme yazısı Murat Gülsoy: Edebiyatta 30. Yıl/Basında Yazılanlar isimli kitapta yer alırken, Ercan Kesal ile Peri Gazozu isimli kitabı üzerine yaptığı söyleşi Aslında isimli kitapta yer aldı. 2015-2018 yılları arasında Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde Uzman olarak görev yaptı ve Prof. Dr. İoanna Kuçuradi ile birlikte çalıştı. Aynı zamanda İnsan Hakları Anabilim Dalı-İnsan Hakları Yüksek Lisans Programı’nda, Kuçuradi’nin danışmanlığında “Gazetecinin İşi, Hak Gazeteciliği ve İnsan Hakları” başlıklı tezini tamamladı. İnsan Hakları Anabilim Dalı ve İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Danışma Kurulu Üyeleri arasında yer alıyor. Bir yandan da İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi ve UNESCO Felsefe ve İnsan Hakları Kürsüsü Bülteni’ni hazırlıyor. Eşinin atanması nedeniyle Maltepe Üniversitesi’ndeki işinden ayrılmak zorunda kaldı. Şimdilerde Safranbolu’da yaşıyor ve okuyup yazma işini hevesle sürdürüyor.

Yorum yaz