İyi Kitap

Annelik zor zanaat, ya babalık?

Annelik zor zanaat, ya babalık?

Ceyhan USANMAZ

Çocuğun gelişiminde annenin de babanın da rolü ve önemi yadsınamaz. Ama niyeyse literatürde babalığı ve çocuğun gelişiminde babanın etkilerini ele alan kitap sayısı azdır. Oya Güngörmüş Özkardeş’in Baba Olmak adlı kitabı, bu açığı kapatma yönünde anlamlı bir çabanın ürünü.

Başlığa bakıp telaşlanmayın; burada anne olmak ile baba olmak arasındaki farkları ortaya koyup hangisinin daha zor ya da daha kolay olduğunu tartışmak gibi bir niyetim yok. Böylesi bir yaklaşım, bir çocuğa sorulabilecek, “Anneni mi, yoksa babanı mı daha çok seviyorsun,” şeklindeki anlamsız soruya eşdeğer nitelikte. Sonuçta, üstlenilen, üstlenilmesi gereken her sorumluluğun kendine göre zorlukları ve kolaylıkları ya da keyifli ve sancılı tarafları var; üstelik çocuk yetiştirmek gibi bir ortak amaç söz konusuyken, bu tip değerlendirmelere girmenin de bir anlamı yok gibi görünüyor. Oya Güngörmüş Özkardeş ise farklı bir “eşitsizliğe”
dikkat çekiyor Baba Olmak adlı kitabında: “Ana baba olmak dünyanın en keyifli işlerinden biridir. Ama bir yandan da çocuğun sağlıklı büyüyüp gelişmesi sabır, emek, bilgi ve sevgi ister. Bilgi açısından daha donanımlı olmak isteyen annelerin işi kolay, çünkü annelik üzerine yapılan araştırmalar, kitaplar hem sayıca daha fazladır hem de daha eskilere dayanmaktadır. Baba olmakla ilgili araştırma ve kitaplar ise daha azdır. Türkçe yayınlanan kitapları düşündüğümüzde de iki elin parmaklarını ancak geçer desek, pek abartmış sayılmayız.” Dolayısıyla, Oya Güngörmüş Özkardeş’in daha önce Morpa Yayınlarından Baba ve Çocuk ismiyle
yayımlanmış çalışmasının, yakın bir zaman önce, bu sefer Baba Olmak ismiyle Remzi Kitabevi tarafından yeni bir baskısının yapılması bu açıdan önemli; bir başka deyişle, kitap daha kolay erişilebilir hale gelmiş…

Çocuklar için annelerin her zaman açık ara önde olduğu göz ardı edilemez bir gerçek. Bu durumu, konusunda uzman bir ismin cümleleriyle aktaracak olursak; 1989 yılından itibaren faaliyete geçen ve ana baba eğitimini amaçlayan “Ana-Baba Okulları”nın kurucusu Prof. Dr. Haluk Yavuzer, Baba Olmak kitabına yazdığı önsözde bunu şöyle dile getiriyor: “Yenidoğan için ‘anne’ dünyanın bütünüdür ve anneyi kendi bedeninin bir uzantısı olarak görecek kadar anne ile simbiyotik bir ilişki içindedir. Buna karşılık baba, bebeğin gözünde anne dışındaki ilk yetişkin olarak algılanır. Çocuk babayı kendinden farklı olarak algılar, anne ise daha çok kendisine benzeyendir.” Böyle olmakla birlikte, Yavuzer’in de bu cümlelerin ardından değindiği gibi, babanın çocuğun gelişim sürecinde özel bir önemi bulunduğu açıktır. Zaten Oya Güngörmüş Özkardeş de, “Babanın böyle arka planda olması DOĞRU mu?” sorusundan yola çıkıyor.

Kadınların gün geçtikçe daha yoğun bir şekilde iş yaşamına katılması, büyük aile yapılarının yerini çekirdek aileye bırakmaya başlaması gibi, toplumsal yapıdaki ve değer yargılarındaki kimi değişimler, zamanında annelik ile babalığı çok katı bir şekilde birbirinden ayıran sınırları ortadan kaldırıp birbirlerine yaklaştırmış, hatta iç içe geçirmiş durumda. Bu nedenle babaya, daha çok yalnızca anneyi desteklemek ya da yalnızca ailenin geçimini sağlamak şeklinde biçilen rol, günümüzde ek olarak çocuğun bakım ve eğitimine daha aktif katılımını da gerekli kılıyor. Oya Güngörmüş Özkardeş de çalışmasında bu aktif katılımın gerekliliğini ve etkilerini ele almış. Baba Olmak kitabında her biri ayrı bölüm başlığı altında değerlendirilerek, babanın çocuğun zekâsını, akademik başarısını nasıl etkilediği, babanın çocuğun cinsel gelişimi üzerindeki olası etkileri ve çocuğun kişilik özellikleri, ahlaki gelişimi, uyum ve davranış sorunlarının oluşumunda etkisinin olup olmadığı irdelenmiş. Diğer bölümler de özellikle ilk iki yıldaki baba-bebek arasındaki etkileşimin doğasının incelenmesine ve baba yoksunluğunun çocuk üzerindeki olumsuz etkilerini azaltabilecek ya da arttırabilecek etmenlere ayrılmış.

Kitaptaki bölümlerle ilgili genel bir değerlendirme yaptığımızda, yazarın belli bir sistem gözettiği anlaşılıyor. Güngörmüş öncelikle, ele aldığı konuyla ilgili araştırmaları özetlemiş, sonrasında da o gelişim alanıyla ilgili olarak babaların uygulayabileceği pratik önerilere “Aklınızda Bulunsun” başlığı altında yer vermiş.

Yeterince irdelenmeyen baba-çocuk ilişkisini olabildiğince ayrıntılarıyla aktardığı kitabının bir diğer önemli özelliği, hamilelik döneminden başlayarak anne-baba ilişkisinin yanı sıra babaların hem fizyolojik hem de ruhsal durumlarıyla ilgili bilgiler de sunması. Aile, yazarın da belirttiği gibi, dinamik bir sistemdir; yani ailenin her bireyi bir yandan diğer aile bireylerinden etkilenirken bir yandan da onları etkiler. Dolayısıyla kitapta, örneğin hamilelik döneminde anne adaylarının aşama aşama ne yaşadıkları gibi bilgilere yer verilmesi, söz konusu süreçte gözlemlenecek bedensel şikâyetlere, endişe ve sık duygu değişiklerine yaklaşımı olumlu yönde etkileyecektir. Aynı şey baba adayları için de geçerli; kimi değişikliklere hazırlıklı olmak, süreci atlatmaya yardımcı olacaktır. Örneğin “Hamile Babalar” başlığı altında şuna dikkat çekmiş yazar: “Hamile erkeklerde bir dizi fiziksel belirti ortaya çıkmakta ve çoğu da karısının doğum yapmasından sonra kaybolmaktadır. Bu belirtilerin kadının hamileliğinin çeşitli dönemlerindeki belirtilere benzemesi dikkat çekicidir. İlk kez baba olan erkeklerin yorgunluk, nezle, sırt ağrısı, baş ağrısı, kusma ve ülser gibi sorunlardan şikâyet etmesi de (yaklaşık % 65 erkek) oldukça yaygındır. Yine bu dönemde erkeklerde sakal ya da bıyık bırakma, kilo alma gibi fiziksel değişikliklere de rastlanmaktadır. Bu belirtilerin neden ortaya çıktığına ilişkin yapılan açıklamalar birbirinden farklıdır. Bazı araştırmacılar bunların psikodinamik nedenlerden kaynaklandığını, bazıları da bu belirtilerin daha basit bir açıklaması olabileceğini düşünmüştür. Örneğin bütün bunların bu dönemde artan ekonomik baskılardan kaynaklanması da söz konusudur.”

Halen, kurucularından olduğu merkezde bireysel danışmanlık ve özel eğitim çalışmaları yapan, çeşitli konular çerçevesinde konferanslar veren, kurslar düzenleyen Doç. Dr. Oya Güngörmüş Özkardeş, ilk kitabı olan Baba Olmak’ın son sayfalarını da “Nasıl Daha İyi Baba Olabilirim?” sorusunun cevaplanmasına ayırmış. Kavramsal bilgileri somut örneklerle, tablolarla birlikte çok daha kolay anlaşılır bir şekilde sunan kitap, hiç şüphesiz bilgi açısından daha donanımlı olmak isteyen babalar için önemli bir başvuru kaynağı niteliğinde. Bununla birlikte, Özkardeş’in şu uyarısı da dikkate alınmalı: “Bu kitap doğası gereği baba ve çocuğu arasındaki ilişkiye odaklanmıştır. Oysa çocuğun gelişimini pek çok şeyin bileşimi etkiler. Kitabı okurken bu gerçeği unutmayalım.”

Baba Olmak
Oya Güngörmüş Özkardeş
Remzi Kitabevi / 135 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1980 Bursa doğumlu. Yayın hayatı sona erene kadar, yaklaşık dokuz yıl, aylık kitap ve eleştiri dergisi Virgül’ü çıkaran ekibin içinde yer aldı. Kanat Kitap'ın kuruluşundan itibaren editörlerinden biri olarak çalıştı. Çeşitli yayınevlerinde serbest editörlük yaptı. Şu sıralar, Açık Radyo'daki haftalık programlarına devam ediyor ve güncel edebiyat dergisi SabitFikir’in genel yayın yönetmenliğini sürdürüyor.

Yorum yaz