İyi Kitap

Herkesin bir sırrı var

Melisa Ceren HASMADEN

Hanzade Servi, ödüllü ilk kitabı Ortanca Balık’tan sonra, Hayalet Tozu adlı ikinci romanıyla nihayet okurlarıyla buluşuyor. Pek çok yan hikâyeyle ve zengin bir karakter kadrosuyla örülmüş olan kitap hacmiyle gözünüzü korkutmasın. Servi, yalın ve akıcı anlatımıyla her daim imdadınıza yetişiyor.

Korku romanlarının genç okurlar arasında oldukça popülerlik kazandığını biliyoruz. Vampirler, kurt adamlar, hayaletler, envai çeşit hortlak sayfalar arasında cirit atıyor. Her ne kadar türün örnekleri çoğunlukla çeviri kitaplarda karşımıza çıksa da, Türkçe yazan yazarların da benzer kitaplar ürettiklerini görüyoruz son zamanlarda.

Size sözünü etmek istediğim Hayalet Tozu adlı roman, adından da anlaşılacağı üzere bir hayalet hikâyesi, ancak bir korku romanı demek çok yerinde ve yeterli bir tanımlama olmayacak. Sizi uykularınızdan etmeyi vaat etmese de hayalet hikâyesi severlerin aradığı yürek çarpıntısını fazlasıyla sunuyor. 10 yaş ve üzeri gruba önerilen kitap işi dozunda bırakıyor yani.

Kahramanımız Düşçe 9 yaşında bir oğlan çocuğu. Babası, başarısız ancak azimli bir korku romanları yazarı. Annesi ise psikolog, ama Korku Tüneli isimli bir kitapçı dükkânı işletiyor. Ailenin en büyük eğlencelerinden biri, babanın hiçbir zaman tamamlayamadığı romanlar için yeni konular bulmak. Bir gün, karşı apartmana iki ay önce taşınan çiftin penceresinde bir kız çocuğu beliriyor ve bu kız çocuğu kısa sürede Düşçe’nin en yakın iki arkadaşından biri oluyor. Düşçe,
bu yeni komşularının ve iki ay sonra birdenbire ortaya çıkan kızlarının sırrını çözmeye çalışırken, hayatındaki herkesin sırları olduğunu keşfediyor. Alt kat komşuları Bayan Tozlusüslü, üst kat komşuları gizemli Bulut Bey, Korku Tüneli’nin bıyıklı Peri’si, annesi ve roman boyunca karşımıza çıkan envai çeşit karakter; herkesin geçmişinde saklamak istediği bir şeyler var. Sonunda bu kadar gizem Düşçe’nin başını döndürüyor.

DÜŞÇE YOLCULUĞA ÇIKIYOR
Annesi Düşçe’yi hem bu karmaşadan uzaklaşması hem de kendi yaşamının sırrını keşfetmesi için bir yolculuğa göndermeye karar veriyor: Düşçe yaz tatilini büyükannesi ve büyükbabası ile geçirecek. Her ne kadar bu tatil ilk başta Düşçe’nin gözünü korkutsa da, ona hayal bile edemeyeceği bir serüven yaşatıyor. Bu serüven çerçevesinde Düşçe, büyüme yolunda önemli adımlar atıyor: Ölüm olgusuyla baş etmeyi öğreniyor, arkadaşlık kavramını sorguluyor, ebeveyn-çocuk ilişkilerine kafa yoruyor ve gönülsüzce çıktığı bu yolculuktan, çevresini kuşatan sırları aydınlatacak bilgilerle donanmış olarak dönüyor.

Hayalet Tozu oldukça hacimli, kurgusu grift bir roman. Neredeyse romandaki karakter sayısı kadar yan hikâye, ana hikâyenin etrafına ustaca sarılmış. Ancak bu kalabalık yer yer bazı yan hikâyelerin hakkının yenmesine sebep olmuş sanki. Sözgelimi Düşçe’nin en yakın arkadaşlarından biri olan Güney’in hikâyesi başlı başına bir roman konusu olabilirmiş. Düşçe’nin annesi, bıyıklı Peri ve ortak geçmişleri de öyle. İşte bu nedenle okur zaman zaman bir serinin taslağını okuduğu duygusuna kapılabilir. Buradaysa okurun imdadına Hanzade Servi’nin yalın ve akıcı anlatımı yetişiyor, dağılan hikâyeyi ve okurun karışan zihnini toparlayı veriyor.

EĞLENCELİ VE HEYECANLI
Hanzade Servi’yi 2008 Tudem Edebiyat Ödülleri “Çocukları Güldürün” yarışmasında Yayınevi Özel Ödülü’ne layık görülen öykü kitabı Ortanca Balık ile tanıdık. Daha ilk kitabında, özgün tarzı ve farklı yaklaşımıyla Türkçe çocuk edebiyatına yeni bir soluk getireceğini hissettiren Servi, ikinci kitabı Hayalet Tozu’yla bu beklentiyi karşılıyor.

Kitabın resimlerine de değinmeden edemeyeceğim. Genç çizer Fulya Hocaoğlu’nun bölüm aralarına serpiştirdiği siyah beyaz resimler hikâyenin ruhunu tam kalbinden yakalıyor ve karakterlere hayat veriyor.

İster hayalet hikâyelerine meraklı olun ister binbir gizemin çözüldüğü polisiyelere, Düşçe ile bu yaz hem eğlenceli hem de pek heyecanlı geçecek.

Hayalet Tozu
Hanzade Servi
Resimleyen: Fulya Hocaoğlu
Tudem Yayınları / 486 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz